anti-aging

Göz Çevreniz İhmale Gelmez !

go%cc%88zc%cc%a7evresinedenkiris%cc%a7ir

Göz Çevresi Neden Kırışır ?

Göz altı kırışıklıkları yaşla birlikte gelen, bazen cilt tipine göre daha çok veya az oluşan, beslenme, yaşam tarzı ve stresle yakından ilgili, pek çok kişinin problemidir. Yaşlandıkça cildimiz incelir ve esnekliğini kaybettiği bölgelerde kırışıklıklar başlar.

Göz altlarının kırışmasının ana nedeni; Sürekli tekrarlanan (örneğin gülümseme) yüz hareketleri olsa da düzensiz uyku ve beslenme, sigara ve alkol tüketimi, cilt bakımına özen göstermeme gibi diğer faktörlerin etkisi de göz ardı edilemez. Nedeni ne olursa olsun kırışıklığa kolajen eksikliği yol açar. Kolajen azaldıkça kırışıklıklar daha kolay oluşur.

Göz Çevresi Kırışıklıkları Nasıl Geçer?

Kırışıklıkların oluşma hızını yavaşlatmak için geç kalmış sayılmazsınız. Düzenli bir beslenme programı oluşturup özellikle antioksidan işlevi gören sebze ve meyveleri tüketmek size yardımcı olacaktır. Bu sağlıklı gıdalardan cildin kendini toparlaması için gerekli vitamin ve mineralleri de alabilirsiniz.

Her sağlık sorunu için tavsiye edilen düzenli egzersiz göz altı kırışıklıklarını azaltmak içinde geçerli. Egzersiz kaslarınızı ve cildinizi sıkılaştırır. 

Uyku düzeniniz bozuksa ya da gerekenden az uyuyorsanız kırışıklıklar artacağı gibi göz çevresinde de morluklar ve torbalar oluşmaya başlayacaktır. Her gün yatağa aynı saatte girip tatil günleri dahil olmak üzere aynı saatte kalkarsanız vücudunuz bir süre sonra biyolojik saatini buna göre ayarlayacaktır.

Gün içinde yüzünüzü soğuk suyla bir kaç kez yıkamak gözenekleri küçültür ve cildinizi tazeler. Ayrıca kırışıklık olsun olmasın cilt sağlığını korumak için günde en az 8 bardak su içmelisiniz. Susuz kalan cilt kurur, esnekliğini kaybeder, gözenekler büyür ve kırışıklıklar artar.

Günümüzün çalışma ve şehir ortamında stresten tamamen kurtulmak mümkün olmuyor ancak stresi kontrol altına alarak cildinize vereceği zararları azaltabilirsiniz. Nefes teknikleri, spor ve yoga stresi düşürmeye yardımcıdır.

GÖZ ÇEVRENİZ İHMALE GELMEZ !

Göz altı çizgileri soluk ve yaşlı görünmenizi yol açabilir. Bu soluk görünümden kurtulmak için neler yapmalıyız?

Göz çevresindeki hassas bölgeleri nemli tutmak ve bu bölge için özel olarak üretilmiş kremleri kullanmak ilk adımınız olabilir.

  • Göz kreminizi gözün iç bölümüne yakın sürülmemelidir. Bu bölüm çok hassas olduğu için kremin göz çevresine uygulanması doğru olacaktır.
  • Göz kreminizi sürmeden önce göz çevresinin makyajdan ve kirden arındırılması gerekmektedir.
  • Göz çevresi için kullanılan temizleme ürününün içeriğinde sabun, paraben ve renklendirici madde kesinlikle olmamalıdır. Bu ürünler göz çevresine büyük hasar verir.
  • Göz kreminizin içeriğinde peptid barındırması önemlidir. Peptidler cilt yapılandırması için büyük önem taşır. Çevresel faktörlerin zararlı etkilerini azaltır ve cilt yapısını güçlendirdiğinden dolayı yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Göz kremlerinin düzenli kullanımı etkisini artırması için önemlidir. Bu sebeple sabah/akşam düzenli kullanım gerekir. Hücre yenilenmesi gece 23:00’da başlar sabah 04:00’da biter bu sebeple göz kreminiz gece kullanımı daha da etkili olacaktır.
  • Kreminizi göz çevresine dairesel hareketlerle nazikçe masaj yaparak uygulamanız gerekir.

