Aylar: Aralık 2015

Boyun/Dekolte Yaşlanması Nasıl Önlenir?

 

Boyun ve dekoltede meydana gelen yaşlılık izleri özellikle, yatay çizgiler ve sarkma olarak ortaya çıkar. Bu hasarlar kişiyi bir anda olduğundan 10 yaş daha yaşlı göstermeye yeter. Boyundaki dikey bantlar, özellikle gırtlak bölgesinin iki yanında oluşur. İki yanda oluşan bu bantlar boynun çukur yüzeyi etrafında kasılan Platysma kası ile oluşur. Genç bir görünüm için sağlıklı görünen bir boyun şarttır. Boyun ve dekolte bölgesinde deformasyonlar başlamadan önlem alınması gerekir. Aksi takdirde tedavisi zordur. Peki boyun yaşlanmasını yavaşlatmak için hangi yöntemler etkilidir?

Cilt Bakımı: Genellikle kişiler yüzlerine verdikleri önemi boyun ve dekolte bölgesine göstermezler. Bu da zaman içinde bu hassas bölgenin deformasyonlarını daha belirgin hale getirir. Çoğu kişinin yüzleri, boyun ve dekolte bölgelerine göre daha sağlıklı ve genç durmaktadır. Bunun sebebi de bu bölgelere yeterli bakımın yapılmıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle boyun ve dekoltede sarkma ve çizgiler oluştuğunda kişiler bu bölgenin önemini anlamaktadır. Günlük bakım rutininde mutlaka krem, serum ya da maskeleri boyun ve dekolte bölgelerine de sürmeyi unutmamalıyız. Böylece bu hassas bölgelerinde günlük ihtiyaç duyduğu bakımı karşılamış oluruz. Kullanılan ürünlerin içeriğinde peptid olması ayrıca önem taşır. Çünkü peptid içerikli ürünler cildi sadece nemlendirmekle kalmaz aynı zamanda cildin bozulan yapısının düzeltilmesine de yardımcı olur. Aynı zamanda cildi çevresel faktörlerin zararlarında da kurtarır. Kullanılan ürünlerin düzenli kullanımı da son derece önem taşır. Bunun yanı sıra ihtiyaca göre birçok farklı yöntemden de yararlanılabilir. Masaj da boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra peptid içerikli nem maske ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.

F.I.T Peel: F.I.T Peel bir çeşit kimyasal peeling yöntemidir. Ancak teknolojisinden dolayı kimyasal peeling de görülen olumsuzluklar bu yöntemde görülmemektedir. F.I.T Peel cildin yenilenmesi için etkin bir anti-aging yöntemidir. İnce kırışıklık ve hafif koyu renklerde çok iyi bir sonuç sağlar. Daha derin kırışıklıklar ve güneş/yaşlılık lekelerinde ise görünümü azaltabilir ancak boynun tam tamiri için Somon DNA Aşısı Pİ System ile tedaviyi mükemmelleştirmek mümkündür.

Tüm bu tedavilerde önemli olan; konusunda uzman bir doktorla boyun yaşlanmasına neden olan sorunun tespit edilip sonrasında tedavinin belirlenmesidir. Estetik Medikal terapilerin hepsinde olduğu gibi sonucun kalıcılığı; alkol-sigara içme, az su tüketimi, aşırı güneş maruziyeti, solaryum, aşırı kilo kaybı gibi etmenlerle kısalır, kollajen bakımlar, iyi ve düzenli beslenme ve kimyasallardan uzak durma, doğru güneş koruyucu ve nem arttırıcı ürünlerle uzar. İyi bir hekim boyun bölgenizin tedavisi sırasında dekolte ve el bölgenize de aynı işlemleri uygulayarak gençliğinizin bir bütün olmasını sağlar. Unutulmamalıdır ki sağlık ve gençlik bir bütündür.

Somon DNA Aşısı Pİ System: Cildinizin yaşlanmasını engellemek için alınacak en büyük önlem şüphesiz Pİ System yöntemidir. Bu sistem sayesinde cilt yapısı güçlendirilerek cildin yaşlanmaya karşı dirençli hale gelmesi sağlanır. Yaşlanmaya sebep olan nem ve elastikiyet kaybı, Somon DNA Aşısı ile giderilir. Sistem uygulaması sonucu cilt yoğun neme kavuşur. Cilt çevresel faktörlerin olumsuz etkilerinden korunmuş olur. Özellikle kollajen kaybı ve baş eğme mimiği ile oluşan yatay boyun çizgileri Somon DNA Aşısı Pİ System ile etkin biçimde tedavi edilir. Somon DNA molekülleri ve Hyaluronik Asit’in kombine olarak kullanıldığı bu sistem, 4 seans olarak uygulanır. Uygulama ile kollajen yapı desteklenir ve cildin nemi ve elastikiyeti arttırılır. İlk seanstan itibaren cildin iyileşmesi görülür. Seanslar bittikten sonra cildin yapısındaki belirgin iyileşme ve aydınlanma dikkat çeker. İnce çizgilerin görünümünde düzelme ve cilt yapısında elastikiyet artışı gözlemlenir. Elastikiyet artışı sayesinde cildin sarkmaları da toparlanmış olur. Sistem yüz, boyun/dekolte ve el gibi bölgelere uygulanarak yaşlanma izlerini bir bütün olarak ele aldığından da tercih edilen bir yöntem olarak karşımıza çıkar. Yöntemi hem yaşlanmayı yavaşlatıcı bir önlem olarak hem de hasarlanmaları tedavi eden bir sistem olarak değerlendirebilirsiniz.

 Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Peptid İçerikli Güçlü Anti-Aging Bakım Ürünleri İçin Tıklayın >>> www.renovasy.com

Reklamlar

Boyun/Dekolte Yaşlanmasının Nedenleri?

 

Boyun ve etrafındaki cilt ve dokular hassas yapıdadır; incelme, sarkma ve belirgin kırışıklıklar gibi yaşlanma belirtilerini göstermeye duyarlıdır.  Daha da kötüsü, bu bölge, nemlendirici, güneş koruyucu ve benzeri diğer cilt bakım ürünlerini ta ki yaşlanma belirtilerinin net bir şekilde ortaya çıkışına kadar fark etmeyip, uygulamayı unuttuğumuz bir bölgedir.

Boyun/ Dekolte Yaşlanmasını Etkileyen Faktörler

  1. Dik Durmak Önemli

Gün boyunca başımızı eğeriz. Her türlü işi yaparken; okurken, yazarken, düşünürken, bilgisayar başında boynumuz daima öne doğru eğilir. Sonunda kat kat kırışır ve yatkın olanların gıdıları da büyür. Masa başında, saatlerce başımız öne eğik olarak çalışmak hem kırışıklık, hem de kireçlenme açısından sakıncalıdır. Siz en iyisi başınızı daima dik tutun. Bunu sağlamak için sırt ve omuzlarınızı da dik tutmanız gerekir ki, bu bütün duruşunuzu ve vücut dilinizi olumlu yönde etkiler.

  1. Yatış Şekline Dikkat

Yüksek yastıklar yüzümüzün ve boynumuzun kırışmasına hatırı sayılır katkıda bulunur. Bunu önlemek için uzmanların önerdiği en büyük tavsiye, yastıksız ve sırt üstü yatmanızdır. Uykuda durmadan sağa sola dönerseniz cildinizde yastık izleri kalır. Bu izler zaman içinde yer edip kırışıklık haline gelir. Saten bir yastık kullanırsanız izler azalır ama yine de zamanla basınçtan oluşan çizgiler oluşabilir. Vücudunuzun şeklini alan visco yastıklar hem yüzünüzü hem boynunuzu katlanmaktan korur. Sırtüstü uyumak için, seyahatlerde kullanılan ve boyuna takılan şişme yastıkları da kullanabilirsiniz. En azından bir havluyu kıvırarak boynunuzun altına koyabilirsiniz. Bu önlemler hem sağa sola dönmenizi azaltır, hem omurganızı dinlendirir hem de boyun, dekolte ve yüzünüzde kat yerleri oluşmasını önler.

  1. Güneş Büyük Düşman

Boyun ve dekoltemiz güneşte en kolay kuruyan, lekelenen ve kırışan bölgemizdir. Güneş ve aşırı solaryum etkisini ilk önce boyunda gösterir. Boyun derisi kısa sürede kalınlaşır, kabalaşır ve kırışır. İşin garip tarafı yüzümüze kat kat kremler süreriz ama birçoğumuz boyun ve özellikle dekoltemizi bu bakımdan mahrum ederiz. Oysa güneşten koruma, yüz temizleme ve nemlendirme adına yaptığımız her şeye hatta Peelingler ve maskelere boyun ve üst dekoltemizin de ihtiyacı vardır. Geçen hafta araba kullanırken boynumuzun, dekoltemizin savunmasız bir halde güneşe maruz kaldığına hatta eşit olmayan bir şekilde tek taraflı yandığına değinmiştim.

  1. Parfümler

Parfüm şişesini elimize aldığımızda ilk yaptığımız hemen boyun kenarlarına ve göğsümüze sıkmaktır. Oysa parfüm, güneşe karşı hassasiyetimizi ciddi ölçüde artırır. Özellikle yaz aylarında, boyun bölgesine parfüm sürmeyin. Boyun ve göğüsteki lekelerin çoğu parfümlerin eseridir. Geceleri parfüm sürdüğünüzde sabah duş almadan güneşe çıkmayın.

  1. İnce Uzun Boyunlar Daha Şanslı

Boynumuzun doğal şekli kırışıklığın oluşumunda çok etkilidir. Kalın ve kısa boyunlarda çocukluktan itibaren, hafif yatay çizgiler oluşmaya başlar. Bu çizgiler giderek derinleşir. Hele çene küçükse boyunda şekil bozulmaları ve gıdı daha fazla dikkat çeker. İstenirse çene dolgu veya protezle büyütülüp kamufle edilebilir. Yuvarlak yüzlerin boynu genellikle kısadır. İnce, uzun boyunlar hareketten daha az etkilendikleri için daha geç kırışırlar ve bütün tedavilere daha iyi yanıt verirler.

