Aylar: Eylül 2016

Göz Çevresi Kırışıklıklarını Giderin !

go%cc%88zc%cc%a7evresikiris%cc%a7iklig%cc%86inasilgiderilir

Göz Çevresi Kırışıklığı Nasıl Giderilir?

Göz çevresi çizgileri 20’li yaşlarda belirmeye başlar. Cilt kuruluğu, güneş ışınları, yaşın ilerlemesi, sigara ve alkol gibi sebepler dışında sıklıkla tekrarlanan mimiklerden de kaynaklandıkları için genç insanlarda da görülebilirler.
Göz Çevresi Kırışıklığı Genç Yaşlarda Oluşabiliyor !
Kazayağı olarak adlandırılan göz çevresi kırışıklıkları; yaşlı-genç, kadın-erkek neredeyse her yaştan insanın canını sıkan oluşumlardır. Cilt kırışıklıklarının, genellikle yaşlılıktan dolayı oluştuğu bilinir. Yani yaş ilerledikçe, ciltte kırışıklıklar oluşmaya başlar ve zamanla da artmaya devam eder. Ancak bu durum göz çevresindeki kırışıklıklar için pek de geçerli değildir. Göz çevresi kırışıklıkları genç yaşlarda da oluşabiliyor.
 Kazayağı kırışıklıklarının en büyük sebebi güneş ve yanlış uygulamalardır. Güneş ışığına fazlasıyla maruz kalan insanlar, hele de koruyucu olarak güneş gözlüğü takmamışsa, göz çevrelerinde bu kırışıklıkların oluşmasına sebep olurlar. Gözlerimize güneş vurduğu zaman ister istemez, gözlerimizi kısmak zorunda kalırız. İşte bu kısma hareketi, bu kırışıklıkları oluşturur. Bu durumun devamlı olması ise, kazayağı çizgilerinin kalıcı olmasına sebep olmaktadır.
 Ancak tek sebep güneş de değildir. Kışın, karlı mekânlarda gözlüksüz dolaşmak da bu duruma sebep olmaktadır. Kar beyaz olduğu için, yere gelen güneş ışıkları, yerden yansıyarak gözlerimize vurur. Bu da yine gözlerimizi kısmamıza sebep olur ki, bu durumda da kazayağı kırışıklıkları oluşur.
   Bunların yanında, uyuma şekliniz de bir sebep olarak sayılabilir. Yüzünüzün üstüne uyuduğunuz zaman bu ihtimal artmaktadır. Sırt üstü yatarsanız sadece göz kırışıklıklarını değil, diğer yüz kırışıklıklarını da önlemekte etkili bir uygulama yapmış olursunuz.

Göz Çevresi Kırışıklıklarını Engellemek İçin Neler Yapılmalıdır?
Yukarıda da belirttiğimiz gibi bu oluşumların en büyük sebepleri, güneş, kar ve uyuma şeklidir. Bu etkenleri göz önünde bulundurursak, göz kırışıklıklarını engellemek için şunları yapabilirsiniz.
-Güneş ışığına fazla maruz kalmayın. Böyle bir durum yaşamak zorunda kalsanız dahi güneş gözlüğü ve şapka kullanmaya özen gösterin.
-Karlı havalarda da aynı durum söz konusudur. Kar gerçekten de göz sağlığına fazlasıyla zarar vermektedir. Hem göz sağlığınızı korumak hem de göz çevresi kırışıklıklarını engellemek için güneş gözlüğü kullanın.
-Mümkün olduğunca, yüzünüzün üstüne uyumayın.
-Gözlerinizi kısmayı bilmeden kendinize bir alışkanlık haline getirdiyseniz, bu alışkanlıktan vazgeçmeye çalışın.
-Stresten, dertten, kederden uzak durun. Olaylara iyi açıdan bakın.

