Aylar: Ekim 2015

3 Al 2 Öde Fırsatını Kaçırmayın!

Renovasy Dermokozmetik Ürünler

Çok kısa Bir Süre İçin 3 AL 2 Öde Fırsatıyla Sizlerle!

Etkin Anti-Aging Bakım Sunan Tüm Renovasy Ürünleri Kısa Bir Süre İçin;

2 ÜRÜN ALIMINA 1 ÜRÜN HEDİYE!

Kampanya tüm Renovasy Dermokozmetik Ürünlerin Online Satışında Geçerlidir. Detaylı Bilgi ve Satın Alım İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com

Reklamlar

Yaşlanmayı Hızlandıran 5 Neden Nedir?

Yaşımızın ilerlemesi kadar, hayatımız boyunca karşılaştığımız çevresel faktörler de dış görünümümüzü etkiliyor. Bu etkenler arasında şunlar yer alıyor:

  • Güneş ışınlarına maruz kalma miktarı
  • Kullanılan kozmetik ürünler
  • Beslenme şekli
  • Alkol ve sigara kullanımı
  • Duygusal stres

Tüm bu etkilerin ortak sonucu olarak da yüzde “yaşlanma” başlıyor. Yaşlanma sürecinde hem cilt ve yağ tabakası gibi yüzün yumuşak dokuları hem de iskelet yapısında bazı değişiklikler görülüyor. Bu değişiklikleri şöyle sıralamak mümkün: Cilt elastikiyetinde kayıp, çizgi ve kırışıklıklarda artış, cilt altı yağ dokusunda azalma, gevşemeye bağlı cilt altı yağ dokusunda sarkma, yüzün iskelet yapısının orta ve alt kısımlarının yüksekliğinde azalma, yüzün genişliğinde hafif bir artma, çene ucunda belirginleşme, elmacık kemiklerinde belirginleşme ve yüz derinliğinde artma.

İlk belirtiler 30’lu 
yaşlarda çıkıyor
Yaşlanmanın ilk belirtileri, 30’lu yaşlarda kendilerini göstermeye başlıyor. Göz çevreleri, ilk değişikliklerin izlendiği bölgeler. Üst göz kapağı cildinde bollaşma ve gözlerin dış kesimlerinde ‘kazayağı’ olarak adlandırılan çizgilerde belirginleşme oluyor.

40’lı yaşlarda, burun kenarlarından dudaklara uzanan çukurluk artıyor, alın çizgileri belirginleşiyor ve kaşlar arasındaki çizgiler derinleşiyor.

50’li yaşlarda, boyunda kırışıklıklar ortaya çıkıyor, çene çizgileri belirginleşiyor, gıdı oluşuyor ve burun ucu daha sarkık bir hâl alıyor. İlerleyen yıllarda cilt ve cilt altı dokulardaki sarkma kendisini daha çok hissettiriyor. 
Yaşlanma etkilerine karşı tek bir yöntem yok
. Yüzdeki yaşlanmanın etkilerini azaltmak için tek bir yöntem yok. Hangi tıbbi müdahaleye başvurulacağına karar vermeden önce, kişinin mevcut durumu ve hekimin yapabilecekleri bir arada değerlendirilip, en uygun yöntemin seçilmesi gerekiyor.

Sabah/Akşam düzenli olarak içeriğinde peptid bulunan anti-aging etkili dermokozmetik ürünlerle cildi desteklemek ve korumak gerekir. Bu sayede cilt sarkmaları oluşmadan önüne geçilmesi sağlanabilir.

Yaşlanma belirtileri cildinizde belirmeden önce peptid içeren dermokozmetik ürünlerden yardım alabilirsiniz! Peptid içerikli Renovasy Dermokozmetik ürünler için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com

Deri Neden Yaşlanır?

Araştırmalar derimizin genetik yani içsel ve çevresel faktörlerle ilişkili olarak yaşlandığını göstermiştir.