  1. Eksik Bakım

Genellikle kişiler yüzlerine verdikleri önemi boyun ve dekolte bölgesine göstermezler. Bu da zaman içinde bu hassas bölgenin deformasyonlarını daha belirgin hale getirir. Çoğu kişinin yüzleri, boyun ve dekolte bölgelerine göre daha sağlıklı ve genç durmaktadır. Bunun sebebi de bu bölgelere yeterli bakımın yapılmıyor olmasından kaynaklanmaktadır. Özellikle boyun ve dekoltede sarkma ve çizgiler oluştuğunda kişiler bu bölgenin önemini anlamaktadır. Günlük bakım rutininde mutlaka krem, serum ya da maskeleri boyun ve dekolte bölgelerine de sürmeyi unutmamalıyız. Böylece bu hassas bölgelerinde günlük ihtiyaç duyduğu bakımı karşılamış oluruz. Kullanılan ürünlerin içeriğinde peptid olması ayrıca önem taşır. Çünkü peptid içerikli ürünler cildi sadece nemlendirmekle kalmaz aynı zamanda cildin bozulan yapısının düzeltilmesine de yardımcı olur. Aynı zamanda cildi çevresel faktörlerin zararlarında da kurtarır. Kullanılan ürünlerin düzenli kullanımı da son derece önem taşır. Bunun yanı sıra ihtiyaca göre birçok farklı yöntemden de yararlanılabilir. Masaj da boyun için çok yararlıdır ve mevsimi olmayan etkili bir tedavidir. Masaja cilt pembeleşinceye kadar devam edilmeli, sonra peptid içerikli nem maske ile cildi dinlendirmeye geçebiliriz.

Aynı zamanda yüzümüz için yapılan peeling sistemleri de yine boyun ve dekolte için de uygulanabilir. Özellikle son dönemde uygulanan kişilerin konforunu arttırdığı için çok tercih edilen Renovasy F.I.T Peel uygulaması bu bakım için önerilebilir.

Boyun ve Dekolte Bölgesini Değerlendirmek

“Cilt Yaşlanması” bir çok farklı sebebin veya kombinasyonlarının varlığını gösterebilir. Hangi tedavinin sizin için doğru  olduğunu belirleyebilmek için; hangi sebebin sizdeki cilt yaşlanmasına neden olduğunu belirlemek veya birkaç sebep varsa en belirgin olan sebebin tamirini planlamak gerekir. Boyun cildindeki yaşlanmanın en belirgin iki sebebi kırışıklıklar ve güneş hasarıdır. Bununla birlikte boyun derisi yüz ve dekolte bölgesindeki deriye göre daha incedir, bu nedenle kollajendeki (cildin su tutmasını, elastik, esnek ve genç görünmesini sağlayan temel protein) azalma boyun bölgesinde daha belirgin bir etkiye sahiptir ve cildin kırışıklık, koyu renk lekelenme, sarkma ve katlanmalara karşı hassas olmasına neden olur.

40 Yaş Sonrasına Dikkat!

Boyundaki kas bantları platsma denilen çok ince kas yapısının boyun hareketi, konuşma, mimik gibi etkenlerle ayrışması anlamına geliyor. Bu bant oluşup, kas yapısı ayrıştıkça boyun estetiği kaybediyor. Boyundaki bu kısalma çene ve boyun arasında açıyı da etkiliyor. Özellikle 40 yaş sonrası boyun ve çene açısı genişlerken konturu de azalmaya başlıyor. Bu da özellikle yan profilde bozulmaya neden oluyor. Daha yaşlı ve kilolu bir görünüm ortaya çıkıyor. Boyun bölgesindeki bu sorun ortaya çıkmadan önce tedbir alınması önemlidir. Aksi takdirde tedavisi zor olacaktır. Kırışıklık oluştuktan sonra sadece krem ve losyonlar yeterli olmaz. Çok ilerlemiş sarkmalarda ise iğneli yöntemlerde yetersiz kalacaktır.

Konusunda Uzman Bir Doktora Danışın!

Eğer boyun ve dekoltenizdeki sorunlar ortaya çıkmış ve estetik görüntünüzü bozacak boyuttaysa artık bir doktora danışmak birçok açıdan önemlidir.

Boyun Gençleştirme

Boynumuzu gençleştirip güzelleştirmenin birçok yöntemi var. Ama her şeyden önce günlük bakım, yatış şekli ve güneşten koruma gelir. Boyun ve dekoltede deformasyonlar meydana gelmeden önce önlem almak ve bu bölgelerin yaşlanmaya karşı dirençli hale gelmesini sağlamak istiyorsanız Somon DNA Aşısı Pİ System’e uygulaması yaptırabilirsiniz. Bu sistem sadece oluşumu engellemek için değil oluşmuş hasarları tedavi etmek için de uygulanmaktadır ve çok etili sonuçları vardır. Bu sistem son dönemin en yaygın ve güvenilir uygulamasıdır. Aynı zamanda yarattığı kullanıcı memnuniyeti de uygulamaya olan ilgili arttırmıştır. Boyun ve dekolte yenilemesi için protokolde önerilen uygulama sayısı 4 ‘tür. Ancak ilk seanstan itibaren iyileşme gözle görülür biçimde olacaktır. Seans aralıkları cildin ihtiyacına göre 7/15 gün aralıklarla yapılmalıdır. Uygulama sonrası cilt yaşlanmaya karşı güçlendirilmiş olur. Sistem, cildin nemini ve elastikiyetini yoğun biçimde arttırır, böylece ciltte meydana gelen çizgiler ve sarkmalar iyileştirilir. Cilt deformasyonları giderilerek cildin sağlıklı ve canlı forumunu geri kazanması sağlanır.

Somon DNA Aşısı Pİ System Hakkında Detaylı Bilgi İçin Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Peptid İçerikli Güçlü Anti-Aging Bakım Ürünleri İçin Tıklayın >>> www.renovasy.com

Kışın Cildiniz Renovasy’e Emanet

CUMARenovasy cildin ihtiyacı olan yoğun bakımı sunmaktadır. Renovasy ürünleri sadece nemlendirmek için değil cildi yapısal olarak onarmak, korumak ve güçlendirmek için etkin bir bakım sunmaktadır. Son dönemde anti-aging ürünlerde en etkili içerik olarak karşımıza çıkan peptidler yani büyüme faktörleri, Renovasy ürünlerinin temelini oluşturur.

