serum

Şubat Ayına Özel Kaçırılmayacak Kampanya

CUMA

3 farklı molekül ağırlığına sahip hyaluronik asit içeren Rejuvenating Serum, tüm intradermal uygulamalardan sonra düzenli kullanıldığında cilt yenilenmesini hızlandırır. Ciltteki sarkmaları giderir, hücre yenilenmesini destekler, parlak ve aydınlık bir cilt sunar, cildi yoğun biçimde nemlendirir, cilde dolgun bir görünüm kazandırır.

Hücre aktivitesini yenileyen, Renovasy Rejuvenating Serum, cildin yumuşamasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Cildi sağlıklı bir parlaklığa kavuşturur. Yüksek konsantrasyonlu bir tedavi sunan bu serum, yaşlanma belirtilerini azaltır. Hücre yenilenmesini destekler ve cilt sıkılığını artırır. Aynı zamanda cildin parlak bir görünüme kavuşmasını sağlar. Üç farklı molekül ağırlığına sahip hyalüronik asit içeriği ile cildi doldurur, sarkmaları giderir ve nemlendirir. Yoğun büyüme faktörleri ile, cilt gençliğini korur.

Kullanım Şekil: Cleansing Gel ile temizlenmiş yüze ve boyna nazikçe masaj yaparak uygulanır. Maksimum sonuç için sabah ve akşam düzenli kullanım önerilir.

Renovasy Rejuvenating Serum Şubat Ayı Boyunca 1 Adet alımda 1 Adet Hediye kampanyasıyla sizlerle!

Ürüne hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>

Ürünü Satın Almak için tıklayın >> 

Reklamlar

Hyaluronik Asit İçeren Kremlerin Cilde Etkisi

ÇARŞAMBA

Yarım asırdır devam eden estetik cerrahi ile kremlerin savaşı giderek kızışıyor. Gençleşmek isteyenler, doktorlar ve üretici firmalar konuyu büyük merakla takip ediyor. Bakalım sonuç kimin lehine olacak?

1990’larda ve 2000’lerin başında altın devrini yaşayan estetik cerrahi, şimdilerde yerini doğal güzellik ve neştersiz gençlik çözümlerine bıraktı. Çünkü kadınlar artık güzelleşmek uğruna bıçak altına yatmak istemiyor. Kozmetik endüstrisi de onların beklentilerini karşılamak için yeni nesil “gençlik kremleri” üzerine çalışıyor. DNA yapısına uyumlu bu kremler, cildin yaşlanmadan dolayı kaybettiği elastikiyeti geri kazandırmayı hedefliyor.

Genç ve pürüzsüz bir cilt herkesin hayalidir. Cildinizin genç ve kırışıksız kalması için üretilen ve son zamanlarda uzmanların işaret ettiği en önemli içerik Hyaluronik Asitli Dermokozmetik ürünlerdir. Peki bu ürünler cilde ne gibi destekler verir ve bu ürünleri kullandığımızda cildimizde neler olması beklenir?

Hyaluronik asit içeren krem ve serumlar cildin genç ve sağlıklı kalmasına yardımcı olur. Su tutma ve cildi nemlendirme özelliği en önemli özelliğidir. Nemli cilt daha gergin ve dinç kalır. Bebeklerin cildinin parlak ve sağlıklı bir yapıda olması hyaluronik asit miktarının fazla olmasıyla doğru orantılıdır.

Bu içeriğe sahip olan ürünler aynı zamanda cildi pürüzsüz ve esnek tutmaya da yardımcı olur. Hyaluronik asit akne izlerini önlemek için de yararlıdır. Dokuların tamir edilmesi ve elastikiyetinin korunması hyalüronik cildin faydalarından biridir. Bu özelliği sayesinde cildin yaşlanmasını önlemektedir.

Yaşlanmanın sebebi olan kollajen liflerdeki bozulmaları da önler. Kollajen liflerinin oluşumu ve bakımına yardımcı olur. Kollajenin azalması cildin elastikiyetini kaybetmesine sebep olur. Bu yardım sayesinde ciltteki kollajeni muhafaza eder ve kırışıklık oluşumunu engeller. Aynı zamanda cilt iltihabı ve tahrişi ile savaşmaya yardımcı olur. Yaşlandıkça hücre mitoz hızı azalır, böylece hücresel yenilenme ve onarım süreci yavaşlar.

Pek çok kişi ciltteki hiyalüronan miktarını artırmak için, bazı kremler ve serumlar kullanmaktadır. Ancak bu ürünlerin dermise ulaşmak için çok düşük bir şansları vardır. Hyalüronik asit içeren cilt kremleri ancak dermise ulaştıklarında etkilidir. Bu sebeple kullanılan hyaluronik asitli ürünlerin teknolojisine dikkat etmek gerekir.