Göz çevresi derisini geçleştirmek, kırışıklık ve sarkmaları gidermek için;

Renovasy “Eyes Contour Cream” yüksek konsantrasyondaki trehaloz sayesinde, göz çevresini yoğun biçimde nemlendirir ve yaşlanmayı geciktirici etki gösterir. Aynı zamanda cilt yapısını güçlendirerek koyu halkalarla mücadele eder. Mikro dolaşımı artırıcı buğday proteinleri ile göz çevresindeki şişlik ve koyu halkaları yok eder, deriye canlılık ve parlaklık kazandırır. Jojoba yağı ile kırışıklıkları gidermeye yardımcı olur. İçerdiği yoğun büyüme faktörleriyle kollajen sentezini harekete geçirerek cildi güçlendirir ve serbest radikallere karşı korur.

Göz çevrenizdeki koyu halka, kırışıklık ve şişkinliğe veda etme vaktiniz geldi!
Düzenli kullanım sonrasında sonuç, elastikiyeti artmış, daha iyi tonlanmış ve derin nemlendirilmiş bir göz çevresidir.
Ürün, göz çevresine dairesel hareketlerle, nazikçe masaj yaparak uygulanır. Maksimum sonuç için sabah/akşam düzenli kullanım önerilir.
Renovasy “Eyes Contour Cream” >> http://www.renovasy.com
Peptid İçeren Ürünlerle İlgili detaylı Bilgi için Tıklayın >> www.renovasy.com
Reklamlar

Göz Çevreniz İhmale Gelmez !

go%cc%88zc%cc%a7evresinedenkiris%cc%a7ir

Göz Çevresi Neden Kırışır ?

Göz altı kırışıklıkları yaşla birlikte gelen, bazen cilt tipine göre daha çok veya az oluşan, beslenme, yaşam tarzı ve stresle yakından ilgili, pek çok kişinin problemidir. Yaşlandıkça cildimiz incelir ve esnekliğini kaybettiği bölgelerde kırışıklıklar başlar.

Göz altlarının kırışmasının ana nedeni; Sürekli tekrarlanan (örneğin gülümseme) yüz hareketleri olsa da düzensiz uyku ve beslenme, sigara ve alkol tüketimi, cilt bakımına özen göstermeme gibi diğer faktörlerin etkisi de göz ardı edilemez. Nedeni ne olursa olsun kırışıklığa kolajen eksikliği yol açar. Kolajen azaldıkça kırışıklıklar daha kolay oluşur.

Göz Çevresi Kırışıklıkları Nasıl Geçer?

Kırışıklıkların oluşma hızını yavaşlatmak için geç kalmış sayılmazsınız. Düzenli bir beslenme programı oluşturup özellikle antioksidan işlevi gören sebze ve meyveleri tüketmek size yardımcı olacaktır. Bu sağlıklı gıdalardan cildin kendini toparlaması için gerekli vitamin ve mineralleri de alabilirsiniz.

Her sağlık sorunu için tavsiye edilen düzenli egzersiz göz altı kırışıklıklarını azaltmak içinde geçerli. Egzersiz kaslarınızı ve cildinizi sıkılaştırır. 

Uyku düzeniniz bozuksa ya da gerekenden az uyuyorsanız kırışıklıklar artacağı gibi göz çevresinde de morluklar ve torbalar oluşmaya başlayacaktır. Her gün yatağa aynı saatte girip tatil günleri dahil olmak üzere aynı saatte kalkarsanız vücudunuz bir süre sonra biyolojik saatini buna göre ayarlayacaktır.

Gün içinde yüzünüzü soğuk suyla bir kaç kez yıkamak gözenekleri küçültür ve cildinizi tazeler. Ayrıca kırışıklık olsun olmasın cilt sağlığını korumak için günde en az 8 bardak su içmelisiniz. Susuz kalan cilt kurur, esnekliğini kaybeder, gözenekler büyür ve kırışıklıklar artar.

Günümüzün çalışma ve şehir ortamında stresten tamamen kurtulmak mümkün olmuyor ancak stresi kontrol altına alarak cildinize vereceği zararları azaltabilirsiniz. Nefes teknikleri, spor ve yoga stresi düşürmeye yardımcıdır.

GÖZ ÇEVRENİZ İHMALE GELMEZ !

Göz altı çizgileri soluk ve yaşlı görünmenizi yol açabilir. Bu soluk görünümden kurtulmak için neler yapmalıyız?