Bu faktörler ve deri üzerindeki belirtileri nelerdir?

İçsel (Genetik) Yaşlanma

Genleriniz yaşlanma sürecinizin hızını belirler. İçsel yaşlanma doğal yaşlanma süreci olarak da tanımlanabilir. Bu, yirmili yaşların ortasından başlayarak ilerleyen bir süreçtir. Cilde güç ve esneklik sağlayan yapı taşlarından kolajen ve elastin sentezi azalır. Cildin doğal yenilenme hızı yavaşlar.

İçsel yaşlanma sonucunda deride şu belirtiler ortaya çıkar;

  • İnce kırışıklıklar,
  • İnce ve saydam deri,
  • Destek yağ dokusu kaybı sonucunda yanaklarda ve göz kenarlarında çökmeler,
  • El üzeri ve boyunda elastikiyet kaybı, sarkma,
• Deri kuruluğu ve kaşıntı,
  • Saç renginde grileşme ve beyazlama,
  • Saç kaybı,
  • Menopoz sonrası istenmeyen tüylerde artış,
  • Tırnaklarda incelme.

Dışsal (Çevresel) Yaşlanma

Dışsal faktörler genetik yaşlanma sürecini hızlandıran etkenlerdir.
En önemli dışsal etken güneş (ultraviyole) hasarıdır. Bunun yanı sıra tekrarlanan mimikler, yerçekimi, uyuma şekli ve sigara da yaşlanma sürecini etkilemektedir.

Güneş
Güneşe bağlı yaşlanma ya da dermatolojik tanımla ‘foto yaşlanma’, yıllar içinde kronik hasar şeklinde karşımıza çıkar. Hücresel DNA yapısı zarar görür. Cildin kendini yenilemesi yavaşlar. Kollajen parçalanır ve kollajen sentezi bozulur. Güneş, elastin yapısına da zarar verir. Deri elastikiyeti belirgin şekilde azalır.

Günlük olarak güneş koruyucusu kullanılmadığında yıllar içinde biriken güneş hasarı deride;

  • Çillenme artışı,
  • Yaşlanma lekeleri,
  • Yüzde kılcal damarlanma,
  • Deride kabalaşma ve sarkma,
  • İnce kırışıklıklar,
  • Deri kanseri oluşumu şeklinde görülebilir.

Güneşe bağlı deri yaşlanmasını belirleyen faktörler:

1) Deri rengi ve derideki melanin miktarı,

2) Kişinin uzun süreli ya da şiddetli güneş ışığına maruz kalmasıdır. Beyaz ciltli kişiler güneş hasarına ve güneşe bağlı yaşlanmaya daha yatkınlardır.
Solaryum da foto yaşlanmayı hızlandırmaktadır.

Sigara

Sigara kullanımı vücudumuzda genel yaşlanma sürecini hızlandıran biyokimyasal değişikliklere neden olur. On yıldan uzun süre günde ortalama 10 sigara içen kişilerde deri yaşlanması hızlanmıştır. Sigara dumanı derimizi besleyen damarları daraltır. Oksijen ve A vitamini gibi gerekli besinlerin deriye ulaşmasını azaltır. Sigara, kollajen ve elastinin yapısını da bozar. Sonuç olarak cilt erken sarkar ve kırışır.
Sigara içerken kullanılan mimikler de kırışıklık oluşumu arttıran etkenlerdir.

Mimikler

Mimikler, uzun vadede ince çizgi ve kırışıklıklara neden olurlar. Mimik yaptığımızda yüz kaslarımızı kullanırız. Bu sırada deride geçici çizgilenmeler oluşur. Yıllar içinde cildimiz esnekliğini yitirdiğinden, her gün tekrarlanan mimikler sonucunda yüzeyde kalıcı kırışıklar meydana gelir.

Yer Çekimi

Yer çekiminin derimizdeki olumsuz etkileri yıllar içinde artar. Ellili yaşlarda cildin esnekliği belirgin olarak azalır. Yer çekimine bağlı olarak burun ucu düşer, kulaklar uzar, gözkapakları sarkar, üst dudak incelirken alt dudak belirginleşir.

