biyodinamik cilt onarım sistemi

Göz Çevreniz İhmale Gelmez !

go%cc%88zc%cc%a7evresinedenkiris%cc%a7ir

Göz Çevresi Neden Kırışır ?

Göz altı kırışıklıkları yaşla birlikte gelen, bazen cilt tipine göre daha çok veya az oluşan, beslenme, yaşam tarzı ve stresle yakından ilgili, pek çok kişinin problemidir. Yaşlandıkça cildimiz incelir ve esnekliğini kaybettiği bölgelerde kırışıklıklar başlar.

Göz altlarının kırışmasının ana nedeni; Sürekli tekrarlanan (örneğin gülümseme) yüz hareketleri olsa da düzensiz uyku ve beslenme, sigara ve alkol tüketimi, cilt bakımına özen göstermeme gibi diğer faktörlerin etkisi de göz ardı edilemez. Nedeni ne olursa olsun kırışıklığa kolajen eksikliği yol açar. Kolajen azaldıkça kırışıklıklar daha kolay oluşur.

Göz Çevresi Kırışıklıkları Nasıl Geçer?

Kırışıklıkların oluşma hızını yavaşlatmak için geç kalmış sayılmazsınız. Düzenli bir beslenme programı oluşturup özellikle antioksidan işlevi gören sebze ve meyveleri tüketmek size yardımcı olacaktır. Bu sağlıklı gıdalardan cildin kendini toparlaması için gerekli vitamin ve mineralleri de alabilirsiniz.

Her sağlık sorunu için tavsiye edilen düzenli egzersiz göz altı kırışıklıklarını azaltmak içinde geçerli. Egzersiz kaslarınızı ve cildinizi sıkılaştırır. 

Uyku düzeniniz bozuksa ya da gerekenden az uyuyorsanız kırışıklıklar artacağı gibi göz çevresinde de morluklar ve torbalar oluşmaya başlayacaktır. Her gün yatağa aynı saatte girip tatil günleri dahil olmak üzere aynı saatte kalkarsanız vücudunuz bir süre sonra biyolojik saatini buna göre ayarlayacaktır.

Gün içinde yüzünüzü soğuk suyla bir kaç kez yıkamak gözenekleri küçültür ve cildinizi tazeler. Ayrıca kırışıklık olsun olmasın cilt sağlığını korumak için günde en az 8 bardak su içmelisiniz. Susuz kalan cilt kurur, esnekliğini kaybeder, gözenekler büyür ve kırışıklıklar artar.

Günümüzün çalışma ve şehir ortamında stresten tamamen kurtulmak mümkün olmuyor ancak stresi kontrol altına alarak cildinize vereceği zararları azaltabilirsiniz. Nefes teknikleri, spor ve yoga stresi düşürmeye yardımcıdır.

GÖZ ÇEVRENİZ İHMALE GELMEZ !

Göz altı çizgileri soluk ve yaşlı görünmenizi yol açabilir. Bu soluk görünümden kurtulmak için neler yapmalıyız?

Göz çevresindeki hassas bölgeleri nemli tutmak ve bu bölge için özel olarak üretilmiş kremleri kullanmak ilk adımınız olabilir.

  • Göz kreminizi gözün iç bölümüne yakın sürülmemelidir. Bu bölüm çok hassas olduğu için kremin göz çevresine uygulanması doğru olacaktır.
  • Göz kreminizi sürmeden önce göz çevresinin makyajdan ve kirden arındırılması gerekmektedir.
  • Göz çevresi için kullanılan temizleme ürününün içeriğinde sabun, paraben ve renklendirici madde kesinlikle olmamalıdır. Bu ürünler göz çevresine büyük hasar verir.
  • Göz kreminizin içeriğinde peptid barındırması önemlidir. Peptidler cilt yapılandırması için büyük önem taşır. Çevresel faktörlerin zararlı etkilerini azaltır ve cilt yapısını güçlendirdiğinden dolayı yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Göz kremlerinin düzenli kullanımı etkisini artırması için önemlidir. Bu sebeple sabah/akşam düzenli kullanım gerekir. Hücre yenilenmesi gece 23:00’da başlar sabah 04:00’da biter bu sebeple göz kreminiz gece kullanımı daha da etkili olacaktır.
  • Kreminizi göz çevresine dairesel hareketlerle nazikçe masaj yaparak uygulamanız gerekir.