Neden Büyüme Faktörleri?

Büyüme faktörlerinin cildimizdeki en önemli görevi, yara tamirinin yanı sıra, cildin temel hücrelerinin ve dokularının üretimini sağlamasıdır. Özellikle yaşlanma sürecinde yok olan dokuyu yerine getirmede etkili olan büyüme faktörleri yeni hücrelerin oluşumunu tetikler. Aynı zamanda ciltte zamanla azalan kollajen, hyalüronik asit, elastin fibriller gibi cildin yapıtaşı maddelerinin yeniden üretimine de yardımcı olur. Topikal uygulanan büyüme faktörleri başlıca dermiste fibroblastların ve keratinositlerin çoğalmasını hızlandırır ve böylece dermal rejenerasyon sağlar.  Cilt rejenerasyonu ile cildin yaşlanma sürecinde  kaybettiği maddeler yerine getirilir. Bu sebeple son yıllarda anti-aging bakımların en önemli ve yararlı teknolojik yaklaşımı bize büyüme faktörlerini işaret etmektedir. Renovasy ürünlerinin içindeki büyüme faktörleri nano-kapsülasyon teknolojisi ile üretilmektedir. Nano-kapsüller içlerinde hapsedilmiş olan büyüme faktörlerini derinin kalkan görevi yapan en üst tabakasında hücrelerin arasından alt tabakalara ulaşmasını sağlar. Böylece problemin kalbine dek inmek mümkün olur.

Renovasy ürünleri peptidlerin yanı sıra cildi besleyen, onaran ve koruyan farklı bir çok içerik daha barındırmaktadır. Tüm Renovasy ürünleri;

  • Dermatolojik olarak test edilmiştir
  • Hayvanlar üzerinde test edilmemiştir
  • Akne ve sivilce oluşumuna neden olmaz
  • Paraben, Renklendirici, Koruyucu Madde ve Alkol içermez
  • Gluten içermez

Peptid içerikli Renovasy Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

10 Adımda Cilt Kuruluğundan Korunmanın Yolları

Cilt kışın her zamankinden daha yoğun bir bakıma ihtiyaç duyar. Bu sebeple cilt sağlığımızı kaybetmememiz için uymamız gereken kurallar vardır.

Her Mevsim Güneşten Korunun: Güneş yalnızca yazın cildimizi tehdit etmez. Kışın da zararlı ışınları cildimize zarar verir. Bu yüzden kış aylarında da sokağa çıkarken güneş koruyucu kremlerimizi sürmeli ve güneşe karşı cildimizi korumalıyız.

  • Uzun Süreli Sıcak Banyodan Kaçının: Sıcak su kış aylarında cildi yıpratır ve daha çok kurumasına sebep olur. Hele de sıcak su ile yapılan üzün süreli banyolar cildin yapısının bozulmasına ve kuruluk yaşanmasına neden olur.
  • Bol Sıvı Tüketin: Kışları insan çok fazla su içme ihtiyacı hissetmez ama buna karşın soğuk ve kuru hava nedeniyle vücudun sürekli su kaybı bulunmaktadır. Bunu göz önünde tutarak cildinizi nemli tutmak için bol su içmelisiniz.
  • Peptid İçerikli Krem ve Serumlar Kullanın: Kışın kullanılacak ürünün içeriği düzenli kullanım kadar önem taşır. Cildin sadece nemlendirilmesi yeterli değildir. Cildi nemlendirirken aynı zamanda çevresel faktörlerin olumsuzluklarına karşı da güçlendirmek gerekir. Cilde nemlendirme, onarım ve koruma sağlayan en güçlü içerik ise peptidlerdir. Kullanılacak ürünlerde mutlaka peptid olasına dikkat edilmelidir.
  • Sağlıklı ve Dengeli Beslenin: Kış aylarında özellikle diyetinize dikkat etmelisiniz. Beden kış cilt bakımı için sadece harici olarak değil dahili olarak da ilgilenilmelidir. Cildinizin soğukla mücadele edebilmesi için yeteri kadar enerjiye ihtiyacınız bulunmakta ayrıca cildinize yeteri kadar nemi verebilmek için sıvı alımına özen göstermelisiniz. Bunun için badem, ceviz, taze peynir, saf tereyağı yada yeteri su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Bu gibi besinleri diyetinize ekleyiniz. Ayrıca, yatmadan önce yağı alınmamış bir bardak ılık süt içmeyi deneyebilirsiniz.
  • Düzenli Peeling Yaptırın: Eğer cildinizde leke, kırışıklık ve sarkma gibi problemler varsa, kış mevsimi bunlara çözüm bulmak için en uygun zamandır. Bazı uygulamaların özellikle güneşin aktif olmadığı kış aylarında yapılması gerekir. Örneğin; kimyasal peeling de son teknoloji sunan F.I.T Peel gibi. Sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için öncelikle ölü hücreleri temizlemek gerekiyor. Böylece besleyici bakım ürünlerinden maksimum fayda sağlayabilirsiniz. Cildinizin yenilenmesi ve cilt sorunlarından arınması için kışın bu yönteme başvurabilirsiniz.
  • Alkol ve Sigaradan Uzak Durun: Alkol ve sigara cildin nemini kaybetmesine neden olarak cildin kurumasına, sarkmasına ve elastikiyetini kaybetmesine neden olmaktadır. Alkol aynı zamanda vücudun vitamin emilim oranını azaltır ve bağışıklık sisteminin de yavaşlamasına neden olarak akne oluşumuna karşı cildin savunma mekanizmasını zayıflatır.
  • Somon DNA Aşısı Pİ System Tedavisine Başvurun: Son dönemde cildin nem dengesini arttırmak ve gençliğini muhafaza etmek için başvurulan en yaygın sistemdir. Bu sistem ilk seansından itibaren artan cilt kalitesi, nemi ve elastikiyetini garanti eder. Cildi bu sayede yaşlanmaya karşı koruyan Pİ System, hem yaz hem de kış aylarında tercih edilir. Yazın daha çok güneş hasarlarından korunmak için yaptırılan Pİ System, kışın ise cildin nemsizliğine karşı yaptırılmaktadır.
  • Ev ve Ofisinizde Nem Cihazı Kullanın: Kış aylarında kapalı ortamlarda mutlaka ortam nemlendiricileri yani nem cihazlarından faydalanılmalıdır. Evlerdeki kuru havanın engellenebilmesi için nemlendirme cihazları kullanılabilir. Böylece ısıtıcı, soba, kalorifer, şömine gibi ısı kaynakları sebebiyle ortamın kuruyan havası nemlenir ve cildin kuruması önlenir.
  • Sabun ve Sabun İçerikli Ürünleri Kullanmayın: Herkesin cildini kaplayan doğal bir yağ vardır. Sabun gibi cildi kurutan ürünler kullandığınızda bu yağ gider, cilt kurur ve kuruyan ciltte çatlaklar ve kabuklanmalar olur. Çatlak bir kere oluştuğunda cilt iltihaplara ve kaşınmalara açık hale gelir. Ağır deterjanlar yüksek pH değerine sahip olduklarından cildin doğal yağ tabakasını soyarlar ve cildin keratin yapısında bozulmaya neden olarak işlev bozukluğu yaratırlar. Her ne kadar ağızdan alınan tamamlayıcılar görünen çizgilerin tedavisine katkı sağlasa da, cildin nem seviyesini korumada bitkisel içerikli ürünler gereklidir. Çevresel faktörlerin negatif etkilerinden korunmanın yanı sıra etkili bir cilt koruma programı cildin yapısının korunmasında ve elastikiyetin tekrar kazanılmasında çok önemli bir yardımcıdır.