Renovasy Dermokozmetik ürünlerden “Rejuvenating Serum “un içeriğinde de hyaluronik asit bulunmaktadır. Bu serumu diğer hyaluronik asit içerikli ürünlerden ayıran en büyük özelliği 3 farklı molekül ağırlığına sahip olmasıdır. Bu sayede ciltte hücresel yenileme sağlanır. Cilt yoğun olarak nemlendirilir. Sakmanları giderilir, kırışıklıkların görünümünü azaltır ve cilde aydınlık ve parlak bir görünüm kazandırır.

Renovasy Rejuvenating Serum Şubat Ayı Boyunca 1 Adet alımda 1 Adet Hediye kampanyasıyla sizlerle!

Ürüne hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> 

Ürünü Satın Almak için tıklayın >> 

Renovasy ile Cildiniz Koruma Altında

CUMA

Hava sıcaklıkları değişimi cilt bakımı rutininizin değişmesi demektir. Cildinizin kış aylarında nasıl işlediğini biraz bilmek donuk bir cilde anında ışıltı katmaya yeter. Yoğun Peptid içeriğiyle Renovasy ürünleri 4 adımda size nemli cildin anahtarını sunuyor!

İşte 4 Adımda Renovasy Cilt Koruma Programı

1. Adım TEMİZLİK:

Sabun, Paraben ve alkol içermeyen peptid içerikli temizleyici ile cildiniz temiz, aydınlık ve sağlıklı.

Cleansing Gel: Cildin doğal asit örtüsünü koruyarak nazikçe temizler. Aynı zamanda hücre gelişimini harekete geçirerek daha genç görünmenizi sağlar.

2. Adım BAKIM

Kış aylarında cilt derin bir bakıma muhtaçtır. Cildin nem dengesini ayarlayan krem ve serumlarla cilt koruma altına alınmalıdır. Ürünler sabah/akşam düzenli olarak uygulanmalıdır.

Rejuvenating Cream: Cildin nem dengesini ayarlayarak cildi nem kaybına karşı korur. Yaşlanma belirtilerini azaltır. Cilt yapısını yumuşatır ve düzgünleştirir.

Rejuvenating Serum: Üç farklı molekül ağırlığına sahip hyaluronik asit içeriği ile cildi doldurur, sarkmaları giderir ve nemlendirir.

3. Adım YOĞUN NEMLENDİRME

Kışın aşırı kuruyan cilde yoğun nem desteği sunmak gerekir. Hassas cilde ihtiyacına yönelik yoğun nemlendirme için yine peptitli nem maskesi önerilir. Maske haftada bir defa kullanılmalıdır. Cilt yüzeyine bol miktarda sürülür ve 20 dakika cilt yüzeyinde bekletilerek ıslak pamuk yardımıyla ciltten temizlenir. Cilt aşırı kuru ise maske cilt yüzeyinde de bırakılabilir.

Anti-Aging Mask: İçerdiği büyüme faktörleri, proteinler ve antioksidanlarla cildi besler. Yoğun ve derinlemesine bir cilt nemlendirmesi sağlar.

Peptid içerikli ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>

Peptid içerikli ürünleri satın almak için tıklayın >>

Cilt Kuruluğu Tedavi Edilebilir mi?

ÇARŞAMBA

Kış aylarında sıfırın altına düşen hava sıcaklıklarının, sert rüzgarlar ve ortam ısıtıcıları cilt problemlerinin ortaya çıkmasına zemin hazırlar. İnsan cildinin sürekli bakım istemesine karşın kış aylarında daha çok ilgiye ihtiyaç duyar.

Peki kuruyan cilt için nasıl bir bakım yapmak doğru olur?

Temizleme için Sabunsuz Ürün Kullanın!

Temizleyici ürünler içeriğinde sabun bulunmamalıdır. Sabun cildi tahriş eder, pH dengesini bozar ve kurumasına sebep olur. Kış aylarında sabunlu bir cilt temizleyici kullanıldığında ciltte yoğun hasarlanmalar ve kuruma meydana gelebilir. Ayrıca yine içeriğinde alkol ve Paraben olmadığına da dikkat edin. Bu maddelerde cildi tahriş eder ve yapısının bozulmasına sebep olur.

Uzun süre Banyo Yapmayın!

Kışın banyo sürenize, banyoda kullandığınız ürünlere ve suyun sıcaklığına da dikkat etmeniz gerekir. Banyo yapmak ve havluyla çok iyi kurulanmak da, cildin nemini alan nedenlerdir. Banyo yapmak cilde geçici olarak nem verir ama cildin koruyucu yağlı tabakasını alarak uzun vadede daha çok nem kaybına neden olur. Uzun süren banyolar cildin nem kaybetmesini hızlandırır. Bu sebeple banyo sürenizi kısaltmalı. Banyodaki suyun sıcaklığını iyi ayarlamalı, çok sıcak su ile kesinlikle yıkanmamalı.

İçeriğinde Peptid Olan Ürünlerden Faydalanın!