Uyuma Pozisyonu

Yüzünü yastığa dayayarak uyuyan kişilerde yıllar içinde kırışıklıklar oluşur. Kadınlarda sıklıkla yanak ve çenede, erkeklerde alın bölgesinde görülürler. Sırtüstü uyuyan kişilerde yastığa bağlı kırışıklıklar oluşmaz.

Yaşlanma belirtileri cildinizde belirmeden önce peptid içeren dermokozmetik ürünlerden yardım alabilirsiniz! Peptid içerikli Renovasy Dermokozmetik ürünler için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com

Göz Çevresi Bakımı Nasıl Olmalıdır?

Çarşamba

Yaşınız genç olsa da, ileride göz altı morlukları ve kırışık problemiyle başa çıkabilmek için şimdiden önlem alıp gerekli bakım yollarına başvurmanız gerekir. Aksi takdirde göz çevrenizde meydana gelen sorunlarla başa çıkması zorlaşır.

Göz çevresi bakımın birinci adımı cilt bakımında da olduğu gibi doğru temizleme işlemidir. Günlük göz makyajının iyi temizlenmemesi göz çevrenize zarar verir. Cildin pH dengesini bozmayan ve asla sabun içermeyen bir temizleyici kullanmak gerekir. Bunun yanı sıra temizleyicide peptid bulundurması göz çevresinin desteklenmesi için artı bir bakım sunulmasını sağlayacaktır.

Göz çevresinin ihtiyacı olan nemlendirici kremin ne olduğunu bilmek ve en önemlisi nemlendirici kremi doğru kullanmak da önemlidir. Göz kreminin yaşlanma karşıtı bakım için uygunluğu da yine içeriğinin doğru olmasıyla ortaya çıkacaktır. Peptid içeren göz kremleri cildi nemlendirmenin ötesinde cildi yapısal olarak onarır ve yaşlanmaya karşı direnç kazanmasını sağlar. Peptit içerikli bakım ürünleri, gözlerinizdeki kılcal damarları güçlendirerek, hücrelerin kendilerini onarmasını sağlar. Ayrıca kremlerin etkinliğini arttırması için düzenli olarak kullanılması gerekir.

Göz Altı Problemlerinin Çözümleri!

Göz çevresi kırışıklıklarının yanı sıra göz çevresinde meydana gelen en büyük sıkıntı şişlik ve morarmalardır. Bu doğrultuda göz çevresinin kremden daha güçlü bir yöntemle desteklenmesi şarttır. Göz çevresinin hem yaşlanma belirtilerine karşı direnç kazanmasını sağlayan hem de var olan ince kırışıklıkların giderilmesini ve gözaltı morluklarının aydınlatılmasına olarak sunan en popüler yöntem Somon DNA Aşısı Pİ System’dir. Sistemin bu denli popüler olmasının sebebi uygulama yapılan kişilerde sağladığı memnuniyettir. Yılda bir defa yaptırılması önerilen bu sistem enjektör ile uygulanır ve sadece doktorun kullanımına uygundur. Bir hafta aralıklarla 3 seans yapılması önerilir. Seanslar tamamlandığında göz çevresi aydınlanması sağlanır ve ince kırışıklıklar açılır. İlk seanstan itibaren göz çevresindeki yapılandırma fark edilir boyuttadır ve iyileşme kademeli olarak artar.

Somon DNA Aşısı Pİ System hakkında detaylı bilgi ve uygulamayı yapan klinikleri öğrenmek için tıklayın >> www.somondnaasisi.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> www.renovasy.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünleri satın almak için tıklayın >> www.shop.optimusmedikal.com

Göz Çevresinin Cildi Neden Kırışır?