Peptid içerikli Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>>http://shop.optimusmedikal.com

Sabunsuz Yüz Temizleyiciden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili Detaylı Bilgi için Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Kışın Cilt Bakımı Nasıl Olmalıdır?

 

Nasıl ki yazın güneşin zararlı ışınları cildimiz için büyük bir tehlike oluşturuyorsa kış da soğuğuyla, rüzgarıyla büyük bir tehlikedir. Bu mevsimde cildinizi nasıl korumamız gerekir merak ediyorsanız.

Kışın cilt daha yoğun neme ihtiyaç duyacağı için uygulanacak bakım ve kullanılacak ürünler de bu hassasiyete cevap verebilecek nitelikte olmalıdır.

TEK ÜRÜN YETMEZ: Bunu giysilerden örnek verecek olursak; yaz aylarında ince giysilerle dolaşırken, kışın soğuktan korunmak için kat kat giyiniyoruz. Kozmetik kullanımında da durum aynıdır. Yazın bir ürün yeterliyken kışın birkaç ürünü bir arada kullanmak faydalı olabilir. Örneğin nemlendirici, serum ve nem maskesini bir arada kullanmak çok daha iyi sonuçlar verir. Kullanılacak ürünün içeriği de düzenli kullanım kadar önemlidir. Cildin sadece nemlendirilmesi yeterli değildir. Cildi nemlendirirken aynı zamanda çevresel faktörlerin olumsuzluklarına karşı da güçlendirmek gerekir. Cilde nemlendirme, onarım ve koruma sağlayan en güçlü içerik ise peptidlerdir. Kullanılacak ürünlerde mutlaka peptid olasına dikkat edilmelidir.

SABUN/ALKOL GİBİ İÇERİKLER CİLDE ZARAR VERİR: Eğer kuru bir cilde sahipseniz alkol içeren tonikler kullanmayın. Alkol içeriği cildin daha fazla kurumasına sebep olur ve yapısını bozar. Ayrıca cilt için zararlı olan bir diğer içerik ise sabundur. Genelde temizleyicilerin çoğunda bulunan sabunlar cildin temizlemesinden çok kurumasına ve yıpranmasına sebep olur. Sabunsuz temizleyicilerle cilt temizlenmelidir. Temizleyicilerin içeriğinde peptid bulunması ise cildin temizlenmesinin yanı sıra beslenmesini ve onarılmasını sağlayacaktır.

CİLT PROBLEMLERİNE ÇÖZÜM ZAMANI: Eğer cildinizde leke, kırışıklık ve sarkma gibi problemler varsa, kış mevsimi bunlara çözüm bulmak için en uygun zamandır. Bazı uygulamaların özellikle güneşin aktif olmadığı kış aylarında yapılması gerekir. Örneğin; kimyasal peeling de son teknoloji sunan F.I.T Peel gibi. Sağlıklı ve güzel bir cilde sahip olmak için öncelikle ölü hücreleri temizlemek gerekiyor. Böylece besleyici bakım ürünlerinden maksimum fayda sağlayabilirsiniz. Cildinizin yenilenmesi ve cilt sorunlarından arınması için kışın bu yönteme başvurabilirsiniz.