Göz çevresindeki hassas bölgeleri nemli tutmak ve bu bölge için özel olarak üretilmiş kremleri kullanmak ilk adımınız olabilir.

  • Göz kreminizi gözün iç bölümüne yakın sürülmemelidir. Bu bölüm çok hassas olduğu için kremin göz çevresine uygulanması doğru olacaktır.
  • Göz kreminizi sürmeden önce göz çevresinin makyajdan ve kirden arındırılması gerekmektedir.
  • Göz çevresi için kullanılan temizleme ürününün içeriğinde sabun, paraben ve renklendirici madde kesinlikle olmamalıdır. Bu ürünler göz çevresine büyük hasar verir.
  • Göz kreminizin içeriğinde peptid barındırması önemlidir. Peptidler cilt yapılandırması için büyük önem taşır. Çevresel faktörlerin zararlı etkilerini azaltır ve cilt yapısını güçlendirdiğinden dolayı yaşlanma sürecini yavaşlatır.
  • Göz kremlerinin düzenli kullanımı etkisini artırması için önemlidir. Bu sebeple sabah/akşam düzenli kullanım gerekir. Hücre yenilenmesi gece 23:00’da başlar sabah 04:00’da biter bu sebeple göz kreminiz gece kullanımı daha da etkili olacaktır.
  • Kreminizi göz çevresine dairesel hareketlerle nazikçe masaj yaparak uygulamanız gerekir.

Peptid içerikli Renovasy Eyes Contour Cream hakkında detaylı bilgi için tıklayın >>>http://renovasy.com/urunler/cilt-bakim-urunleri/goz-cevresi-bakimi-cilt-uyarimi/renovasy-eyes-contour-cream/

 

Yer Çekiminin Cildinize Etkilerini Sonlandırın !

ciltelastikiyetiarttirma

Cilt Elastikiyetinin Arttırmanın Yolları Nelerdir?

 Kollajen ve Elastinin Önemi

Kollajen ve elastin seviyeleriniz, cildinizin ne kadar esnek, yumuşak ve sıkı olduğunu belirler. Yaşlandıkça, kollajen ve elastin seviyeleri azalır. Bu yüzden cildiniz, esnekliğini, sıkılığını ve pürüzsüzlüğünü kaybetmeye başlar.

Cildiniz 25 yaşına geldiğinizde, doğal olarak yaşlanmaya başlar. O zaman, eğer bu yaşın üzerindeyseniz, kollajen ve elastin seviyelerinizi ciddi olarak göz önünde bulundurun. Kollajen ve elastin ile ilgilenmek, cildinize iyi bakmanız anlamına gelir.

Kollajen ve elastinin ne olduğunu ve bu iki hayati önem taşıyan proteinin vücudunuzdaki eksikliğinin nasıl telafi edilebileceğini görelim.

 Gençlik yıllarında kollajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kollajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için ölü cilt hücrelerinin temizlenmesi gerekir. Bu sayede ölü hücrelerin yerini yenilerinin alması sağlanır. Bu da cildinizin daha birinci adımda daha sağlıklı görünmesine neden olur.

Beslenmenize Dikkat edin !

Sigara içseniz de içmeseniz de eğer düzgün bir beslenme programı uygulamıyorsanız cildiniz için gerekli C vitamini takviyesi kullanmanız tavsiye edilir. C vitamini kolajen ve elastin üretimini arttırmak için çok önemlidir. Günlük C vitamini için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır. Tabii bunu turunçgiller gibi doğal yollardan almanız daha iyi olacaktır. Diğer doğal C vitamini depoları arasında brokoli, biber ve kivi gibi askorbik asit içeren besinleri sayabiliriz.

Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein almalısınız. Proteinler elastin ve kolajen üretimi üzerinde direkt olarak etkilidir. Protein yönünden zengin gıdalar arasında peynir, süt, baklagiller, tofu, fasulye ve fındığı sayabiliriz.