Cildin nemlendirilmesi için kullanılan ürünlerde ise peptid bulunması önemlidir. Çünkü peptidler cildi korumaya ve onarmaya yönelik bir bakım sunar. Cildin çevresel faktörlerin zararlarından korunmasını ve hücresel yenilemeyle birlikte sağlığına kavuşmasını sağlar. Cildi mutlaka düzenli olarak sabah/akşam nemlendirin.

Ürünleri Mutlaka Düzenli Kullanın!

Kullanılan ürünlerin etkinliğini görebilmek istiyorsanız mutlaka düzenli kullanın. Unutmayın ürünler ancak Sabah/Akşam düzenli kullanıldığı takdirde cilde koruma sağlayacaktır.

Haftada 1 Nem Maskesi Yapın!

Kışın en az haftada bir nem maskesi ile cilde yoğun nem desteği sunun. Cildinize hem serum hem de kremle besleyin. Unutmayın ki cilt kuruması erken yaşlanmaya da sebep olur.

Somon DNA Aşısı Pİ System ile Tanışın!

Somon DNA Aşısı Pİ System, son dönemde cilt nemini arttırarak yaşlanmayı yavaşlatmasıyla öne çıkan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde cilt yapısını güçlendirilir. Fibroblast sentezi sağlanır ve bağ dokuların onarımı sağlanır. Somon DNA Aşısı Pİ System tedavisi kombine bir tedavidir ve 4 seans yapılması önerilir. Seans aralıklarını 7 ile 15 gün olarak hastanın cilt ihtiyacına göre doktor belirler. Her seansta kişi yüzünde gelişen nem artışını gözlemleyebilir. Ciltte tüm bunların yanı sıra parlama ve aydınlık bir ifade de ortaya çıkar.

Peptid içerikli ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> 

Peptid içerikli ürünleri satın almak için tıklayın >> 

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>> 

Cildi Soğuk Havadan Korumanın Yolları

Cildin yumuşak ve dayanıklı olması için neme ihtiyacı vardır. Ancak, kış aylarında soğuk ve rüzgarlı havanın ciltte yarattığı olumsuz etki sonucu cildin nemi tutabilmesi zorlaşır. Ayrıca soğuk havaya bağlı değişen ortam sıcaklıkları da cildi olumsuz etkiler. Alışkanlıkların bu değişkenlere uyum sağlayacak ölçüde değiştirilmesi gereklidir. Aksi takdirde ciddi biçimde cilt kuruluğuyla karşı karşıya kalabilirsiniz. Bu duruma düşmemek için cildi etkileyecek her türlü etkiden cildi korumanız gerekmektedir.

Kışın kapalı ortamlardaki ısıtma sistemleri ve klimalar cildi fazlasıyla kurutur. Özellikle uzun süre geçirdiğiniz ortamlarda nem cihazı olmasına özen göstermek gereklidir. Ev ya da iş yerlerinde bu cihazların yardımıyla cilt kurumanıza engel olabilirsiniz.

Kışın banyo sürenize, banyoda kullandığınız ürünlere ve suyun sıcaklığına da dikkat etmeniz gerekir. Banyo yapmak ve havluyla çok iyi kurulanmak da, cildin nemini alan nedenlerdir. Banyo yapmak cilde geçici olarak nem verir ama cildin koruyucu yağlı tabakasını alarak uzun vadede daha çok nem kaybına neden olur. Uzun süren banyolar cildin nem kaybetmesini hızlandırır. Bunun yanında kimyasallar, kozmetikler ve bazı ilaçların kullanımı da kuruluk sebebi olabilir. Bu sebeple banyo sürenizi kısaltmalı. Banyodaki suyun sıcaklığını iyi ayarlamalı, çok sıcak su ile kesinlikle yıkanmamalı. Ayrıca cildinize sürdüğünüz temizleyicilerde sabun, alkol ve Paraben olmadığına dikkat etmelisiniz.

Kış aylarında bol su için. Tabi ki her mevsim su tüketiminize dikkat etmeniz gereklidir. Ancak kışın havanın cildinizi ekstra kurutacağını göz önünde bulundurmanız gerekir. Cildin nemini içten verebilmek için yeterli su tüketimini yapmanız önemlidir. Ayrıca sebze ağırlıklı beslenmeye de özen göstermeniz cilt kuruluğunuza karşı alınacak bir tedbir niteliğindedir.

Alkolden uzak durun. Alkol kullanımı vücudun su kaybetmesine yol açar. Kışın nemini kaybeden cilt için alkol kullanımı ciddi sorunların meydana gelmesine sebep olur.

Giysilerinize dikkat edin. Cildin nefes almasını sağlayacak pamuklu, ipekli kumaşlar cildin tahriş olmasını, kurumasını önler. Giysiden söz açılmışken kullandığınız deterjanın da boya veya parfüm içermemesi önerilir. Bu tür ürünler yine cildi tahriş edebilir.