SOMON DNA AŞISI Pİ SYSTEM: Cildini korumaya ve beslemeye ihtiyaç duyanlar için Somon DNA Aşısı Pİ System’de önerilmektedir. Bu aşı ile cildin nemlenmesi ve tüm çevresel faktörlere karşı dirençli hale gelmesi sağlanır. Tedavi sonrası cilt nemine kavuşur, aydınlanır ve sağlıklı görüntüsünü geri kazanır.

MUTLAKA DUŞ ALIN: Uzun süren banyolardan mutlaka kaçının. Kışın banyo yerine duş almayı deneyin. Sık sık sıcak duş alın ve duştan sonra nemlendirici kullanmayı unutmayın. Ancak duş yaparken çok sıcak su kullanmayın! Sıcak su deriniz üzerindeki doğal yağı alarak cildinizi kurumasına yol açacaktır.

BOL SU İÇİN VE OMEGA-3 ALIN: Bol su içmek sadece yaz aylarında değil kışın da gerekiyor. Biz o kadar susamasak bile cildimizin suya ihtiyacı oluyor. Ayrıca omega-3 desteği de cilt için çok faydalı. Somon balığı ve ceviz tüketin.

Kış aylarında özellikle diyetinize dikkat etmelisiniz. Beden kış cilt bakımı için sadece harici olarak değil dahili olarak da ilgilenilmelidir. Cildinizin soğukla mücadele edebilmesi için yeteri kadar enerjiye ihtiyacınız bulunmakta ayrıca cildinize yeteri kadar nemi verebilmek için sıvı alımına özen göstermelisiniz. Bunun için badem, ceviz, taze peynir, saf tereyağı yada yeteri su içmeyi ihmal etmemelisiniz. Bu gibi besinleri diyetinize ekleyiniz. Ayrıca, yatmadan önce yağı alınmamış bir bardak ılık süt içmeyi deneyebilirsiniz.

Kışları insan çok fazla su içme ihtiyacı hissetmez ama buna karşın soğuk ve kuru hava nedeniyle vücudun sürekli su kaybı bulunmaktadır. Bunu göz önünde tutarak cildinizi nemli tutmak için bol su içmelisiniz. Yada yemeklerle birlikte su içeriği yüksek meyve ve sebze yiyin. 

Peptid içerikli Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Sabunsuz Yüz Temizleyiciden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili Detaylı Bilgi için Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Kışın Cilt Kuruluğundan Korunmanın Yolları

Cilt kuruluğu nasıl engellenebilir? 

Cilt kurumasını engellemek için öncelikle cilt kuruluğuna sebep olan etmenlerden uzak durmak gerekir. Kış aylarında cilt sağlığını korumak için daha dikkatli olunmalıdır. Örneğin çok uzun süren sıcak banyo veya duş yapılmamalıdır. Cilt üzerinde bulunan ve yağ bezleri tarafından üretilen bu doğal yağ tabakası cildi nemli tutan bir katman olup uzun süreli sıcak su ile yapılan banyo neticesinde yıkanıp yok olur. Banyo süresi 5-10 dakikayı geçmemelidir. Banyo yaparken de sıcak su yerine ılık su tercih edilmelidir.

Banyo ve duş yaparken kullanılan asla sabun kullanılmamalıdır. Kullanılacak olan duş jellerinin içeriğinde ise yağ ve nemlendirici bulunmalıdır.

Yüzümüz vücudumuzun en çabuk zarar gören bölgesidir çünkü çevresel faktörlerin ve soğuk havanın olumsuz etkisiyle doğrudan savaşmak durumunda kalır. Yüzümüzü temizlerken de asla sabun ya da sabun içeren temizleyiciler kullanmamaya özen göstermeliyiz. Cildi temizlemenin yanı sıra koruyabilmek ve nemli kalmasını sağlamak da önemlidir. Tüm bunları peptid içeren temizleyicilerle sağlayabilirsiniz.

Kışın cilt daha fazla nem kaybedeceği ve yıpranacağı için cildin nem ihtiyacını karşılayacak güçlü krem ve serumlarla desteklemek gerekir.

Özellikle hyalüronik asit gibi maddeler içeren nemlendiriciler, deride bulunan nemin kaybolmasını da engellerler. Nemlendiriciler en az sabah, öğle ve akşam olmak üzere, günde birkaç kez uygulanmalıdır. Ayrıca haftada bir cildin ihtiyacına göre nem maskesi de yapmak gerekir. Yine kullanılan bu ürünlerin tamamının içeriğinde peptid bulunması önemlidir.

Cildini korumaya ve beslemeye ihtiyaç duyanlar için Somon DNA Aşısı Pİ System’de önerilmektedir. Bu aşı ile cildin nemlenmesi ve tüm çevresel faktörlere karşı dirençli hale gelmesi sağlanır. Tedavi sonrası cilt nemine kavuşur, aydınlanır ve sağlıklı görüntüsünü geri kazanır.

Ortam nemlendiricileri kullanılmalıdır. Evlerdeki kuru havanın engellenebilmesi için nemlendirme cihazları kullanılabilir. Böylece ısıtıcı, soba, kalorifer, şömine gibi ısı kaynakları sebebiyle ortamın kuruyan havası nemlenir ve cildin kuruması önlenir.

İnsan yazın bol sıvı ve su alsa da kışın soğuk havalarda bol su içmeyi unutmakta ve ihmal etmektedir. Halbuki kış aylarında da vücut suya ihtiyaç duymaktadır. Derinin kurumasını engellemek için kışın da bol su içilmelidir.

Evde ısıtıcıları açıp ortamı çok fazla ısıtmak yerine, makul sıcaklıkta tutmak gerekir. Böylece yüksek ortam ısısının cildi kurutması engellemiş olur.