Peptid içerikli Renovasy Eyes Contour Cream hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>>http://renovasy.com/urunler/cilt-bakim-urunleri/goz-cevresi-bakimi-cilt-uyarimi/renovasy-eyes-contour-cream/

 

Reklamlar

Yer Çekiminin Cildinize Etkilerini Sonlandırın !

ciltelastikiyetiarttirma

Cilt Elastikiyetinin Arttırmanın Yolları Nelerdir?

 Kollajen ve Elastinin Önemi

Kollajen ve elastin seviyeleriniz, cildinizin ne kadar esnek, yumuşak ve sıkı olduğunu belirler. Yaşlandıkça, kollajen ve elastin seviyeleri azalır. Bu yüzden cildiniz, esnekliğini, sıkılığını ve pürüzsüzlüğünü kaybetmeye başlar.

Cildiniz 25 yaşına geldiğinizde, doğal olarak yaşlanmaya başlar. O zaman, eğer bu yaşın üzerindeyseniz, kollajen ve elastin seviyelerinizi ciddi olarak göz önünde bulundurun. Kollajen ve elastin ile ilgilenmek, cildinize iyi bakmanız anlamına gelir.

Kollajen ve elastinin ne olduğunu ve bu iki hayati önem taşıyan proteinin vücudunuzdaki eksikliğinin nasıl telafi edilebileceğini görelim.

 Gençlik yıllarında kollajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kollajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için ölü cilt hücrelerinin temizlenmesi gerekir. Bu sayede ölü hücrelerin yerini yenilerinin alması sağlanır. Bu da cildinizin daha birinci adımda daha sağlıklı görünmesine neden olur.

Beslenmenize Dikkat edin !

Sigara içseniz de içmeseniz de eğer düzgün bir beslenme programı uygulamıyorsanız cildiniz için gerekli C vitamini takviyesi kullanmanız tavsiye edilir. C vitamini kolajen ve elastin üretimini arttırmak için çok önemlidir. Günlük C vitamini için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır. Tabii bunu turunçgiller gibi doğal yollardan almanız daha iyi olacaktır. Diğer doğal C vitamini depoları arasında brokoli, biber ve kivi gibi askorbik asit içeren besinleri sayabiliriz.

Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein almalısınız. Proteinler elastin ve kolajen üretimi üzerinde direkt olarak etkilidir. Protein yönünden zengin gıdalar arasında peynir, süt, baklagiller, tofu, fasulye ve fındığı sayabiliriz.

Son olarak cildiniz sürekli tüm olumsuz etkenlere karşı korunmasız durumdadır ve onu korumak sizin göreviniz. Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu güneş kremi kullanın, işten eve dönünce gün boyunca yüzünüzde biriken kiri sabun kullanmadan bol su ile yıkayın, sigarayı kesinlikle bırakın ve alkol tüketimini sınırlandırın, kahve, çay, asitli içecekler ve şekeri azaltın. Tüm bunları yaparak ve dengeli beslenerek uzun yıllar cildinizin doğal parlaklığını koruyabilir ve geç kırışmasını sağlayabilirsiniz.

Cildinizin Elastin Üretimini Arttırın ve Genç ve Sıkı Cilde Dönüş Yapın!

Kollajen arttırıcı ürünlerle cildinize destek verin. Bu ürünler, kollajen seviyesinin yükselmesini sağlar. Günümüzde, bunu destekleyen molekülleri içeren cilt bakım ürünleri bulabilirsiniz.

Kollajen değerinizi yükseltmeniz ve elastin oranınızı arttırmanız gerekir ki, formda, sıkı, genç, sağlıklı bir cilde sahip olasınız!