Yüzünüze özen gösterin. Aslında kışın vücudumuzda en hassas ve özel bir bakıma ihtiyacı olan yer yüzümüzdür. Çünkü yüzümüz soğuğa karşı tamamen korunaksız olan bölgedir. Soğuk havada yüzümüzü vücudumuz gibi kapatamadığımızdan, rüzgardan, hava ve yağıştan daha fazla etkilenir. Bu da yüzümüzün kurumasına, tahriş olmasına sebep olur. Cildimizin ihtiyacı olan bakımı sunmamız gerekir.

Dermokozmetik ürün kullanımında ise kullanılan ürünlerin içeriği önemlidir. Temizleyici ürünler içeriğinde sabun bulunmamalıdır. Sabun cildi tahriş eder, pH dengesini bozar ve kurumasına sebep olur. Kış aylarında sabunlu bir cilt temizleyici kullanıldığında ciltte yoğun hasarlanmalar ve kuruma meydana gelebilir. Cildin nemlendirilmesi için kullanılan ürünlerde ise peptid bulunması önemlidir. Çünkü peptidler cildi korumaya ve onarmaya yönelik bir bakım sunar. Cildin çevresel faktörlerin zararlarından korunmasını ve hücresel yenilemeyle birlikte sağlığına kavuşmasını sağlar. Cildi mutlaka düzenli olarak sabah/akşam nemlendirin. Kışın en az haftada bir nem maskesi ile cilde yoğun nem desteği sunun. Cildinize hem serum hem de kremle besleyin. Unutmayın ki cilt kuruması erken yaşlanmaya da sebep olur.

Peptid içerikli ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> 

Peptid içerikli ürünleri satın almak için tıklayın >> 

Soğuk Havanın Cilde Zararları Nelerdir?

Soğuk etkisiyle cilt yüzeyindeki nem kolaylıkla yok olur. Eğer rüzgar da eklenirse kuruluk tablosu çok daha rahatsız edici hale gelebilir.

Cilt kuruluğu nasıl anlaşılır? Belirtileri var mı?

Hepimizin cilt yüzeyi yağ bezleri tarafından salgılanan doğal yağlı bir tabaka ile kaplıdır. Eğer bu tabaka kaybolursa cilt kuru, pullanmış ve hatta çatlak, kızarık hale gelebilir. Bunlar kuru bir cildin en çarpıcı belirtileridir.

Vücut ısımız sabit tutulmaya çalışılırken özellikle soğuk havalarda deride kan damarlarının büzüşmesi meydana geliyor. Bu durum özellikle; el, ayak, burun ucu ve kulak gibi organlarda belirginleşirken meydana gelen titremelerle iç ısı artırılmaya çalışılıyor.

Soğuk havanın cilde zararları ciltte soğuk hava nedeni ile oluşan kurumanın ciltte erken yaşlanmaya yol açtığı uzmanlar tarafından iddia edilmekte ve çokça sıvı tüketiminde bulunmanın sağlıklı bir cilt için önemi vurgulanmaktadırlar. Kısacası cildin sağlıklı ve genç kalabilmesi için nemini muhafaza edebilmesi gerekmektedir.

Uzmanlar, soğuk hava nedeni ile ciltte pullanmaya ve dökülmeye sebebiyet veren cilt kuruluğu probleminin tedbir alınmadığı takdirde cilde daha ciddi zarar verebildiğinin üzerinde durmaktadır.

Kış mevsiminde kızarıp pullanarak kaşınmaya başlayan cilt sorunları ile çokça karşılaşılmaktadır. Bu şikâyetlerin birçoğu dış koşullara ilişkin sorunlardır. Nem düzeyinin düşük olması, hava kirliliği, rüzgâr gibi faktörlerin yanı sıra, kapalı ortamlarda uzun süre kalınması, sivilce, sedef ve egzama gibi deri rahatsızlıklarının çoğalmasına yol açmaktadır. Dış ortam ile sürekli temas halinde olan deri bu tür fiziksel koşullardan büyük ölçüde etkilenmektedir.

Hava sıcaklıklarının en düşük seviyelerde seyrettiği kış ayları içerisinde deri rahatsızlıklarını tetikleyen etkenler artış göstermektedir. Bu aylarda seyreden hava koşullarındaki olumsuz faktörlere, havanın kuru, kirli ya da nem düzeyinin düşük olmasına, rüzgâr ve hatta asit yağmurlarına dikkat etmek gerekiyor. Belirtilen bu doğal tehditlerin yanı sıra, kış mevsiminde kapalı mekânlarda bulunulan süredeki büyük artış da deri sağlığı üzerinde negatif sonuçlar yaratmakta. Soğuk havanın yol açtığı cilt kuruması ile cilt yaşlanmasını hızlandırmaya sebebiyet vermektedir.

Soğuk nedeniyle oluşan yanıklar, yangılı kızarık plaklar şeklinde görülüyor. Bu durum hastada karıncalanma ve ağrı hissi uyandırıyor.