Peptid içerikli Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Sabunsuz Yüz Temizleyiciden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili Detaylı Bilgi için Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Kışın Cilt Kuruluğu Nedenleri

Kışın geldiği şu günlerde cilt kuruluğu birçok kişide problem yaratmaya başlar. Özellikle kış aylarında vücudumuzda cildimizin en kuru olan yeri yüzümüzdür. Soğuk havaya karşı korumasız kalan cildin kış aylarında daha hassas bir bakıma ihtiyacı vardır.

Cilt kuruluğunun şiddeti başta yaş olmak üzere; sağlık durumu, yaşanan bölge ve dışarıda geçirilen zamana bağlıdır. Özellikle banyo veya duş yaptıktan sonra ciltte hissedilen gerilme şeklinde kendini gösteren kuruluk, kaşıntıya da sebep olabilir. İnce çatlaklar ve kırışıklıklar zamanla derinleşebilir.

Cilt kuruluğuna yol açan başlıca faktörler nelerdir ?

Hava durumu: Cildin en kuru olduğu zaman kış aylarıdır. Kışın hem ısı hem de nem miktarı düşmektedir. Cilt soğuğa maruz kaldığında, deri altındaki damarlar daralır ve içlerinden geçen kan miktarı da azalır. Buna bağlı olarak hem cildin beslenmesi azalır hem de cilt altındaki yağ bezlerinin çalışması yavaşlar. Bu durumda cilt hassaslaşır, kurur ve cilt  üzerinde çatlamalar meydana gelir.

Sıcaklık: Kış aylarında ısınmak için kullanılan sobalar, kaloriferler, şömineler ve çeşitli ısıtıcılar ortamın nemini azaltarak deriyi kuruturlar. Bu sebeple kapalı ortamlarda nem cihazları kullanımına özen gösterilmelidir.

Sıcak banyo veya duş: Uzun süreli sıcak banyo yapmak veya duş almak cildi kurutur.

Klorlu havuzda yüzme: Artık kışın da kapalı havuzlarda yüzme yaygınlaşmıştır. Hem yüzme havuzlu sitelerde yaşayanların sayısı artmakta, hem de birçok yerde kapalı havuz bulunmaktadır. Özellikle bol klorlu havuzlarda yüzdükten sonra ciltte kuruma olur.

Sabun ve deterjanlar: Temizlenirken kullandığımız sabun ve deterjanlar cildin nemini alır. Özellikle yüzünüz için tercih edeceğiniz ürünlerde asla sabun ve deterjan türevi maddelerin içermediğine dikkat edilmelidir. Bu maddeler cildin kurumasına ve yıpranmasına, uzun süreli ise cildin yaşlanmasına sebep olmaktadır.

Beslenme: Özellikle kışın su tüketimine ayrıca özen göstermek gerekir. Cildin nemine kavuşması için bol miktarda su ve sıvı tüketmek gerekir. Ayrıca sebze ve meyve de yeterli düzeyde tüketilerek vücudun enerji açısından desteklenmesi sağlanmalıdır.

Krem Kullanımı: Cildi içerden beslediğimiz gibi dışardan da beslememiz gerekir. Günlük nemlendiriciler kışın cildin nem ihtiyacını karşılayamayacak ve yeterli olmayacaktır. Bu yüzden kullandığınız ürünlerin içeriklerini okumalı ve bilinçli bir tüketici olarak cildinize gereken özeni göstermelisiniz. Peptid içerikli ürünler cildinizi çevresel faktörlerin zararların koruyacağı gibi cildin yapısal olarak güçlenmesini sağlar. Cildin nemine ve sağlığına kavuşmasına yardımcı olur. Düzenli kullanımda ciltte kuruluk ve hassasiyet gibi olumsuzluklar giderilmiş olur. Kışın yoğun neme ihtiyaç duyan ciltler için nem maskelerinde de yararlanmak fayda sağlayacaktır.

Somon DNA Aşısı Pİ System’e başvurun: Cildini korumaya ve beslemeye ihtiyaç duyanlar için Somon DNA Aşısı Pİ System’de önerilmektedir. Bu aşı ile cildin nemlenmesi ve tüm çevresel faktörlere karşı dirençli hale gelmesi sağlanır. Tedavi sonrası cilt nemine kavuşur, aydınlanır ve sağlıklı görüntüsünü geri kazanır.

Kimlerin cildi daha fazla kurur ?

Yaşı 40’ın üzerinde olanlar, Nem oranı düşük yerlerde yaşayanlar,

Kuru veya soğuk iklimlerde yaşayanlar, Devamlı su ile çalışmak zorunda olanlar.

Cildi kuruluğu nelere sebep olur ?

Cildi kuruyan kişiler önlem almazsa halk arasında egzama adı verilen “atopik dermatit” gelişir. Atopik dermatit deri üzerinde kaşıntılı ve kızarık alanlar bulunan bir deri hastalığıdır.

Deri kurudukça üzerinde ince çatlaklar meydana gelir. Bu çatlaklardan deri içine giren mikroorganizmalar deri enfeksiyonlarına yol açabilir.

Ayrıca ciltteki kuruma önlenmezse yaşlanma belirtileriyle daha erken yaşlarda karşılaşılır. Kuruyan cilt daha çabuk kırışmaya ve matlaşmaya başlar.