Bu etmenlerin yanı sıra cildi destekleyen yöntemlerden de faydalanmak gerekir. Somon DNA Aşısı Pİ System, son dönemde cilt elastikiyetini arttırarak yaşlanmayı yavaşlatmasıyla öne çıkan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde cilt yapısını güçlendirilir. Fibroblast sentezi sağlanır ve bağ dokuların onarımı sağlanır. Kollajen ve elastin üretimini artırarak görünür gençliğinizi geri kazanmanızı sağlar.  Somon DNA Aşısı Pİ System tedavisi kombine bir tedavidir ve 4 seans yapılması önerilir. Seans aralıklarını 7 ile 15 gün olarak hastanın cilt ihtiyacına göre doktor belirler. Her seansta kişi yüzünde gelişen elastikiyet artışını gözlemleyebilir. Ciltte tüm bunların yanı sıra parlama ve aydınlık bir ifade de ortaya çıkar.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >> www.somondnaasisi.com

 

Cilt Elastikiyetini Neden Kaybeder?

ciltelastikiyetblog

Cilt Elastikiyet Kaybı !

35 yaştan itibaren ciltte kollajen üretimi azalır ve cilt elastikiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Yaş 40’ı aşınca ciltte kurumalar ve kırışıklıklar, artık fark edilmeye başlar. Zamanla, boyun ve ellerin üstünde sırt kısmında, yaşlılık lekeleri oluşmaya başlar. Yaşı elliyi aşanlar güneşte fazla kalırsa yaşlanma lekelerinin sayısı ve büyüklükleri artar, cilt dokusu daha kuru olur ve erkenden hızla kırışma gösterir.

Kolajen cildin sağlıklı görünmesi, elastin ise cilde esneklik vererek kırışmasını engelleyen vücudun ürettiği proteinlerdir. Bu iki proteinin üretimini arttırarak cildinizin sağlıklı ve kırışıksız olmasını sağlayabilirsiniz.

Kolajen Nedir?

Kolajen vücudu bir arada tutan bir proteindir. Daha çok ciltte, kemiklerde ve vücuttaki bağ dokusunda yer alır. Yapısal destek, güç ve elastikiyet sağlar ( elastin ile birlikte ). Vücutta yer alan toplam protein miktarının yaklaşık %30’unu kolajen oluşturmaktadır. Ancak yaşlandıkça kolajen üretimi azalır ve bu da cildin yapısal bütünlüğünü azaltır. Sonuç olarak da ciltte sarkmalar, çizgiler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar.

 Elastin Nedir?

Elastin ciltte ve vücudun dokusunda bulunan bir proteindir. Cildin esnek ama sıkı kalmasına yardımcı olur ve tutulup çekildikten sonra derinin tekrar eski haline dönmesini sağlar. Eğer ciltte yeterli miktarda elastin varsa deriyi tutup çektikten sonra deri eski haline geri döner.

 Kolajen ve Elastin Üretimini Arttırmanın Yolları

Gençlik yıllarında kolajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kolajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için yapılması gerekenler,

  • Sigaradan uzak durun.
  • Beslenme programınıza C vitamin takviyesi yapın.
  • C vitamini kollajen ve elastin üretimini arttırır. Günlük C vitamin için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır.
  • Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein alın.
  • Proteinler elastin ve kolajen üretiminde çok etkilidir.
  • Asitli içeceklerden uzak durun.
  • Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu kreminizi kullanın.
  • Son olarak gün içinde yüzünüzde biriken kirleri sabun kullanmadan duru bir şekilde bol su ile yıkayın.

Cilt Elastikiyetini Arttırmak için Pİ System ;

Cildinizin sağlıklı, parlak görünmesini ve kırışıklıkların derinleşmeden olabildiğince geç oluşmasını istiyorsanız Estetik dermatolojide kliniklerde profesyonel olarak, elastikiyet kaybına karşı birçok işlem yapılıyor. Ancak Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi ve Somon DNA Aşısı son dönemlerde yapılan en etkili ve en popüler uygulamalardan.

Cildinizin elastikiyet kaybı şiddetli ise Somon DNA Aşısı ve Cilt Onarım sistemini kombine olarak uygulatmak daha etkin bir sonuç almanızı sağlayacaktır.