Kuru cildin tedavisi de zor oluyor ve kişiye sıkıntılı bir süreç yaşatabiliyor. Bu sebeple cilt kurumadan önce önlem alıp cildi koruma altına almak gereklidir. Öncelikle cildin ihtiyacı olan nemine kavuşması ve o nemin cilt içinde muhafaza edilmesinin sağlanması gerekir. Özellikle kış ayları boyunca cildinizin bakımına ekstra özen göstermelisiniz. Dermokozmetik ürünleri düzenli kullanmalı ve içeriklerine dikkat etmelisiniz.

Cilt temizleme ürünlerinizde sabun içerikli ürünlerden kesinlikle uzak durmalı, sıcak su kullanmaktan kaçınmalısınız. Uzun süre su ile yüzü yıkamak da cildi kurutur. Ayrıca kullandığınız nemlendirici anti-aging etkili ürünlerin içeriklerinde peptid olmasına da özen göstermeniz gereklidir.

Peptid içeren Dermokozmetik ürünler cildi yapısal olarak onarır, çevresel faktörlerin olumsuz etkisinden korur ve cildin sağlıklı görünüme kavuşmasına yardımcı olur. Aynı zamanda cildi besleyerek cildin genç kalmasını sağlar. Her türlü olumsuz koşula karşı direnç kazanan cilt, aydınlık ve nemli bir forma sahip olur. Bunun yanı sıra cilde nem desteği sağlamak için ihtiyacına uygun olarak haftada bir nem maskesi yapılması önerilir. Bu sayede cildin kaybettiği neme kavuşur ve nemini muhafaza etmesi sağlanır.

Peptid içerikli ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> www.renovasy.com

Peptid içerikli ürünleri satın almak için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com/

Kışın Cildiniz Renovasy’e Emanet

CUMARenovasy cildin ihtiyacı olan yoğun bakımı sunmaktadır. Renovasy ürünleri sadece nemlendirmek için değil cildi yapısal olarak onarmak, korumak ve güçlendirmek için etkin bir bakım sunmaktadır. Son dönemde anti-aging ürünlerde en etkili içerik olarak karşımıza çıkan peptidler yani büyüme faktörleri, Renovasy ürünlerinin temelini oluşturur.

Neden Büyüme Faktörleri?

Büyüme faktörlerinin cildimizdeki en önemli görevi, yara tamirinin yanı sıra, cildin temel hücrelerinin ve dokularının üretimini sağlamasıdır. Özellikle yaşlanma sürecinde yok olan dokuyu yerine getirmede etkili olan büyüme faktörleri yeni hücrelerin oluşumunu tetikler. Aynı zamanda ciltte zamanla azalan kollajen, hyalüronik asit, elastin fibriller gibi cildin yapıtaşı maddelerinin yeniden üretimine de yardımcı olur. Topikal uygulanan büyüme faktörleri başlıca dermiste fibroblastların ve keratinositlerin çoğalmasını hızlandırır ve böylece dermal rejenerasyon sağlar.  Cilt rejenerasyonu ile cildin yaşlanma sürecinde  kaybettiği maddeler yerine getirilir. Bu sebeple son yıllarda anti-aging bakımların en önemli ve yararlı teknolojik yaklaşımı bize büyüme faktörlerini işaret etmektedir. Renovasy ürünlerinin içindeki büyüme faktörleri nano-kapsülasyon teknolojisi ile üretilmektedir. Nano-kapsüller içlerinde hapsedilmiş olan büyüme faktörlerini derinin kalkan görevi yapan en üst tabakasında hücrelerin arasından alt tabakalara ulaşmasını sağlar. Böylece problemin kalbine dek inmek mümkün olur.

Renovasy ürünleri peptidlerin yanı sıra cildi besleyen, onaran ve koruyan farklı bir çok içerik daha barındırmaktadır. Tüm Renovasy ürünleri;

  • Dermatolojik olarak test edilmiştir
  • Hayvanlar üzerinde test edilmemiştir
  • Akne ve sivilce oluşumuna neden olmaz
  • Paraben, Renklendirici, Koruyucu Madde ve Alkol içermez
  • Gluten içermez

Peptid içerikli Renovasy Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Kışın Cilt Bakımı Nasıl Olmalıdır?

 

Nasıl ki yazın güneşin zararlı ışınları cildimiz için büyük bir tehlike oluşturuyorsa kış da soğuğuyla, rüzgarıyla büyük bir tehlikedir. Bu mevsimde cildinizi nasıl korumamız gerekir merak ediyorsanız.

Kışın cilt daha yoğun neme ihtiyaç duyacağı için uygulanacak bakım ve kullanılacak ürünler de bu hassasiyete cevap verebilecek nitelikte olmalıdır.

TEK ÜRÜN YETMEZ: Bunu giysilerden örnek verecek olursak; yaz aylarında ince giysilerle dolaşırken, kışın soğuktan korunmak için kat kat giyiniyoruz. Kozmetik kullanımında da durum aynıdır. Yazın bir ürün yeterliyken kışın birkaç ürünü bir arada kullanmak faydalı olabilir. Örneğin nemlendirici, serum ve nem maskesini bir arada kullanmak çok daha iyi sonuçlar verir. Kullanılacak ürünün içeriği de düzenli kullanım kadar önemlidir. Cildin sadece nemlendirilmesi yeterli değildir. Cildi nemlendirirken aynı zamanda çevresel faktörlerin olumsuzluklarına karşı da güçlendirmek gerekir. Cilde nemlendirme, onarım ve koruma sağlayan en güçlü içerik ise peptidlerdir. Kullanılacak ürünlerde mutlaka peptid olasına dikkat edilmelidir.