Genellikle yaş almanın ilk belirtilerinden biri olarak kabul edilen gözaltı ve göz çevresi kırışıklıkları genetik nedenler, uzun süre güneşe maruz kalma, sigara ve alkol tüketimi nedeniyle daha erken yaşlarda ortaya çıkabilmektedir. Yapısı itibariyle cildin en hassas bölgesi olduğu için kırışıklar kendini daha fazla göstermektedir.

Göz Çevresinin Cildi Neden Kırışır?

Gözler yüzün en önemli bölgelerindendir. Göz çevresinin cildi, vücudun en ince ve en az kollajene sahip yapısıdır. Göz çevresi, cilt yapısının ince olması ve sürekli hareket halinde olması nedeniyle kırışmaya en erken başlayan bölgelerdendir. Göz çevresi kırışıklığı genellikle alt göz kapağına yakın bölgede gülerken ortaya çıkar. Gülerken ortaya çıkan kırışıklıklar bazı kişilerde ince çizgiler halindeyken bazılarında derin çizgiler olarak belirebilir. Bir kişide gülmediği halde göz çevresinde çizgiler belirmişse, bu durum o bölgenin derisinin yaşlandığı anlamına gelir. Göz çevresi kırışıklığı güneş hasarına bağlı olarak genç insanlarda bile görülebilir. Bu tür kişilerde gülerken çizgiler daha da belirgin hale gelmektedir.

Göz Çevresi Kırışıklığı Kimlerde Görülür?

Kazayağı çizgileri genel olarak açık tenli, açık renkli veya kızıl saçlı kişilerde erken yaşlarda ortaya çıkabilir. Alt göz kapağında ortaya çıkan çizgiler alt kapaktaki kasların fazla çalışmasıyla ilgilidir. Renkli gözlere sahip olanlar güneşe hassas oldukları için daha fazla göz kısma hareketi yaparlar. Koyu ciltli kişilerin derisi özellikle yağlı cilde sahipse daha dayanıklıdır. Göz çevresi kırışıklıkları güneş ışığına, cilt kuruluğuna veya sigaraya bağlı da gelişebilir. İnce cilt yapısına sahip olanlarda erken yaşlardan itibaren ince çizgiler belirmeye başlar. Kalın cilde sahip olanlarda kırışıklıklar derin ve belirgindir. Kırışıklıkların genişliği göz etrafı kasının çapına bağlıdır. Bazı kişilerde yanağa kadar inen kırışıklıklar olabilir.

Bu doğrultuda cildi beslemek kırışıklıklar oluşmadan önce önlem almak gerekir. Yirmili yaşlardan itibaren peptid içerikli göz kremi ile cildi dışardan desteklemek, otuzlu yaşlarla birlikte ise cilt nemini ve elastikiyetini arttıracak ve yaşlanmayı yavaşlatacak Somon DNA Aşısı Pİ System uygulamasından yararlanmak gerekir. Bu sistem göz çevresini destekleyici bir bakım sunar. Gelişen ve yapısı kuvvetlendirilen göz çevresinde ince kırışıklıklar varsa düzelir, göz çevresi aydınlanır ve yaşlanma belirtilerinin ortaya çıkması engellenir. Uygulamanın yılda bir defa tekrarlanması cildin iyileştirilmesi için yeterli olacaktır.

Somon DNA Aşısı Pİ System hakkında detaylı bilgi ve uygulamayı yapan klinikleri öğrenmek için tıklayın >> www.somondnaasisi.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> www.renovasy.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünleri satın almak için tıklayın >> www.shop.optimusmedikal.com

Göz Çevresi Neden Erken Kırışır?