Somon DNA Aşısı cildin yapısını kuvvetlendirerek cilt yaşlanmasını yavaşlatır. Elastin ve kollajen sentezlenmesini sağlar, fibroblastların tirofizmini artırır Böylece cildin sıkılığını ve sağlamlığını artırarak ciltte gerginlik ve lifting yaratır. Somon DNA Aşısında tedavi seansını cilt ihtiyacına göre hekim belirler.

Hangi Bölgelere Uygulanır ?

 Alın / Kaş Ortası
 Gözler ve Ağız çevresi
 Yüz / Boyun / Dekolte / El Üzerleri.

Ancak önerilen 4 seanstır. Genç ve olgun ciltler için farklı protokoller sunan bu uygulama, deri altına enjeksiyon yöntemiyle yapılır.

Fakat çok daha belirgin ve ciddi sarkmalarda estetik cerrahi işlemlere de başvurmak gerekebilir.

Etken maddeler içeren biyodinamik cilt onarım sistemi de cilt esnekliği sağlar, lifting etkilisi ile sarkma karşıtı bir cilt onarımı sunar. Bu sistem ise topikal yani cilt yüzeyinde yapılır. Cilt ihtiyacına yönelik hazırlanan karışım yüze sürülür ve yarım saat sonra peel off şeklinde ciltten çıkarılır. Tedavi yine hekimin cilt ihtiyacına göre belirleyeceği seanslarla tekrar eder. Cilt elastikiyeti için sunulan protokolün önerilen seans tekrarı ise 4’türhem çapraz bağlı hem de serbest hyaluronik asitten oluşan bir cilt yenileme ürünüdür. Çapraz bağlı hyaluronik asit ciltteki kırışıklıkları doldururken serbest olan formu cildi nemlendirir ve kollajen yapımını uyarır.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >>www.somondnaasisi.com

 

Hyaluronik Asit Nedir?

PAZARTESİ

Hyaluronik Asit; insan eklemlerinin içinde bulunan ve onun kayganlığını sağlayan özel bir proteindir. Aynı zamanda vücuttaki lifler ve tendonlar gibi bağlayıcı dokularda da mevcuttur. Hyaluronik Asit; deride jel benzeri bir yapıdadır ve derinin ikinci tabakası olan dermiste kollajen ve elastin lifler arasında kalan alanı doldurur. Zaman içerisinde biyolojik olarak azalır ve bu sebeple cilt sıkılığını kaybeder. Sonrasında ise ciltte kırışıklıklar ortaya çıkar. Yaşlanma belirtileriyle savaşmak için derideki hyaluronik asidin yenilenmesi gerekmektedir.

Deriye dışarıdan takviye edilen asidin, çapraz bağlanma sonucu deride uzun süre yaşaması ve jel yapıda suda çözülmeyen bir özellikte olması nedeni ile deride uzun sure kalması mümkündür. Araştırmalar sonucunda Hyaluronik Asit kullanımının, çoğu insanda tedavi edici olduğu saptanmıştır. Bu yüzden düzenli olarak Hyaluronik Asit kullanılması gerekmektedir.

Hyaluronik Asit eklem rahatsızlıklarında ağız yoluyla alınmasının yanı sıra enjeksiyon yöntemiyle cildi nemlendirme ve cilt kırışıklıklarını açmak amacıyla da uygulanır.

Cilde uygulanan Hyaluronik Asit; Cildi yoğun bir şekilde içten dışa doğru nemlendirir. Kırışıklıkları düzgünleştirerek yaşlılık etkilerini azaltır.

Pek çok kişi ciltteki hiyalüronan miktarını artırmak için, bazı kremler ve serumlar kullanmaktadır. Ancak bu ürünlerin dermise ulaşmak için çok düşük bir şansları vardır. Hyalüronik asit içeren cilt kremleri ancak dermise ulaştıklarında etkilidir. Bu sebeple kullanılan hyaluronik asitli ürünlerin teknolojisine dikkat etmek gerekir.