Peptid içerikli Renovasy Eyes Contour Cream hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>>http://renovasy.com/urunler/cilt-bakim-urunleri/goz-cevresi-bakimi-cilt-uyarimi/renovasy-eyes-contour-cream/

 

Reklamlar

Yer Çekiminin Cildinize Etkilerini Sonlandırın !

ciltelastikiyetiarttirma

Cilt Elastikiyetinin Arttırmanın Yolları Nelerdir?

 Kollajen ve Elastinin Önemi

Kollajen ve elastin seviyeleriniz, cildinizin ne kadar esnek, yumuşak ve sıkı olduğunu belirler. Yaşlandıkça, kollajen ve elastin seviyeleri azalır. Bu yüzden cildiniz, esnekliğini, sıkılığını ve pürüzsüzlüğünü kaybetmeye başlar.

Cildiniz 25 yaşına geldiğinizde, doğal olarak yaşlanmaya başlar. O zaman, eğer bu yaşın üzerindeyseniz, kollajen ve elastin seviyelerinizi ciddi olarak göz önünde bulundurun. Kollajen ve elastin ile ilgilenmek, cildinize iyi bakmanız anlamına gelir.

Kollajen ve elastinin ne olduğunu ve bu iki hayati önem taşıyan proteinin vücudunuzdaki eksikliğinin nasıl telafi edilebileceğini görelim.

 Gençlik yıllarında kollajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kollajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için ölü cilt hücrelerinin temizlenmesi gerekir. Bu sayede ölü hücrelerin yerini yenilerinin alması sağlanır. Bu da cildinizin daha birinci adımda daha sağlıklı görünmesine neden olur.

Beslenmenize Dikkat edin !

Sigara içseniz de içmeseniz de eğer düzgün bir beslenme programı uygulamıyorsanız cildiniz için gerekli C vitamini takviyesi kullanmanız tavsiye edilir. C vitamini kolajen ve elastin üretimini arttırmak için çok önemlidir. Günlük C vitamini için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır. Tabii bunu turunçgiller gibi doğal yollardan almanız daha iyi olacaktır. Diğer doğal C vitamini depoları arasında brokoli, biber ve kivi gibi askorbik asit içeren besinleri sayabiliriz.

Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein almalısınız. Proteinler elastin ve kolajen üretimi üzerinde direkt olarak etkilidir. Protein yönünden zengin gıdalar arasında peynir, süt, baklagiller, tofu, fasulye ve fındığı sayabiliriz.

Son olarak cildiniz sürekli tüm olumsuz etkenlere karşı korunmasız durumdadır ve onu korumak sizin göreviniz. Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu güneş kremi kullanın, işten eve dönünce gün boyunca yüzünüzde biriken kiri sabun kullanmadan bol su ile yıkayın, sigarayı kesinlikle bırakın ve alkol tüketimini sınırlandırın, kahve, çay, asitli içecekler ve şekeri azaltın. Tüm bunları yaparak ve dengeli beslenerek uzun yıllar cildinizin doğal parlaklığını koruyabilir ve geç kırışmasını sağlayabilirsiniz.

Cildinizin Elastin Üretimini Arttırın ve Genç ve Sıkı Cilde Dönüş Yapın!

Kollajen arttırıcı ürünlerle cildinize destek verin. Bu ürünler, kollajen seviyesinin yükselmesini sağlar. Günümüzde, bunu destekleyen molekülleri içeren cilt bakım ürünleri bulabilirsiniz.

Kollajen değerinizi yükseltmeniz ve elastin oranınızı arttırmanız gerekir ki, formda, sıkı, genç, sağlıklı bir cilde sahip olasınız!