SABUN/ALKOL GİBİ İÇERİKLER CİLDE ZARAR VERİR: Eğer kuru bir cilde sahipseniz alkol içeren tonikler kullanmayın. Alkol içeriği cildin daha fazla kurumasına sebep olur ve yapısını bozar. Ayrıca cilt için zararlı olan bir diğer içerik ise sabundur. Genelde temizleyicilerin çoğunda bulunan sabunlar cildin temizlemesinden çok kurumasına ve yıpranmasına sebep olur. Sabunsuz temizleyicilerle cilt temizlenmelidir. Temizleyicilerin içeriğinde peptid bulunması ise cildin temizlenmesinin yanı sıra beslenmesini ve onarılmasını sağlayacaktır.

CİLT PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM ZAMANI: Eğer cildinizde leke, kırışıklık ve sarkma gibi problemler varsa, kış mevsimi bunlara çözüm bulmak için en uygun zamandır. Bazı uygulamaların özellikle güneşin aktif olmadığı kış aylarında yapılması gerekir. Örneğin; kimyasal peeling de son teknoloji sunan F.I.T Peel gibi. Sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için öncelikle ölü hücreleri temizlemek gerekiyor. Böylece besleyici bakım ürünlerinden maksimum fayda sağlayabilirsiniz. Cildinizin yenilenmesi ve cilt sorunlarından arınması için kışın bu yönteme başvurabilirsiniz.

SOMON DNA AŞISI Pİ SYSTEM: Cildini korumaya ve beslemeye ihtiyaç duyanlar için Somon DNA Aşısı Pİ System’de önerilmektedir. Bu aşı ile cildin nemlenmesi ve tüm çevresel faktörlere karşı dirençli hale gelmesi sağlanır. Tedavi sonrası cilt nemine kavuşur, aydınlanır ve sağlıklı görüntüsünü geri kazanır.

MUTLAKA DUŞ ALIN: Uzun süren banyolardan mutlaka kaçının. Kışın banyo yerine duş almayı deneyin. Sık sık sıcak duş alın ve duştan sonra nemlendirici kullanmayı unutmayın. Ancak duş yaparken çok sıcak su kullanmayın! Sıcak su deriniz üzerindeki doğal yağı alarak cildinizi kurumasına yol açacaktır.

BOL SU İÇİN VE OMEGA-3 ALIN: Bol su içmek sadece yaz aylarında değil kışın da gerekiyor. Biz o kadar susamasak bile cildimizin suya ihtiyacı oluyor. Ayrıca omega-3 desteği de cilt için çok faydalı. Somon balığı ve ceviz tüketin.

Kış aylarında özellikle diyetinize dikkat etmelisiniz. Beden kış cilt bakımı için sadece harici olarak değil dahili olarak da ilgilenilmelidir. Cildinizin soğukla mücadele edebilmesi için yeteri kadar enerjiye ihtiyacınız bulunmakta ayrıca cildinize yeteri kadar nemi verebilmek için sıvı alımına özen göstermelisiniz. Bunun için badem, ceviz, taze peynir, saf tereyağı yada yeteri su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Bu gibi besinleri diyetinize ekleyiniz. Ayrıca, yatmadan önce yağı alınmamış bir bardak ılık süt içmeyi deneyebilirsiniz.

Kışları insan çok fazla su içme ihtiyacı hissetmez ama buna karşın soğuk ve kuru hava nedeniyle vücudun sürekli su kaybı bulunmaktadır. Bunu göz önünde tutarak cildinizi nemli tutmak için bol su içmelisiniz. Yada yemeklerle birlikte su içeriği yüksek meyve ve sebze yiyin. 

Peptid içerikli Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Sabunsuz Yüz Temizleyiciden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili Detaylı Bilgi için Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Göz Çevresinde Meydana Gelen Sorunlar

 

Göz çevremiz cildimizde yaşımızı en çok gösteren bölgedir. Bir çok kadın için de oldukça kritik bir özelliği var. Çünkü 25 yaşında bir kişi sırf gözaltı çukuru nedeniyle 35 yaşında gösterebilir.

Yaş ilerledikçe de bu bölgede sorunlar artar. Örneğin 35 ve 45 yaş arası göz çevresinde 25 yaşındaki bir kişiden farklı olarak kırışıklıklar ve problemler başlar. Bazı kadınlarda ise gözaltlarında farklı sorunlar baş gösterir. Eğer kronolojik yaşımızdan daha genç göstermek istiyorsak, göz çevremize ve gözaltlarına ciddi şekilde özen göstermeniz gerekir.