Renovasy Dermokozmetik ürünlerden “Rejuvenating Serum “un içeriğinde de hyaluronik asit bulunmaktadır. Bu serumu diğer hyaluronik asit içerikli ürünlerden ayıran en büyük özelliği 3 farklı molekül ağırlığına sahip olmasıdır. Bu sayede ciltte hücresel yenileme sağlanır. Cilt yoğun olarak nemlendirilir. Sakmanları giderilir, kırışıklıkların görünümünü azaltır ve cilde aydınlık ve parlak bir görünüm kazandırır.

Renovasy Rejuvenating Serum Şubat Ayı Boyunca 1 Adet alımda 1 Adet Hediye kampanyasıyla sizlerle!

Ürüne hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> 

Ürünü Satın Almak için tıklayın >> 

Anti-Aging Kremlerde Peptidlerin Rolü

Kremleriniz içindeki en değerli madde! Artık bilinçli tüketici alacağı cilt bakım ürünlerinde mutlaka içeriği okuyor ve içeriğini bilmediği ürünleri kullanmaktan kaçınıyor. Anti-Aging bakımlarda peptid içerikleri ise son dönemin en çok tercih edilen içeriği hale geliyor. Bunun da nedeni cildimiz için yeni ve yararlı birçok maddenin hayatımıza girmiş olması. İşte peptid de bu maddelerden biri; hatta en önemlisi. Bu konu hakkında birçok şey söyleniyor, yazılıyor, çiziliyor ama kimse maalesef detaylı bilgiye sahip değil. Bu nedenle uzmanların konu hakkındaki bilgilerini aktarmak istedik.

Peki nedir bu peptidler ve cilde ne gibi yarar sağlarlar?

Proteinler ve bunların içeriğinde bulunan peptidlerin kozmetik amaçlı kullanımı çok eski çağlara dayanıyor. Babilliler, Mısırlılar, Romalılar, Çinliler ve Hintliler cilt ve saç bakımında süt, soya unu ve yumurta akı gibi protein içeren maddeleri yüz maskesi hazırlamak için kullandıkları biliniyor. 20. yüzyıla gelinceye kadar bu maddeler herhangi bir işlemden geçirilmeden kozmetik madde olarak kullanılmıştır. Kozmetik ürünlerde proteinlerin saf olarak kullanımı 1950’li yıllarda başlamış. 1960’lı yılların başında peptid ve protein moleküllerinin deri ve saça bağlanabildiği bulunmuş. 2000’li yıllarda, peptidlerin cilt üzerindeki olumlu etkileri gündeme gelmiştir. Cilde sadece nemlendirmek yerine, kaybolmaya başlayan elastikiyetini yeniden kazandıran, ince çizgi ve kırışıklıkları gidermeye yarayan, kollajen üretimini tetikleyen, ton farklılıklarını gideren ve aynı zamanda nemlendirme fonksiyonunu gerçekleştiren peptid içerikli ürünler, kozmetiklerin yerini almaya başladı.

Kullanılacak cilt bakım ürünlerinde içeriğin önemi bu sebeple son yıllarda biraz daha artmıştır. Ambalaj yerine içeriği ve fayda sağlayan ürünlerin tercih edilmesi gerekliliği artık kullanıcılar tarafından da kabul görmüştür.

İçerdiği peptidler sayesinde anti-aging tedavilerde etkin rol oynayan bu kremler, kişilerin yaşlanma süreçlerinin kontrol edilmesine yardımcı olur.

Renovasy Dermokozmetik Ürünleri Hakkında detaylı bilgi için >> www.renovasy.com

Alışverişe Başlamak için Tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com

RENOVASY 3 AL 2 ÖDE KAMPANYASI

Yoğun nem desteği sayesinde daha sağlıklı ve genç bir cildin ortaya çıkmasını sağlayan. Ayrıca sunduğu anti-aging tedavi ile cildi onarıp yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunan Renovasy Dermokozmetik Ürünleri Kaçırılmayacak bir kampanya ile yine sizlerle!

RENOVASY 3 AL 2 ÖDE KAMPANYASI

shop.optimusmedikal.com sitesi üzerinden yapacağınız tüm alışverişlerinizde geçerlidir!

DETAYLAR İÇİN WEB SİTEMİZİ ZİYARET EDİN! >>> http://shop.optimusmedikal.com/KAMPANYA,DP-62.html

Cilt Kuruluğu Nasıl Önlenir?