Son olarak cildiniz sürekli tüm olumsuz etkenlere karşı korunmasız durumdadır ve onu korumak sizin göreviniz. Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu güneş kremi kullanın, işten eve dönünce gün boyunca yüzünüzde biriken kiri sabun kullanmadan bol su ile yıkayın, sigarayı kesinlikle bırakın ve alkol tüketimini sınırlandırın, kahve, çay, asitli içecekler ve şekeri azaltın. Tüm bunları yaparak ve dengeli beslenerek uzun yıllar cildinizin doğal parlaklığını koruyabilir ve geç kırışmasını sağlayabilirsiniz.

Cildinizin Elastin Üretimini Arttırın ve Genç ve Sıkı Cilde Dönüş Yapın!

Kollajen arttırıcı ürünlerle cildinize destek verin. Bu ürünler, kollajen seviyesinin yükselmesini sağlar. Günümüzde, bunu destekleyen molekülleri içeren cilt bakım ürünleri bulabilirsiniz.

Kollajen değerinizi yükseltmeniz ve elastin oranınızı arttırmanız gerekir ki, formda, sıkı, genç, sağlıklı bir cilde sahip olasınız!

Bu etmenlerin yanı sıra cildi destekleyen yöntemlerden de faydalanmak gerekir. Somon DNA Aşısı Pİ System, son dönemde cilt elastikiyetini arttırarak yaşlanmayı yavaşlatmasıyla öne çıkan bir tedavi yöntemidir. Bu yöntem sayesinde cilt yapısını güçlendirilir. Fibroblast sentezi sağlanır ve bağ dokuların onarımı sağlanır. Kollajen ve elastin üretimini artırarak görünür gençliğinizi geri kazanmanızı sağlar.  Somon DNA Aşısı Pİ System tedavisi kombine bir tedavidir ve 4 seans yapılması önerilir. Seans aralıklarını 7 ile 15 gün olarak hastanın cilt ihtiyacına göre doktor belirler. Her seansta kişi yüzünde gelişen elastikiyet artışını gözlemleyebilir. Ciltte tüm bunların yanı sıra parlama ve aydınlık bir ifade de ortaya çıkar.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >> www.somondnaasisi.com

 

Cilt Elastikiyetini Neden Kaybeder?

ciltelastikiyetblog

Cilt Elastikiyet Kaybı !

35 yaştan itibaren ciltte kollajen üretimi azalır ve cilt elastikiyetini yavaş yavaş kaybetmektedir. Yaş 40’ı aşınca ciltte kurumalar ve kırışıklıklar, artık fark edilmeye başlar. Zamanla, boyun ve ellerin üstünde sırt kısmında, yaşlılık lekeleri oluşmaya başlar. Yaşı elliyi aşanlar güneşte fazla kalırsa yaşlanma lekelerinin sayısı ve büyüklükleri artar, cilt dokusu daha kuru olur ve erkenden hızla kırışma gösterir.

Kolajen cildin sağlıklı görünmesi, elastin ise cilde esneklik vererek kırışmasını engelleyen vücudun ürettiği proteinlerdir. Bu iki proteinin üretimini arttırarak cildinizin sağlıklı ve kırışıksız olmasını sağlayabilirsiniz.

Kolajen Nedir?

Kolajen vücudu bir arada tutan bir proteindir. Daha çok ciltte, kemiklerde ve vücuttaki bağ dokusunda yer alır. Yapısal destek, güç ve elastikiyet sağlar ( elastin ile birlikte ). Vücutta yer alan toplam protein miktarının yaklaşık %30’unu kolajen oluşturmaktadır. Ancak yaşlandıkça kolajen üretimi azalır ve bu da cildin yapısal bütünlüğünü azaltır. Sonuç olarak da ciltte sarkmalar, çizgiler ve kırışıklıklar oluşmaya başlar.

 Elastin Nedir?

Elastin ciltte ve vücudun dokusunda bulunan bir proteindir. Cildin esnek ama sıkı kalmasına yardımcı olur ve tutulup çekildikten sonra derinin tekrar eski haline dönmesini sağlar. Eğer ciltte yeterli miktarda elastin varsa deriyi tutup çektikten sonra deri eski haline geri döner.