Gözler, dış dünyanın görüp anlaşılmasına yarayan ve doğduğumuz andan beri sürekli işlev halinde olan duyu organıdır. Göz kapakları, gözlerin üzerinde örtü şeklinde bulunarak gözleri korur. Göz kapaklarının açılıp kapanması ve bakma güdüsüyle göz kaslarının oynaması sonucu göz çevresinde oluşan sürtünme olayı, insanın doğumundan itibaren başlar. Bu olay yıllar sonra oluşan göz çevresi kırışıklıklarına önemli bir etken oluşturur. Gündelik hayatta göz çevresi 3 farklı baskıya maruz kalır:

  1. Mekanik baskı, ince çizgilerin kalbinde: Ortalama günde 10.000 kez göz kırparız ve burada bulunan 22 farklı kası devamlı hareket halinde tutarız. Göz çevresi devamlı çalışmaktadır. Göz çevresi zamanın etkisiyle ve yüz mimiklerimizin her birinde etkilendiği için cilt dokusunu tutan kollajen lifleri elastikiyetini kaybeder ve içe doğru çekmeye başlar; sonuç: ilk çizgiler görünmeye başlar
  1. Biyolojik baskı, göz altındaki mor halkaların kalbinde: Göz çevresi, kılcal damarlar tarafından kontrol edilen mikro-dolaşım sistemindeki yavaşlamaya karşı çok hassastır. Bu yavaşlama yaşlandıkça kaçınılmazdır. Daha az oksijene sahip kan yüzünden göz çevresinde morarmalar ve gölgelenmeler gerçekleşir.
  1. Yapısal baskı, torbalanmanın ve şişkinliklerin kalbinde: Göz kapağının hareket edebilmesi için göz çevresindeki cilt doğal olarak vücuttaki her hangi bir bölgesinde bulunan ciltten daha elastik ve gevşektir. Bu bölge bu yüzden plasmatik likid boşalmasına karşı daha zayıftır, plasmatik likid boşalması göz altı torbalarına sebep olur. Göz çevresinin sıkılığını kaybetmesi cildin yapısından kaynaklanıyor.

Göz çevresinde kırışıklık oluşumunu ertelemek için yeterli miktarda su tüketilmesi ve cildin onarım gücünü arttırmak için dengeli miktarda protein içeren besinler tüketilmesi önerilebilir. Cildin günlük temizliğinin yapılması ve göz çevresinin uygun ürünlerle nemlendirilmesinin sağlanması da ihmal edilmemelidir. Göz çevresinde kırışıklık oluşumu kaçınılmaz bir durumdur. Bu konuda dikkatli olarak ve bilinçli davranarak göz çevresinde kırışıklık oluşumunu daha geç yaşlara ertelemek mümkündür. Bunun için cildi dışarıdan da desteklemek gerekir. Kullanılan göz kreminin içeriğinde peptid olmasına özen gösterilmelidir. Bu içerik göz çevresinde oluşan kırışıklıkları onarır ve yaşlanmaya karşı cildin korunmasını sağlar. Ayrıca göz çevresinin ihtiyaç duyduğu nemi elastikiyeti sağlamak için Somon DNA Aşısı Pİ System’den de yararlanabilirsiniz. Bu sistemin göz çevresini yeniden yapılandırdığı ve yaşlanma belirtilerini azalttığı klinik olarak kanıtlanmıştır.

Somon DNA Aşısı Pİ System hakkında detaylı bilgi ve uygulamayı yapan klinikleri öğrenmek için tıklayın >> www.somondnaasisi.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünler hakkında detaylı bilgi için tıklayın >> www.renovasy.com

Peptid içerikli dermokozmetik ürünleri satın almak için tıklayın >> www.shop.optimusmedikal.com

RENOVASY 3 AL 2 ÖDE KAMPANYASI

Yoğun nem desteği sayesinde daha sağlıklı ve genç bir cildin ortaya çıkmasını sağlayan. Ayrıca sunduğu anti-aging tedavi ile cildi onarıp yeniden yapılandırılmasına katkıda bulunan Renovasy Dermokozmetik Ürünleri Kaçırılmayacak bir kampanya ile yine sizlerle!

RENOVASY 3 AL 2 ÖDE KAMPANYASI

shop.optimusmedikal.com sitesi üzerinden yapacağınız tüm alışverişlerinizde geçerlidir!