Bu etmenlerin yanı sıra cildi destekleyen yöntemlerden de faydalanmak gerekir. Somon DNA Aşısı Pİ System, son dönemde cilt elastikiyetini arttırarak yaşlanmayı yavaşlatmasıyla öne çıkan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde cilt yapısını güçlendirilir. Fibroblast sentezi sağlanır ve bağ dokuların onarımı sağlanır. Kollajen ve elastin üretimini artırarak görünür gençliğinizi geri kazanmanızı sağlar.  Somon DNA Aşısı Pİ System tedavisi kombine bir tedavidir ve 4 seans yapılması önerilir. Seans aralıklarını 7 ile 15 gün olarak hastanın cilt ihtiyacına göre doktor belirler. Her seansta kişi yüzünde gelişen elastikiyet artışını gözlemleyebilir. Ciltte tüm bunların yanı sıra parlama ve aydınlık bir ifade de ortaya çıkar.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >> www.somondnaasisi.com

 

Cilt Elastikiyetini Neden Kaybeder?

ciltelastikiyetblog

Cilt Elastikiyet Kaybı !

35 yaştan itibaren ciltte kollajen üretimi azalır ve cilt elastikiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Yaş 40’ı aşınca ciltte kurumalar ve kırışıklıklar, artık fark edilmeye başlar. Zamanla, boyun ve ellerin üstünde sırt kısmında, yaşlılık lekeleri oluşmaya başlar. Yaşı elliyi aşanlar güneşte fazla kalırsa yaşlanma lekelerinin sayısı ve büyüklükleri artar, cilt dokusu daha kuru olur ve erkenden hızla kırışma gösterir.

Kolajen cildin sağlıklı görünmesi, elastin ise cilde esneklik vererek kırışmasını engelleyen vücudun ürettiği proteinlerdir. Bu iki proteinin üretimini arttırarak cildinizin sağlıklı ve kırışıksız olmasını sağlayabilirsiniz.

Kolajen Nedir?

Kolajen vücudu bir arada tutan bir proteindir. Daha çok ciltte, kemiklerde ve vücuttaki bağ dokusunda yer alır. Yapısal destek, güç ve elastikiyet sağlar ( elastin ile birlikte ). Vücutta yer alan toplam protein miktarının yaklaşık %30’unu kolajen oluşturmaktadır. Ancak yaşlandıkça kolajen üretimi azalır ve bu da cildin yapısal bütünlüğünü azaltır. Sonuç olarak da ciltte sarkmalar, çizgiler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar.

 Elastin Nedir?

Elastin ciltte ve vücudun dokusunda bulunan bir proteindir. Cildin esnek ama sıkı kalmasına yardımcı olur ve tutulup çekildikten sonra derinin tekrar eski haline dönmesini sağlar. Eğer ciltte yeterli miktarda elastin varsa deriyi tutup çektikten sonra deri eski haline geri döner.

 Kolajen ve Elastin Üretimini Arttırmanın Yolları

Gençlik yıllarında kolajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kolajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için yapılması gerekenler,

  • Sigaradan uzak durun.
  • Beslenme programınıza C vitamin takviyesi yapın.
  • C vitamini kollajen ve elastin üretimini arttırır. Günlük C vitamin için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır.
  • Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein alın.
  • Proteinler elastin ve kolajen üretiminde çok etkilidir.
  • Asitli içeceklerden uzak durun.
  • Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu kreminizi kullanın.
  • Son olarak gün içinde yüzünüzde biriken kirleri sabun kullanmadan duru bir şekilde bol su ile yıkayın.

Cilt Elastikiyetini Arttırmak için Pİ System ;

Cildinizin sağlıklı, parlak görünmesini ve kırışıklıkların derinleşmeden olabildiğince geç oluşmasını istiyorsanız Estetik dermatolojide kliniklerde profesyonel olarak, elastikiyet kaybına karşı birçok işlem yapılıyor. Ancak Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi ve Somon DNA Aşısı son dönemlerde yapılan en etkili ve en popüler uygulamalardan.

Cildinizin elastikiyet kaybı şiddetli ise Somon DNA Aşısı ve Cilt Onarım sistemini kombine olarak uygulatmak daha etkin bir sonuç almanızı sağlayacaktır.