Cildinizin kurumasını önlemenin yolu cildin kurumasına neden olan faktörlerin bilincinde olmaktan geçer. Peki cildi kurutan faktörler nelerdir?

Sıcak su kullanımı: Banyo yaparken ılık suyu tercih edin. Sıcak su, cilde nemini veren cildin doğal yağlarını daha çabuk azaltır.

Kozmetik ürünler: Sabunlar ve alkol içeren hijyen ürünleri cildi kurutabilir. Daha çok parfümsüz, alkolsüz ve nemlendiricili ürünlere yönelmelisiniz. Hijyen bakımından oldukça rağbet gören antibakteriyel sabunlar da cildi kurutan ürünlerdir.

Kimyasallardan korunun: Deterjan, aseton ve kimyasallarla sık temastan kaçının.

Duşta uzun süreli kalmak: Eğer her gün duş alıyorsanız, duşta kaldığınız süreyi 10 dakika ile sınırlamaya çalışın. Daha fazlası cildin susuz kalmasına yol açabilir. Cilt kuruluğu sorunu olanlar günde bir kereden fazla duş almasa daha iyi olur.

Ortamın nemi: Evinizdeki havayı nemli tutmanız cildinizin kurumasını da önleyecektir. Bu sebeple nem cihazı kullanmak bu sorunun üstesinden daha kolay şekilde gelmenizi sağlayacaktır.

Soğuk havaya: Soğuk ve kuru havalar cilt kuruluğu şikayetinin başlıca nedenleri arasındadır. Soğuk havada ellerinizi ve yüzünüzü örtmeye özen gösterin. Bu şekilde dudak ve el çatlamalarının önüne geçebilirsiniz.

Sabunla temizleme: Eğer cildiniz çok kuruysa, sabun veya benzeri bir ürünle yüzünüzü günde sadece bir defa, geceleri temizleyin. Sabahları yüzünüzü sade, soğuk suyla yıkayın.

Susuz kalma: Alkol alımı ya da fazla terleme gibi nedenlerden dolayı vücut su kaybettiğinde, mutlaka bol bol su içilerek vücudun susuz kalması engellenmelidir. Bunun dışında gündelik hayatta da yeteri kadar su içmeye özen gösterilmelidir.

Giysiler: Cildin nefes almasını sağlayacak pamuklu, ipekli kumaşlar cildin tahriş olmasını, kurumasını önler. Giysiden söz açılmışken kullandığınız deterjanın da boya veya parfüm içermemesi önerilir. Bu tür ürünler yine cildi tahriş edebilir.

Beslenme: Cilt kuruluğunu engellemek için dikkat edilmesi gereken en önemli nokta, bol su tüketimidir. Sadece suyla değil, bitki çayları ya da meyve sularıyla da gerekli sıvı ihtiyacı karşılanabilir. Özellikle bol meyve ve sebze tüketimi, cilt sağlığı için gereklidir.

Peptid içerikli cilt bakım ürünleri için tıklayın >>> www.renovasy.com

Peptid içerikli nem maskesi için tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Anti-Aging-Mask,PR-6.html

Somon DNA Aşısı hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Renovasy Dermokozmetiklerde Kaçırılmayacak KAMPANYA

Etkin Anti-Aging Bakım Sunan Tüm Renovasy Ürünleri Kısa Bir Süre İçin;

2 ÜRÜN ALIMINA 1 ÜRÜN HEDİYE!

Kampanya tüm Renovasy Dermokozmetik Ürünlerin Online Satışında Geçerlidir. Detaylı Bilgi ve Satın Alım İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Güneş Lekeleri Neden Oluşur?