DETAYLAR İÇİN WEB SİTEMİZİ ZİYARET EDİN! >>> http://shop.optimusmedikal.com/KAMPANYA,DP-62.html

Kuru Ciltler İçin İzlenecek 4 Adım!

İnsanlar yaşlandıkça ciltlerindeki kuruluğu daha çok ortaya çıkar.Yaşlanmayla beraber daha kuru ve daha az yağlı bir cilt meydana gelir. Derinin üst tabakasının yaklaşık yüzde 10 kadarlık bir kısmını su oluşturur. Bu tabakadaki suyun azalması deride çatlama, kaşıntı ve kuruluğa neden olur. Cilt kuruluğu olan kişilerin çoğunda altta yatan bir hastalık yoktur. Cilt kuruluğu özellikle çevresel faktörler ve kişilerin alışkanlıkları dolayısıyla ortaya çıkar.

Cildin sürekli olarak nemlendirilmesi ve yapısının iyileştirilmesi gerekir. Aksi takdirde cilt kuruluğu yaşlanmayı da hızlandıran bir faktör olarak öne çıkacaktır. Cilt nemlendirilmesi ancak cildin doğru biçimde desteklenmesiyle olur. Cildin nemlendirilmesine en büyük katkıyı düzenli kullanılacak olan dermokozmetik ürünler sağlayacaktır. Ancak her dermokozmetik ürün cildin gereken düzeyde nemlenmesini sağlamaz. Bu ölçüde kullanılacak ürünlerin içeriklerine dikkat etmek gerekir. Kullanılacak ürünlerin içerikleri detaylı biçimde incelenmelidir. Temizleyicilerinizin sabun içermemesine, günlük nemlendiricilerin içeriğinde hyaluronik asit ve peptid bulunması gibi önemlidir.

Kuru ciltlerde cildin nemine kavuşmasını sağlayacak günlük bakım için 4 adım yeterli olacaktır.

  1. Adım Temizleme:

Cleansing Gel – FİYAT: 245 TL

Sabun içermez. İçeriğinde yoğun biopeptidler bulunduran bu jel, cildinizin doğal asit örtüsünü korur. Yeni hücre gelişimini harekete geçirir. Daha genç görünmenize ve daha iyi hissetmenize yardımcı olur. Bu ürünün amacı, hem bayanlarda hem de erkeklerde, yaş ile ilgili cilt değişikliklerini önlemek ve düzeltmektir.

Satın Almak İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Cleansing-Gel,PR-5.html

  1. Adım Onarım:

Rejuvenating Serum – FİYAT: 299 TL

Hücre aktivitesini yenileyen, Renovasy Rejuvenating Serum, cildin yumuşamasına ve yenilenmesine yardımcı olur. Cildi sağlıklı bir parlaklığa kavuşturur. Yüksek konsantrasyonlu bir tedavi sunan bu serum, yaşlanma belirtilerini azaltır. Hücre yenilenmesini destekler ve cilt sıkılığını artırır. Aynı zamanda cildin parlak bir görünüme kavuşmasını sağlar. Üç farklı molekül ağırlığına sahip hyalüronik asit içeriği ile cildi doldurur, sarkmaları giderir ve nemlendirir. Yoğun büyüme faktörleri ile, cilt gençliğini korur.

Satın Almak İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Rejuvenating-Serum,PR-9.html

  1. Adım Yapılandırma:

Rejuvenating Cream – FİYAT: 245 TL

Cildin görünümünü tamamen iyileştirir. Cildin genç ve yenilenmiş bir görünüm kazanmasına, sağlıklı bir parlaklığa kavuşmasına yardımcı olur. Bu kremin hızlı emilen yağsız formülü, hassas ciltler dahil tüm cilt tipleri için idealdir. Çözünebilir kollajen içeren bu gelişmiş formül, görünen yaşlanma belirtilerini azaltır ve nem kaybına karşı cildi korur.