Göz çevremizdeki cilt yüzümüzün diğer bölgelerine göre farklıdır. Yüzümüzün diğer kısımlarına göre çok daha incedir. Göz çevresinde yağ bezleri olmadığından oldukça kurudur. Çok hassastır. Göz hareketlerinden ve özellikle çeşitli nedenlerle gözümüzü kıstığımızda çok etkilenir.

Eğer genç görüntümüzün daha uzun süre devam etmesini istiyorsak bu göz çevremizi öncelikle zararlı etmenlerden korumalıyız.

Örneğin gözümüzü sıkça kısıyorsak bunu engellemeye çalışmalıyız. Göz kısmak göz kenarındaki kaz ayaklarının artmasına neden olur. Genellikle uzağı iyi göremeyenler farkında olmadan gözlerini kısarlar. Siz de farkında bile olmadan gözünüzü kısıyor olabilirsiniz. Bunu anlamak için yakın çevrenizin gözlemlerinden yararlanabilirsiniz. Gözünüzü kısıp kısmadığınızı onlar size söyleyecektir. Eğer kısıyorsanız bir göz hekimine başvurmanız, olası bir görme probleminin de ortaya çıkarılmasını sağlayacaktır.

Tüm cildimizi olduğu gibi, göz çevresini de güneşin zararlı etkilerinden korumalıyız. Güneşin sadece yazın değil kışında zararlı olduğunu artık hepimiz biliyoruz. Güneşten koruyucu kremler ve güneş gözlükleri çok önemli. Güneş gözlüğünü havamıza hava katsın diye değil, gözümüzü ve göz çevresindeki cildimizi güneşten korumak için taktığımızı unutmayalım. Yani göz çevremizi de kapatacak şekilde geniş gözlükleri tercih edelim.

Göz çevresi ince ve kuru olması nedeni ile kolay tahriş olabilir. Yoğun ve sık göz çevresi makyajı cildi tahriş edebilir. Ciltteki tahriş serbest radikal oluşumuna ve göz çevresinin daha hızlı yaşlanmasına neden olur. Uzun yıllar daha genç bir göz çevresi için aşırı göz makyajından kaçınmalıyız.

Göz çevresinde en çok karşılaştığımız problemleri şöyle sıralayabiliriz;

Gözaltı Ödemi: Göz çevresinde en sık karşılaştığımız problemlerden biri göz altı ödemidir. Ödem yumuşak dokuda fazla sıvı birikmesine denir. Ödem gözaltında şişlik şeklinde kendini gösterir. Ödem nedeni ile gözaltında cildimiz gerilir, sonunda sarkma ve çizgilenmelere neden olur. Vücudun başka yerlerinde de ödem varsa, karaciğer ya da böbreklerden kaynaklanan bir hastalık olabilir. Böyle bir durum söz konusu ile muhakkak bir iç hastalıkları uzmanına başvurmalıyız.

Gözaltı şişliğinin pek çoğumuzda görülen bir tipi ise sabah şişliğidir. Sabahları belirgindir ve gün ilerledikçe azalır. Bir hastalık belirtisi olmaktan çok yaşam tarzına bağlıdır. Göz çevresindeki yaşlanmanın önemli bir sebebi olduğundan azaltılması önemlidir.

Sabah şişliğini azaltmak için alabileceğimiz birkaç önlemimiz var. Gece sırt üstü uyumak, akşamları sıvı tüketimini azaltmak, tuz tüketimini azaltmak, günde 7-8 saatlik dinlendirici bir uyku uyumak bunların başında geliyor.

Göz çevresi damarlardan oldukça zengin bir bölgedir. Damar duvarının zayıflığı damar içinde dışına sıvı akımının fazla olmasına neden olarak ödemi artırır. Damar duvarını güçlendirici maddeler ödemin azalmasına yardımcı olur.

Göz Çevresi Kuruluğu: Göz çevresi sebase bezler içermediğinden kuru bir yapıya sahiptir. Çizgilenmeleri geciktirmek için göz çevresine özel bir nemlendirici kesinlikle kullanılmalıdır. Nemlendiricinin içeriğinde peptid olması çok önemlidir. Peptid tedavi edici etki gösterir. Krem sürerken yüzük parmağınızı kullanınız. Çünkü yüzük parmağı ile daha az basınç uygulayıp, cilde zarar vermeden daha yumuşak bir şekilde sürmek mümkündür.

Göz Torbaları: Göz çevresi torbaları da pek çoğumuzun sorunudur. Göz altı torbalarının nedeni, cildin tonusunu yani gerginlik ve elastikliğini kaybetmesidir. Tüm sorunlarda olduğu gibi olmadan önlemek, olduktan sonra yok etmeye çalışmaktan daha kolay ve daha iyi sonuç verir.

Yukarıda anlattığım şekilde gözaltı şişliği ile mücadele ettiğinizde otomatik olarak gözaltı torbalarını oluşmasını da geciktirirsiniz.