PAZARTESİ

Yaz başında tatil, deniz, kumsal ve güneş büyük heyecan yaratırken, yaz sonunda bu heyecan yerini güneş lekeleri derdine bırakır. Güneş lekeleri nasıl oluşur? Güneş lekeleri çıkar mı? Güneş lekelerinden korunmak mümkün mü?…

Yazın bronzlaşmak için büyük çaba harcayanlar özellikle kadınlar, tatil dönüşlerinde ciltlerinde oluşan güneş lekelerinden şikayet etmeye başlıyor. Uzmanlar, lekelerin, cildin sürekli güneşe maruz kalındığı zamanlarda oluştuğuna dikkat çekiyor. Cilt rengini oluşturan hücrelerin UV ışınlara daha fazla maruz kaldıkça dinlenme durumunda geçirdikleri sürenin giderek kısaldığını, bu hücrelerin ürettiği pigmentlerin cillte koyu renkleri oluşturduğunu belirtiyorlar.

Lekelere UVA ve UVB Işınları Sebep Oluyor

Uzmanlar, cilt lekelerinin oluşumunda güneş ışığının değil, güneş ışınları ile dünyamıza ulaşan ve ozon tabakasından süzülüp gelen UVA ve UVB ışınlarının etkili olduğunu söylüyor.

Uzun süre UV radyasyonuna maruz kalmanın ciltte bir yangı sürecini başlattığı, bunun yanında arabanızdan evinize sokakta yürüdüğünüz kadar kısa süreli güneşe maruziyetin bile bu süreci başlatabildiğine değiniliyor.  Bunun sonucunda ciltte altı dokularda ödem, kaşıntı ve ağrı gibi belirtilerin oluştuğu belirtiliyor. Bunlar herkesçe bilinen güneş yanması sonucu gözlemlenen belirtiler. Vücuttaki güneş kaynaklı UV ışınlarını emen ve dağıtan melanin üreten hücrelerin bu sürecin sürekliliği nedeniyle dinlenemediği, sürekli aktif kaldığı içinde güneş lekelerini oluşturduğu belirtiliyor.

Güneş Işını, Oluşmuş Lekelerin Koyulaşma Nedeni Olabiliyor

Güneş dışında gebeliğin, doğum kontrol ilaçlarının, antibiyotiklerin, bazı ağrı kesicilerin, kozmetik ürünlerin, kumaş boyalarının, guatr hastalığı gibi hastalıkların cilt lekeleri oluşturabiliyor. Oluşmuş lekelerde güneş ışığıyla karşılaştığında koyulaşabiliyor. Gebelik döneminde oluşan lekelere “gebelik maskesi” deniyor, güneş ışınlarının bu lekelerde tetikleyici olabildiği ancak bu lekelerdeki asıl nedenin hormonal değişiklikler olduğunun altı çiziyor.

Güneşe çıkmadan önce Somon DNA Aşısı Pİ System tedavisinden önerilen protokol ışında 3 kür yaptırılması durumunda cilt güneşin hasarına karşı korunmuş oluyor. Bu tedavi ile cildin lekelenmesi, güneş hasarına bağlı olarak erken yaşlanması ve parlaklığını yitirmesinin önüne geçiliyor. Cilt alt katmanlarından destekleniyor ve yapısı düzenleniyor. 30 yaşından itibaren herkesin yaptırılması önerilen bu sistem, ilk seanstan itibaren cilde elastikiyet ve nem kazandırıyor. Cildi yapısal olarak kuvvetlendirmesinin yanı sıra cilde kaybettiği parlaklığı ve gençliği de sunuyor.

Güneş lekelerine karşı cildi korumanın ve cildi desteklemenin bir başka yolu ise C Vitamini ile tedavi etmektir. Ancak bu konuda dikkat etmeniz gereken kullandığınız C vitamini ürününün etkinliğidir. Kremlerde kullanılan C vitaminleri etkinliğini tam olarak gösteremezler. C vitamininin etkinliğini yüksek oranda gösterebilmesi için Nano teknoloji ile üretilmiş olmasına dikkat etmelisiniz. Nano teknolojiye sahip olan C vitamini ürünleri ile leke ve erken yaşlanma belirtilerinin önüne geçebilirsiniz. C vitaminini düzenli kullanarak mevcut lekelerinizin ve kırışıklıklarınızın da iyileşmesini sağlayabilirsiniz.

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Nano Teknolojiye sahip C vitamini ürünü hakkında detaylı bilgi ve satın alım için tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Vitamin-C-Power-Touch,PR-12.html