Satın Almak İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Rejuvenating-Cream,PR-10.html

  1. Adım Derin Nemlendirme:

Anti-Aging Mask – FİYAT: 415 TL

Yaşlanmayı geciktirici maske, içerdiği büyüme faktörleri, proteinler ve antioksidanlarla cildi besler. Yoğun ve derinlemesine bir cilt nemlendirmesi sağlar. Bu ürünün amacı, yoğun nemlendirmeye ihtiyaç duyan stresli cildinizi beslemek, rahatlatmak ve onarmaktır. İnce çizgileri azaltarak cilde pürüzsüz bir görünüm kazandırır. Cilt esnekliği iyileştirir, cildin elastikiyetini artırır.

Satın Almak İçin Tıklayın >>> http://shop.optimusmedikal.com/Anti-Aging-Mask,PR-6.html

Tüm Renovasy Dermokozmetik ürünler için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com

Cilt Kuruluğu Nasıl Önlenir?

Kuru cilde neden olan çevresel etkenler; sıcak su, kimyasal maddeler, rüzgara maruz kalmak, çevre kirliliği, klima ve diğer sebepler olarak sıralanabilir. Tiroit bezinin yeterince çalışamaması, aşırı kilo kaybı ve ilerleyen yaş da kuru deriye neden olan diğer faktörlerdir.

Cilt Kuruluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Cildin matlaşması ve elastikiyetini kaybetmesi gibi sebeplerin yanı sıra cilt yüzeyinde oluşan hassasiyet artışı ve pullanma da cilt kuruluğuna işaret eder. Şiddetli kuruma sonucunda ciltte daha farklı ve gözle görülür sonuçlar da meydana gelebilir. Bu gibi durumlarda bir cilt uzmanının muayenesi gerekebilir. Şikayetin ne zaman başladığı gibi bazı sorularla doktorunuz durumu netleştirecektir. Altta yatan başka bir sağlık sorunu nedeniyle cildinizin kuruduğundan şüphelenirse, doktor bazı testler yaptırmanızı isteyebilir.

Cilt Kuruluğu Nasıl Tedavi Edilir?

Cilt kuruluğunuz dönemsel olarak ortaya çıktıysa ve herhangi bir hastalığa bağlı değilse çözüm için aşağıdaki adımları takip edebilirsiniz. Bu adımları eksiksiz uygulamanız durumunda cildiniz nemine kavuşmuş ve sağlığını geri kazanmış olacaktır.

Nemlendirici: Gün içinde düzenli olarak nemlendirici kullanmak cildi rahatlatacaktır. Bu şekilde cilt yumuşar, çatlaklar azalır. Ancak her nemlendirici cilde aynı iyileşme ve yenilenme etkisini sağlamaz. Cilt kuruluğu yaşıyorsanız temizleme ürününüz de dahil kullanacağınız tüm dermokozmetik ürünlerinizin içeriğinde peptid olmasına dikkat etmeniz gerekmektedir. Temizleyicinizin içeriğinde sabun bulunmaması da cilt kuruluğunu önleyebilmeniz için gereklidir. Cildinizi desteklediğiniz peptid içerikli krem ve serumlarınıza ek olarak cildin ihtiyacına göre h nem maskesi kullanmak da yarar sağlayacaktır. Bu ürünler cildin yapısal olarak iyileşmesine, nemini geri kazanmasına ve onarılmasına katkı sağlar. Ayrıca nemini kazanan cilt yaşlanmaya karşı daha dirençli bir yapıya sahip olur.

İlaçlar: Bazı ilaçlar ve kremler cildin aşırı kurumasına sebep olur. Kullandığınız ilaçların yan etkileriyle ilgili doktorunuzdan detaylı bilgi almayı ve cildinize zarar veren ürünleri kullanmayı bırakmak konusunda yardım almayı ihmal etmeyin.