Gözaltları torbaları için de yine peptid içeren kremler tercih edilmelidir. Bu kremler gözaltının beslenmesine ve hasar oluşmadan giderilmesine yardımcı olur. Ayrıca Somon DNA Aşısı Pİ System uygulaması da gözaltındaki bu sorun için ideal bir çözüm sunmaktadır. Ancak gözaltı torbaları çok artmış ise fazla derinin ameliyatla alınmasından başka çare yoktur.

Gözaltı Morlukları: Gözaltı morlukları gözaltında damarlanmanın artması ve yağ dokusunun azalmasıyla oluşur. Gözaltı morluklarınız varsa buğday proteinleri içeren göz çevresi kremlerini kullanmak uygun olur. Ayrıca bu içeriğin yanı sıra peptid bulunması da gözaltının aydınlanması açısından önemlidir. Gözaltı aydınlatma için de yine Somon DNA Aşısı Pİ System’den faydalanabilir. Bu sistem ile gözaltı morlukları tedavi edilerek aydınlatılması sağlanır.

Göz Çevresindeki İnce Çizgiler (Kaz ayakları): Göz kenarındaki mimik kırışıklıklarıdır. Fazla güldüğümüzde ya da gözümüzü fazla kıstığımızda oluşumunu hızlandırırız. Güneş hasarı ve göz çevresine nemlendirici kullanmayıp kuru kalmasına izin verdiğimizde de daha kolay oluşur.

Göz çevresi kırışıklıkları az ise ve derin değilse göz çevresi kremleri ile iyileşmeleri mümkündür. Yoğun bir bakım isteniyorsa peptid içerikli göz kremleri düzenli olarak kullanılmasına özen gösterilmelidir. Yüzdeki doğal ifadeyi bozmadan kırışıklıklardan arınmak için Somon DNA Aşısı da kullanılması önerilen sistemlerdendir.

Göz çevresi ve gözaltları gerçekten özen isteyen bir bölge olduğu asla unutulmamalıdır. Yüzümüzde bu bölgeye ihtiyaç duyduğu özeni her zaman göstermek gereklidir.

Peptid İçerikli Renovasy Göz Kremi için Tıklayın; http://shop.optimusmedikal.com/Eyes-Contour-Cream,PR-8.html

Somon DNA Aşısı Pİ System için detaylı bilgi için tıklayın; www.somondnaasisi.com

Anti-Aging Kremlerde Peptidlerin Rolü

Kremleriniz içindeki en değerli madde! Artık bilinçli tüketici alacağı cilt bakım ürünlerinde mutlaka içeriği okuyor ve içeriğini bilmediği ürünleri kullanmaktan kaçınıyor. Anti-Aging bakımlarda peptid içerikleri ise son dönemin en çok tercih edilen içeriği hale geliyor. Bunun da nedeni cildimiz için yeni ve yararlı birçok maddenin hayatımıza girmiş olması. İşte peptid de bu maddelerden biri; hatta en önemlisi. Bu konu hakkında birçok şey söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor ama kimse maalesef detaylı bilgiye sahip değil. Bu nedenle uzmanların konu hakkındaki bilgilerini aktarmak istedik.

Peki nedir bu peptidler ve cilde ne gibi yarar sağlarlar?

Proteinler ve bunların içeriğinde bulunan peptidlerin kozmetik amaçlı kullanımı çok eski çağlara dayanıyor. Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler cilt ve saç bakımında süt, soya unu ve yumurta akı gibi protein içeren maddeleri yüz maskesi hazırlamak için kullandıkları biliniyor. 20. yüzyıla gelinceye kadar bu maddeler herhangi bir işlemden geçirilmeden kozmetik madde olarak kullanılmıştır. Kozmetik ürünlerde proteinlerin saf olarak kullanımı 1950’li yıllarda başlamış. 1960’lı yılların başında peptid ve protein moleküllerinin deri ve saça bağlanabildiği bulunmuş. 2000’li yıllarda, peptidlerin cilt üzerindeki olumlu etkileri gündeme gelmiştir. Cilde sadece nemlendirmek yerine, kaybolmaya başlayan elastikiyetini yeniden kazandıran, ince çizgi ve kırışıklıkları gidermeye yarayan, kollajen üretimini tetikleyen, ton farklılıklarını gideren ve aynı zamanda nemlendirme fonksiyonunu gerçekleştiren peptid içerikli ürünler, kozmetiklerin yerini almaya başladı.

Kullanılacak cilt bakım ürünlerinde içeriğin önemi bu sebeple son yıllarda biraz daha artmıştır. Ambalaj yerine içeriği ve fayda sağlayan ürünlerin tercih edilmesi gerekliliği artık kullanıcılar tarafından da kabul görmüştür.

İçerdiği peptidler sayesinde anti-aging tedavilerde etkin rol oynayan bu kremler, kişilerin yaşlanma süreçlerinin kontrol edilmesine yardımcı olur.

Renovasy Dermokozmetik Ürünleri Hakkında detaylı bilgi için >> www.renovasy.com

Alışverişe Başlamak için Tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com