Somon DNA Aşısı cildin yapısını kuvvetlendirerek cilt yaşlanmasını yavaşlatır. Elastin ve kollajen sentezlenmesini sağlar, fibroblastların tirofizmini artırır Böylece cildin sıkılığını ve sağlamlığını artırarak ciltte gerginlik ve lifting yaratır. Somon DNA Aşısında tedavi seansını cilt ihtiyacına göre hekim belirler.

Hangi Bölgelere Uygulanır ?

 Alın / Kaş Ortası
 Gözler ve Ağız çevresi
 Yüz / Boyun / Dekolte / El Üzerleri.

Ancak önerilen 4 seanstır. Genç ve olgun ciltler için farklı protokoller sunan bu uygulama, deri altına enjeksiyon yöntemiyle yapılır.

Fakat çok daha belirgin ve ciddi sarkmalarda estetik cerrahi işlemlere de başvurmak gerekebilir.

Etken maddeler içeren biyodinamik cilt onarım sistemi de cilt esnekliği sağlar, lifting etkilisi ile sarkma karşıtı bir cilt onarımı sunar. Bu sistem ise topikal yani cilt yüzeyinde yapılır. Cilt ihtiyacına yönelik hazırlanan karışım yüze sürülür ve yarım saat sonra peel off şeklinde ciltten çıkarılır. Tedavi yine hekimin cilt ihtiyacına göre belirleyeceği seanslarla tekrar eder. Cilt elastikiyeti için sunulan protokolün önerilen seans tekrarı ise 4’türhem çapraz bağlı hem de serbest hyaluronik asitten oluşan bir cilt yenileme ürünüdür. Çapraz bağlı hyaluronik asit ciltteki kırışıklıkları doldururken serbest olan formu cildi nemlendirir ve kollajen yapımını uyarır.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >>www.somondnaasisi.com

 

Akne Tedavisinde Etkili >> Renovasy bio-COS

Renovasy bio-Cos Akne Tedavisi protokolü ile cildin sebum salgısı kontrol altına alınır ve aknelerin azalması sağlanır. Aknelerden arındırılan cilt eski sağlığına kavuşmuş olur.

  • Renovasy bio-COS akne tedavisi 4-6 seans aralığında yapılmaktadır.
  • Kişi uygulama esnasında kimyasal peelingteki gibi ağrı, acı ve yanma yaşamaz.
  • Tedavi sonrasında tedavi devam ürünlerini düzenli olarak kullanarak, cilt iyileşmesine katkıda bulunup cildin pürüzsüz olması sağlanabilir.

Akne tedavi sürecini haftalık olarak deneyimleyebilmek için modelleme sistemimize tıklayın >>>> http://renovasy.com/neden-renovasy/degisiminizi-kesfedin/

Tedaviyi yapan kliniklere ulaşmak için tıklayın >>> http://renovasy.com/satis-noktalari/

www.renovasy.com

Yetişkinlerin Akneden Korunma Yolları

Cildi temizlemek, temizlenmiş porların yeniden sıkışmasını sağlamak, cildi siyah noktalardan arındırmak cilde sağlık kazandıracaktır. Fakat uzun vadeli bir sonucu yoktur. Çünkü kirliliğe bağlı akneler düzelirse de ergenliğe bağlı olanlara etkileri olmaz.

Aknenin sebebini, cildin yüzeyinde değil, organizmanın çok daha derinlerinde aramak gerekir.
Yağ bezleri tarafından salgılanan sebum, porlar sayesinde dışarı atılır. Sebum salgılanması önemli boyutlara ulaşınca, cilt porlanmaya başlar, işte “yağlı cilt” dediğimiz cilt tipi budur.