Alışkanlıkları değiştirmek: Uzun süre sıcak su ile banyo yapmak, soğuk ve rüzgarlı havaya maruz kalmak, kapalı ortamda uzun süre klimalı ortamda kalmak gibi faktörler cilt kuruluğunu doğrudan tetikler. Cildinizin kurumasına sebep olan bu olumsuz alışkanlıkları azaltarak cilt sağlığınıza katkıda bulunabilirsiniz.

Cilt Kuruluğuna karşı onarıcı bakım sunan Renovasy ürünleri için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com/

Cilt Kuruluğu Nedenleri

Cilt kuruluğu cilt çok fazla su veya yağ kaybettiğinde hemen herkeste görülebilir. Bazı kişilerinse cildi diğerlerine göre daha kurudur veya kurumaya meyillidir.

Cilt kuruluğunun en çok rastlanan nedenlerini aşağıda sıralanabilir:

Yaş: Yaşlandıkça cildimiz de incelmeye ve kurumaya başlar. Yaşla birlikte metabolizma değişir, ciltte yağ bezleri daha az çalışır. Bu gibi nedenlerle cilt esnekliğini ve nemini yitirmeye başlar. 40’lı yaşlardan itibaren günlük olarak iyi bir nemlendirici kullanmaya başlamak gerekir. Aksi takdirde cilt kuruması şiddetlenmeye ve yaşlanmanız hızlanmaya başlayacaktır.

İklim: Çöl benzeri kuru bir iklimde yaşayanlar cilt kuruluğu sorunu ile daha çok karşılaşırlar. Sadece sıcak ve kuru iklim değil aynı zamanda soğuk ve kuru havalar da cildi kurutur. Soğuk havada cilt kuruluğu şikayeti kötüleşir. Hem kuru hava hem de iç mekanlardaki havadaki nemi daha da azaltan ısıtıcılar buna neden olur. Yaz aylarında ise klimaların benzer bir etkisi vardır. Kısaca, havadaki veya bulunduğunuz ortamdaki nem azaldıkça cilt kuruluğu şikayeti de artar.

Güneş: Güneş cildi kurutur ve güneş ışınları cildin daha alt katmanlarına ulaşarak kırışıklık ve sarkma gibi başka zararlara da neden olabilir.

Cilt hastalıkları: Çocuklukta egzama benzeri bir cilt hastalığı ile tanışmış olan kişiler yetişkinlik döneminde cilt kuruluğu problemi yaşayabilirler. Sedef hastalığı da yine cildin çok kurumasına yol açar.

Hormonal değişimler: Kadınlarda menopoz döneminde ya da tiroid hastalıklarında hormon seviyelerindeki dengesizlikler, cildin nem oranını etkileyerek cilt kuruluğuna sebep olabilir.

Kullanılan ilaçlar: İdrar söktürücü ilaçlar veya harici olarak kullanılan çeşitli kremler cilt kuruluğuna yol açabilir. Tedavi tamamlandıktan sonra ilacın kullanımı bırakıldığında, cilt de düzelecektir.

Meslek: Hemşirelerde, kuaförlerde ve diğer gün içinde cildi suyla çok fazla temas eden kişilerde cilt kuruluğu görülebilir. Ciltte sertleşme, çatlama meydana gelir.

Yüzmek: Bazı havuzlarda klor miktarı çok fazladır ve bu da yüzen kişilerin cildini kurutabilir.

Cildin ihtiyacı olan neme kavuşup kurumasını engellemek için dışardan destek alması gerekir. Özellikle mevsim geçişlerinde daha da kuruyan ciltleri dermokozmetik ürünlerle tedavi etmek mümkündür. Ancak kullanılacak ürünlerin içeriği de çok önemlidir. Peptid içerek ürünler cildin onarımını ve yeniden yapılandırılmasını sağlar. Bu sayede cilt sağlığına ve nemine kavuşur.

Cilt Kuruluğuna karşı onarıcı bakım sunan Renovasy ürünleri için tıklayın >> http://shop.optimusmedikal.com/