 Kolajen ve Elastin Üretimini Arttırmanın Yolları

Gençlik yıllarında kolajen ve elastin üretimi ile depolanması en üst düzeyde olduğu için cildimiz sağlıklıdır ve kırışmaya karşı direnir. Yıllar ilerledikçe bu iki protein vücut tarafından daha az üretilmeye başlar ve cildimiz beslenme, hava kirliliği ve benzer olumsuz koşulların etkisiyle soluklaşmaya ve kırışmaya başlar. Bu gibi olumsuzluklara karşı cildimizi korumak için kolajen ve elastin üretimini arttıran yollar bulmamız gerekir.

Öncelikle iyi bir cilt yüzeyi elde edebilmek için yapılması gerekenler,

  • Sigaradan uzak durun.
  • Beslenme programınıza C vitamin takviyesi yapın.
  • C vitamini kollajen ve elastin üretimini arttırır. Günlük C vitamin için tavsiye edilen miktar 500 miligramdır.
  • Günlük beslenmenizde mutlaka yeterli miktarda protein alın.
  • Proteinler elastin ve kolajen üretiminde çok etkilidir.
  • Asitli içeceklerden uzak durun.
  • Güneşe çıktığınızda mutlaka koruyucu kreminizi kullanın.
  • Son olarak gün içinde yüzünüzde biriken kirleri sabun kullanmadan duru bir şekilde bol su ile yıkayın.

Cilt Elastikiyetini Arttırmak için Pİ System ;

Cildinizin sağlıklı, parlak görünmesini ve kırışıklıkların derinleşmeden olabildiğince geç oluşmasını istiyorsanız Estetik dermatolojide kliniklerde profesyonel olarak, elastikiyet kaybına karşı birçok işlem yapılıyor. Ancak Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi ve Somon DNA Aşısı son dönemlerde yapılan en etkili ve en popüler uygulamalardan.

Cildinizin elastikiyet kaybı şiddetli ise Somon DNA Aşısı ve Cilt Onarım sistemini kombine olarak uygulatmak daha etkin bir sonuç almanızı sağlayacaktır.

Somon DNA Aşısı cildin yapısını kuvvetlendirerek cilt yaşlanmasını yavaşlatır. Elastin ve kollajen sentezlenmesini sağlar, fibroblastların tirofizmini artırır Böylece cildin sıkılığını ve sağlamlığını artırarak ciltte gerginlik ve lifting yaratır. Somon DNA Aşısında tedavi seansını cilt ihtiyacına göre hekim belirler.

Hangi Bölgelere Uygulanır ?

 Alın / Kaş Ortası
 Gözler ve Ağız çevresi
 Yüz / Boyun / Dekolte / El Üzerleri.

Ancak önerilen 4 seanstır. Genç ve olgun ciltler için farklı protokoller sunan bu uygulama, deri altına enjeksiyon yöntemiyle yapılır.

Fakat çok daha belirgin ve ciddi sarkmalarda estetik cerrahi işlemlere de başvurmak gerekebilir.

Etken maddeler içeren biyodinamik cilt onarım sistemi de cilt esnekliği sağlar, lifting etkilisi ile sarkma karşıtı bir cilt onarımı sunar. Bu sistem ise topikal yani cilt yüzeyinde yapılır. Cilt ihtiyacına yönelik hazırlanan karışım yüze sürülür ve yarım saat sonra peel off şeklinde ciltten çıkarılır. Tedavi yine hekimin cilt ihtiyacına göre belirleyeceği seanslarla tekrar eder. Cilt elastikiyeti için sunulan protokolün önerilen seans tekrarı ise 4’türhem çapraz bağlı hem de serbest hyaluronik asitten oluşan bir cilt yenileme ürünüdür. Çapraz bağlı hyaluronik asit ciltteki kırışıklıkları doldururken serbest olan formu cildi nemlendirir ve kollajen yapımını uyarır.

Peptit İçerikli Kremlere Ulaşmak için Tıklayın >>> www.renovasy.com

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi Almak İçin Tıklayın >>www.somondnaasisi.com