Yetişkinlerde ise akne oluşması, cildin bu hormona hassasiyeti yüzündendir.
Akneden şikayetçi kişiler de, cildin yağlı olmasının yanı sıra, porlar da saydam hücrelerle tıkalı durumdadır. İlk başta gözle görülmeyen bu tıkanıklık, kendiliğinden kaybolabilir veya tam tersine zamanla siyah noktaya veya içi beyaz cerahatli sivilceye dönüşebilir.
Por (gözenek) tamamen tıkandığında, sebum deri altında beyaz bir renk olarak birikir ve bu birikme deri üstünde görülür, işte iltihaplı sivilce dediğimiz beyaz noktalar, yani “mikrokist’ler bunlardır. Genişlemiş porun havayla temas edip oksitlenmesinden siyah noktalar oluşur. Aknelerde durum bu kadarla da kalmaz. Dışarı çıkamayan sebum yüzünden, yağ bezleri çatlar ve sebum derinin içine yayılır. Organizmanın buna tepki verip iltihaplanmasıyla, kırmızı renkli sivilceler oluşur.

Sıkmak Sakıncalıdır

Akneleri sıkarak yok olmalarını sağlayarak kurtulmayı düşünenler çok yanlış ve kaçınılması gereken yol izliyorlar. Çünkü bu şekilde yağ bezini çatlatma ve iltihaplanmayı çok daha önemli boyutlara taşıma tehlikesi vardır. Aynı şey gelişkin akneler için de geçerlidir. Aknelerden boşalan çukurlar pek çok insanın yüzünde ömür boyu kalacak izler bırakabilir.

Yağlı bir cilde sahip olan kişilerin ciltlerini düzenli olarak ve derinlemesine temizlemeleri gereklidir. Cildi yağlı olanların fazla güneşte kalmamaları gerekir ve güneş yağı kullanmaları da mahzurludur.
Stres, gerginlik, uykusuzluk ve sigara kullanımı akneyi azdıran unsurlardır. Aknelere en iyi gelecek tedavi, cildi dinlendirmekle başlar. Oksijeni bol olan yerlerde bulunmak, düzenli uyku alışkanlığına sahip olmak da akneyi yenmede önemlidir.

Akne oluşumunu tetikleyen en başlıca sebeplerden olan stres ve depresyona karşı uzman yardımı almalı veya strese karşı irade güçlendirilmelidir.

Cildiniz için ürün seçerken kaliteli ve güvenilir ürünler tercih edilmeli. İçeriğinde peptid bulunan ürünler özellikle seçilmelidir. Cilt mutlaka gün sonunda derinlemesine temizlenmelidir. Cilt temizleyicilerin de peptid içermesi önemlidir.

Ancak ileri derecede yağlı ve akneli ciltlerin mutlaka bir uzman tarafından kontrol edilmesi ve gerekli tedaviye başlanması gereklidir. Akne ve yağlı ciltler için Renovasy bio-COS’a başvurabilirsiniz. Bu sistem sayesinde aknelerinizden kurtulabilir, cildinizin yağ dengesini düzene sokabilirsiniz. Sadece uzmanlar tarafından uygulanabilen bu sistemi uygulayan klinikleri öğrenmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/satis-noktalari/

Akne Skar sorunu yaşıyorsanız Renovasy bio-COS ve Somon DNA Aşısı ile kombinlenen üstün tedavi programına başvurabilirsiniz. Bu sistem ile ilgili detaylı bilgi için bize ulaşabilirsiniz >> info@optimusmedikal.com

www.renovasy.com

Yetişkinlerde Neden Akne Oluyor?

Akne sadece ergenlikte ortaya çıkan ve ilerleyen yaşlarda bizi terkeden bir cilt sorunu değildir. Özellikle kadınlarda yetişkinlik dönemlerinde de fazlasıyla karşılaştıkları bir cilt sorundur. Yetişkinlerde sivilce çıkmasının temel sebebi kollajen kaybıdır. Bu sebeple ortaya çıkan sivilceler kalıcı ve köklere kadar uzanan sivilceler olabilir. Bu yüzden de bu yaşlarda çıkan sivilcelerin etki süresi uzun olabilmekte ve iz bırakması oldukça yaygın görülebilmektedir. Peki yetişkinlerde sivilce çıkmasına sebep olan etmenler nelerdir?

Neden Yetişkinlerde Akne Oluyor?