Peptid içerikli Cilt Bakım Ürünlerinden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Sabunsuz Yüz Temizleyiciden Satın Almak için Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

Somon DNA Aşısı Pİ System ile ilgili Detaylı Bilgi için Tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Gözaltı Sorunları Tarih Oluyor

Eyes Contour Kampanya

BIRAKIN GÖZLERİNİZ KONUŞSUN!

Korkulan göz çevresi sorunu Eyes Contour Cream ile

tarih oluyor!

Bu krem, mikro dolaşımı arttırıcı, şişkinlik, koyu halkaları yok edici ve ince kırışıklıkları giderici özel bileşenler ile formüle edilmiştir.

Aralık Ayı Boyunca 800 TL ve üzeri alışverişlerde Eyes Contour Cream Hediye!

Peptid İçerikli Renovasy Göz Kremi için Tıklayın; http://shop.optimusmedikal.com/Eyes-Contour-Cream,PR-8.html

Göz çevresi özel bir bakım ister

Göz çevresindeki deri yüzün diğer kısımlarından 7 kat daha incedir. Bu sebeple hem erkeklerde hem de kadınlarda göz çevresi sorunları çok sık görülür.

Göz çevresinde görülen başlıca sorunlar; koyu halkalar, şişlikler, kırışıklık ve çökmelerdir. Bu sorunlara neden olan faktörler aşağıdaki gibidir;

Genetik

Güneş Işınları

Düzensiz Uyku

Düzensiz Beslenme

Sigara ve Alkol Tüketimi

Alerjik Hastalıklar

Uyku Pozisyonu

Yanlış ürün Kullanımı

Makyaj

Eksik Hijyen

Stres

Yapay Işıklar

Gözleri Kısmak

Çevresel Faktörler

Gözaltı morluklarından ve ince kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız; son yıllarda en iyi göz altı çözümünü sunan Somon DNA Aşısı tedavisi tavsiye ediliyor. Göz çevresine enjekte edildikten sonra hem göz çevresi yaşlanmaya karşı koruma altına alınıyor hem de morluğun önüne geçiliyor ve renk değişiklikleri ortadan kalkıyor. Kısa süre sonra gözaltı aydınlık ve sağlıklı bir görüntüye kavuşuyor. İşlemden sonra yapıldıktan gündelik hayatınıza hemen dönebilirsiniz.

Ancak bunun yanı sıra 20’li yaşlardan itibaren göz çevresini destekleyici ve yaşlanmaya karşı koruyucu kremlerden yararlanılmalıdır. Gözaltı kremlerinin mutlaka peptid içermesi gerekmektedir. Bu kremler sayesinde göz çevresini tedavi mümkün olur. Göz çevresinde oluşan hasarlanmaların önüne geçileceği gibi yeni hasar oluşumlarının da engellenmesi sağlanır.

Peptid İçerikli Renovasy Göz Kremi için Tıklayın; http://shop.optimusmedikal.com/Eyes-Contour-Cream,PR-8.html

Somon DNA Aşısı Pİ System için detaylı bilgi için tıklayın; www.somondnaasisi.com

Gözaltı Sorunlarını Geride Bırakmanın Tam Zamanı

 

Düzensiz yaşam, uyku sorunları, alkol ve stresin gözlerimizde kendini belli etmesi zamanla yaşımızı ele veren hatta kimi zaman olduğumuzdan büyük görünmemizi sağlayan etkenlerden bir tanesi. Günlük sosyal ve iş yaşamın yoğunluğu karşısında yorgun düşen gözlerimiz, göz altı morlukları, ince çizgiler gibi sorunlarla kendini belli etmeye başlar. Bu durumda hemen paniğe kapılmayın. Göz altı sorunlarını geride bırakmanız için farklı seçenekleriniz bulunuyor.

 

Göz altı torbalarınız varsa; bu durumda enjeksiyonlar işinizi görmeye yetmeyecektir. Daha kalıcı çözümlere başvurarak göz altı torbalarınızı operasyonla aldırmanız gerekecektir.

Göz kapaklarınız düşükse; yine estetik operasyon sayesinde düşük duran göz kapaklarınızı yeniden şekillendirebilirsiniz. Bu sayede daha dinç ve zinde bir görünüm elde edildiği için özellikle iş dünyasında en çok tercih edilen köz kapağı estetiği operasyonları başında gelir.

Gözaltı morluklarından ve ince kırışıklıklardan kurtulmak istiyorsanız; son yıllarda en iyi göz altı çözümünü sunan Somon DNA Aşısı tedavisi tavsiye ediliyor. Göz çevresine enjekte edildikten sonra hem göz çevresi yaşlanmaya karşı koruma altına alınıyor hem de morluğun önüne geçiliyor ve renk değişiklikleri ortadan kalkıyor. Kısa süre sonra gözaltı aydınlık ve sağlıklı bir görüntüye kavuşuyor. İşlemden sonra yapıldıktan gündelik hayatınıza hemen dönebilirsiniz.

 

Ancak bunun yanı sıra 20’li yaşlardan itibaren göz çevresini destekleyici ve yaşlanmaya karşı koruyucu kremlerden yararlanılmalıdır. Gözaltı kremlerinin mutlaka peptid içermesi gerekmektedir. Bu kremler sayesinde göz çevresini tedavi mümkün olur. Göz çevresinde oluşan hasarlanmaların önüne geçileceği gibi yeni hasar oluşumlarının da engellenmesi sağlanır.

 

Peptid İçerikli Renovasy Göz Kremi için Tıklayın; http://shop.optimusmedikal.com/Eyes-Contour-Cream,PR-8.html

 

Somon DNA Aşısı Pİ System için detaylı bilgi için tıklayın; www.somondnaasisi.com