Yaşa bağlı olmaksızın, fazla sebum (cildi doğal olarak nemlendirmek için vücudumuzun ürettiği yağ), cilt hücreleri ve bakteriler biriktiğinde akne gelişir. Araştırmacılar, aşağıdaki faktörlerin yetişkinlerde akneyi tetikleyebileceğini tespit etmiştir:

Hormonal değişikliklerAkne genellikle ergenlik dönemindeki hormanal değişikliklerle ilişkili olmakla birlikte, hormonların değişiklik gösterdiği herhangi bir zamanda da akne görülebilir. Çoğu kadın ayda bir defa nükseden aknelere aşinadır. Hormonal değişiklikler aynı zamanda hamilelik ve menapoz dönemlerinde de oluşarak bazı kadınlarda akneye sebep olabilir.

Doğum kontrol haplarının bırakılması. Bazı kadınlar doğum kontrol hapı almayı bıraktığında akne çıkar. Haplar bu kişileri akneye karşı koruyor olabilir.

Bazı ilaçların alınması. Östrojen ve progestinler içeren doğum kontrol hapları genellikle kadınlarda akneyi kontrol eder. Bir doğum kontrol hapı sadece progestinler içerdiğinde ise akneyi daha kötü hale getirebilir. Akne, diğer ilaçların da olası bir yan etkisidir. Bunlar arasında havale ilaçları, kortizon ve sakinleştirici ilaçlar sayılabilir. Akne oluştuğu veya kötüleştiği için reçeteli olarak kullandığınız bir ilacı almayı kesinlikle bırakmayın. Reçeteyi yazan doktorla konuşun. Akneyi tetiklemeyen başka bir ilaç yazıp yazamayacağını sorun. Eğer sadece bir ilaç yazabiliyorsa, akneyi kontrol etme yöntemleri hakkında bir dermatoloğa danışın. İlacı almayı bırakmayın.

Ailenin akne geçmişi. Bir incelemede, araştırmacılar akneli yetişkinlerin %50’sinin, akne geçmişi olan bir birinci derece akrabası (ebeveyn, kardeş veya çocuk) bulunduğunu tespit etmişlerdir. Bu durum, bazı insanların akneye karşı genetik yatkınlığı olabileceğini düşündürmektedir.

Stres. İncelemeler kadınlarda stresin akneyi tetikleyebileceğini göstermektedir. Araştırmacılar, hızlı kariyer yapan kadınlarda artan stres seviyeleri ile daha yüksek akne seviyeleri arasında bir ilişki buldular. Vücut, strese yanıt olarak daha fazla androjen (bir tür hormon) üretmektedir. Bu hormonlar, ciltteki yağ bezlerini ve kıl foliküllerini uyarmaktadır. Stresli zamanlarda aşırı uyarılma olduğunda akne tetiklenebilir.

Makyaj. Tüm gün yüzde kalan makyaj cildin yağlanmasına ve gözeneklerin kapanmasına sebep olur. Bu etkenlerde ciltte akne oluşumunu tetikler. Makyaj yapmak zorunda olan birinin akşamları yatmadan önce cildini mutlaka derinlemesine temizlemesi gerekir. Cildi temizlerken onarımını sağlamak ve cilt sorunlarına karşı güçlendirmek için temizleyicilerinizin içeriğinde peptid olmasına özen gösterin.

Beslenme. Araştırmalar beslenmenin akne oluşumunda etkili olduğunu kesin olarak kanıtlamamış olsalar da, fazla yağlı ve dengesiz beslenme sonucu vücuttaki yağlanmanın artmasından dolayı akne oluşumu olduğu gözlemlenmektedir.

Sigara. Sigaranın erişkin aknesini ortaya çıkaran faktörlerden biri olduğu kanıtlanmıştır. Ayrıca aknenin şiddeti içilen sigara miktarına bağlı olarak artmaktadır.

Sizde akneli ve yağlı bir cilde sahipseniz ve bu cilt sorunundan biran evvel kurtulmak istiyorsanız bio-COS tedavisine başvurabilirsiniz. Akne ve akne skar tedavisindeki iyileşmeye ait öncesi/sonrası fotoğraflarını görmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/neden-renovasy/oncesi-sonrasi/

Akne ve akne skar bio-COS tedavisi yapan klinikleri öğrenmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/satis-noktalari/

Yetişkinlerde Akne Sorunu

Gençler ve ergenlik çağındakilerin ortak sorunu olarak bilinen Akne dermatoloji kliniklerine başvuru sebepleri arasında ilk sıralarda yer alıyor.

Günümüzde 25 yaş sonrasında da giderek artan bir problem haline gelmeye başlayan aknelerin (sivilce) uygun tedaviyle kontrol altına alınabilir. Ancak uzmanlar erişkin aknesinin tedaviye daha dirençli olduğunu belirtmektedir.

Akne,15-45 yaş aralığında dermatoloji kliniklerine başvuru nedenleri arasında diğer hastalıklara göre açık ara öndedir. Ergenlik çağında erkeklerde daha sık görülen akne, erişkinlik döneminde ise daha çok kadınları etkilemektedir. Erişkin akneleri olarak adlandırılan 25 yaş sonrası akneleri ağırlıklı olarak ağız ve çene çevresinde uzun süre devam eden derin yerleşimli lezyonlar şeklinde olup kaşıntı ve ağrı gibi yakınmalara yol açabilmektedir.

Klasik olarak akne oluşumu derideki yağ bezleri tarafından üretilen sebumun gözenekleri tıkaması, bakterilerin buralara yerleşmesi ve bunun sonucunda iltihaplı sivilcelerin gelişmesine bağlıdır. Erişkin aknesi ise daha karmaşık, henüz tam olarak nasıl ortaya çıktığı yeterince aydınlatılamamış bir akne çeşididir.

Yetişkinlerde görülen akneler için dünyada en çok tercih edilen yöntem kimyasal peeling yöntemidir. Ancak kimyasal peeling, tedavi esnasında kişiye ağrı ve acı yaşatabilir. Tedavi sonrasında da kişiyi sosyal hayattan uzaklaştırır. Bu doğrultuda geliştirilen son teknolojiler, kimyasal peelingin etkin tedavi mekanizması ve hasta konforu göz önüne alınarak ortaya bio-COS tedavisini çıkarmıştır. Bio-COS tedavisiyle akne ve akne skar tedavilerinde hasta memnuniyeti sağlanmaktadır.

Sistemi uygulayan klinikleri öğrenmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/satis-noktalari/

Akne ve akne skar tedavisindeki iyileşmeye ait öncesi/sonrası fotoğraflarını görmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/neden-renovasy/oncesi-sonrasi/

www.renovasy.com

Akne ile İlgili Bilinmeyenler

Akne sorunu en yaygın cilt sorunlarının başında gelmektedir. Ergenlik döneminden yetişkinliğe kadar bir çok evrede karşılaşılan bu sorun kişinin hem sağlığını hem de psikolojisini tehdit eder.

Akne ile İlgili Bilinmeyenler;

11-30 yaş aralığındaki kişilerin %80’i akneden etkilenmişlerdir. Bu yaş aralığı akneden en çok şikayet edilen yaş aralığı olarak bilinmektedir.

Aknenin vücutta etkili olduğu alanlar sırasıyla yüz, sırt ve göğüs bölgeleridir. Oran olarak verilirse aknelere, %99 oranında yüzde, %60 oranında sırt bölgesinde ve %15 oranında göğüs bölgesinde karşılaşılmaktadır.

Yetişkinlik döneminde meydana gelen aknelerin %80’i bayanlarda görülmektedir. Bunun asıl sebebi ise hormonal değişikliklere bağlanmaktadır.

Akne sorunu yaşayan bireylerin %92’sinde depresyon ve yoğun stres sorunu ortaya çıkmıştır. Araştırmaya göre bu bireylerin %15’inde ise sosyal çöküntü sorunu hakimdir.

Küresel akne pazarının 2016 yılında 3.02 milyar dolar gelirine ulaşacağı tahmin edilmektedir. Bu oranın yüksekliği akne sorunundan dolayı tedavi gören ve tedavi amaçlı ürün kullanan kişilerin çokluğunu da gözler önüne sermektedir.

Akne Tedavisi;

Akne tedavisi olan insanların %90’ı ortalama 3 ay sonra %50 oranında bu sorunlarından kurtulup iyileşme yaşarlar. Ancak burada bilinmesi gereken en önemli şey tedavinin devamlılığıdır.

Yaz aylarında akne tedavilerinden kesinlikle kaçınılması gerekmektedir. Güneş bu tedaviler üzerinde olumsuz etki yaratır. Aksi takdirde cilt daha da kötü hale gelebilir.

Akne Skarları;

Akne sorunu yaşayanların %20’sinde akne skarları da etkili olur.

Bir çok klinikte akne tedavisi ve akne skar tedavisi yapılmaktadır. Akne tedavilerinde etkili sonuçlar için dünyada en çok başvurulan yöntem kimyasal peelingtir.

Kimyasal peeling ile yapılan akne tedavilerinde iyileşme oranı ortalama %50 ile %75 arasında değişmektedir.

TEDAVİ

Kimyasal peelingde karşılaşılan zorluklardan kurtulmak ve aynı etkilerle tedavi olmak için Renovasy bio-COS ile tanışın. Kimyasal peelingin uygulama esnasında yaşattığı ağrı, acı ve yanma hissini en aza indiren sistem, uygulama sonrasında da aynı konforu sağlayarak anında sosyal hayata dönebilmenizi sağlar.

Akne ve akne skar tedavisindeki iyileşmeye ait öncesi/sonrası fotoğraflarını görmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/neden-renovasy/oncesi-sonrasi/

Akne ve akne skar bio-COS tedavisi yapan klinikleri öğrenmek için tıklayın >>> http://renovasy.com/satis-noktalari/

www.renovasy.com

Renovasy bio-COS’un Etkileri

Cilt sorunlarına özgü kişiye özel cilt yenileme sistemi sunan Renovasy bio-COS’un etkilerini internet sitemizde bulunan Uygulama sayesinde keşfedebilirsiniz.

Modelleme yöntemiyle tedavi sonrası sonuçları göstermeyi amaçlayan bu uygulamada 3 adımı takip etmeniz yeterlidir.

1. Adım >

Cilt Sorununuza ait Modeli seçin.

2. Adım >

Tedavi sürecindeki değişimi görmek için, 1.Hafta, 3. Hafta ve 6. Hafta seçeneklerini tıklayın değişimi keşfedin

3. Adım >

Bitir tuşuna tıklayıp tedavi sonucunu görün.

Uygulamadaki cilt sorunları model üzerinde hazırlanmıştır ve kesin sonuçları göstermez. Tedavi öncesi ve sonrası Renovasy Cilt Bakım ürünlerinin kullanımı tedavi sonuçlarını maksimuma çıkaracaktır.

Tedaviyi uygulatabileceğiniz en yakın kliniği öğrenmek için tıklayın >> http://renovasy.com/satis-noktalari/

Tedaviye ait öncesi/sonrası fotoğraflarını görmek için tıklayın >> http://renovasy.com/neden-renovasy/oncesi-sonrasi/

www.renovasy.com

Yetişkinlerde Görülen Cilt Sorunları

Her cildin kendine özgü sorunu ya da sorunları olabilir. Cildi tedavi etmeden önce sorunun iyi tespit edilmesi gerekir. Her cildin tedavisi cilt ihtiyacına yönelik olarak belirlenmelidir.

Yetişkinlerde görülen en yaygın cilt problemleri;

  • Akne ve yağlı cilt,
  • Akne skarları,
  • Lekeler,
  • Hiperpigmentasyon,
  • Fotolojik yaşlanma,
  • Hassas cilt,
  • Kuperoz’dur.

Bu cilt sorunlarına çözüm bulmak için mutlaka bir uzmana danışmak gerekir. Cilt sorunlarına kişiye özel yaklaşımlar sunarak çözüm üreten Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi sadece uzmanlar tarafından yapılan üstün bir teknoloji sunmaktadır. Detaylı bilgi ve uygulama için bize ulaşın > info@renovasy.com

(0212) 2731373

www.renovasy.com