Aylar: Aralık 2014

Cildin Elastikiyet Kaybına Dikkat!

Yüzü olduğundan daha yaşlı gösteren cilt sarkmalarının temel nedeni ciltteki elastikiyet kaybıdır!

Yaşlanma belirtileri herkeste farklı bölgelerden farklı şikâyetlerden başlayabilir. En çok sıkıntı duyulan noktalar mimik kırışıklıklarıdır. Bu sorun, göz çevresinde, kaş arasında, alında daha sık görülür. Bunun dışında yüzdeki sarkmalar, elâstikiyet kayıpları, yüz ovalliğinin kaybolması ve boyun bölgesindeki kırışıklık en sık karşılan yaşlanma belirtileridir…

Hangi sebeplerle oluşur?

Cildin sarkması bir çok faktörle oluşur. Cilt yaşlandıkça, yalnız aradaki dolgu malzemesi değil, cildi bir arada tutan iskelet sistemi de yaşlanır. Cildin iskeletini oluşturan lifler kollajen ve elastin isimli moleküllerdir. Bunlar cildinizi bir ağ gibi sarıp sarmalayan ona sıkılık, esneklik, uyum kabiliyeti ve sağlamlık sağlayan başlıca desteklerdir. Yaşlandıkça kollajeni ve elastini üreten hücreler de yaşlanır.

Cildin iskelet sisteminde önemli değişimler ortaya çıkar. Özellikle elastin lifleri orta yaşlara doğru hızla bozulmakta, kalınlaşıp kıvrılmakta, sertleşip dağınık ve parçalı bir yapıya dönüşmektedir. Kadınlarda menopozdan sonra hormonal değişimlerin de etkisiyle cilt daha fazla sarkmaktadır. Derinin altındaki yağ dokusunda hücre sayısının azalması, yerçekimi de gevşek dokunun kolay sarkmasına neden olur.

Makyajla da gizlenemiyor


Sarkmalar cildi olduğundan yaşlı gösteriyor. Çünkü yüz ovalliğinin kaybolması, deride gevşeklik (elâstikiyet kaybı) gibi deformasyonlar ortaya çıkar. Makyajla kamufle edilemeyen bu durum ciddi yaşlanma problemi olarak karşımıza çıkar.

Sarkma aslında derinin birçok bölgesinde hissedilir.

Sarkmanın sonucu olarak;

– Kaşlar düşer, (alının sarkması sonucu kaşlar göz kapaklarının üzerine doğru düşer.)

– Üst göz kapağı düşüklüğü meydana gelebilir.

– Alt göz kapağının sarkması kapak altındaki mukozanın görünmesine neden olur.

– Burnun kenarındaki belirgin oluk nedeniyle yorgun bakış vardır.

– Gıdık oluşması (çene çizgisinin ortadan kalkması.)

– Uzamış kulaklar, burun ucunun sarkması.

– Üst dudağın incelmesi gibi yüz ifadesinde çok ciddi değişiklikler meydana gelebilir. Ancak yüz ovalliğinin kaybolması ve boyundaki sarkmalar daha erken ortaya çıkan belirtilerdir.

Aslında bunu anlamak çok zor değildir. Gergin ve sağlam bir cilt dokusunu elinizle çekip geri bıraktığınızda esneme yeteneğinden dolayı hemen eski haline gelecektir. Sarkmaya başlamış cilt dokusunun eski hâline gelmesi daha geç olur. Zaman içinde daha ileri aşamalarda da yüz ovalliğinin kaybolmaya başladığını hissederiz.

Nelere dikkat edilmeli?

Stres, sigara, alkol kullanımı, uyku düzensizliği ve  ultraviyole gibi cildimize son derece zararlı olan ajanlardan uzak durulmalıdır. Elastin liflerindeki doğal yaşlanmayı güneş ışınlan daha da hızlandırır. Aynı değişimler kollajen liflerinde de görülür. Yaşlandıkça bu lifler de kalınlaşacak, bükülmeler, yığılmalar gibi bozuşmalara uğrar. Beslenme de bu konuda önem taşıyan bir diğer etkendir. Bol su içmeli, gerekli vitamin ve antioksidan desteğini alınmalıdır.
Tabii cildi içten desteklediğimiz gibi dıştan da desteklemeliyiz.

İşte Ciltteki Elastikiyet Kaybına Karşı Önlemler

Estetik dermatolojide kliniklerde profesyonel olarak, elastikiyet kaybına karşı birçok işlem yapılıyor. Ancak Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi ve Somon DNA Aşısı son dönemlerde yapılan en etkili ve en popüler uygulamalardan.

Cildinizin elastikiyet kaybı şiddetli ise Somon DNA Aşısı ve Cilt Onarım sistemini kombine olarak uygulatmak daha etkin bir sonuç almanızı sağlayacaktır.

Somon DNA Aşısı cildin yapısını kuvvetlendirerek cilt yaşlanmasını yavaşlatır. Elastin ve kollajen sentezlenmesini sağlar, fibroblastların tirofizmini artırır böylece cildin sıkılığını ve sağlamlığını artırarak ciltte gerginlik ve lifting yaratır. Somon DNA Aşısında tedavi seansını cilt ihtiyacına göre hekim belirler. Ancak önerilen 4 seanstır. Genç ve olgun ciltler için farklı protokoller sunan bu uygulama, deri altına enjeksiyon yöntemiyle yapılır.

Ancak çok daha belirgin ve ciddi sarkmalarda estetik cerrahi işlemlere de başvurmak gerekebilir.

Etken maddeler içeren biyodinamik cilt onarım sistemi de cilt esnekliği sağlar, lifting etkilisi ile sarkma karşıtı bir cilt onarımı sunar. Bu sistem ise topikal yani cilt yüzeyinde yapılır. Cilt ihtiyacına yönelik hazırlanan karışım yüze sürülür ve yarım saat sonra peel off şeklinde ciltten çıkarılır. Tedavi yine hekimin cilt ihtiyacına göre belirleyeceği seanslarla tekrar eder. Cilt elastikiyeti için sunulan protokolün önerilen seans tekrarı ise 4’tür.

Renovasy Biyodinamik Cilt Onarım Sistemi ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın >> http://renovasy.com/urunler/biyodinamik-cilt-onarim-sistemi-bio-cos/biyodinamik-cilt-onarim-sistemi-bio-cos-nedir/

Somon DNA Aşısı Pi System ile ilgili detaylı bilgi için tıklayın >>> www.somondnaasisi.com

Sorularınız için bize ulaşın > info@optimusmedical.com

Reklamlar

Kırışık ve Mat Cildin İlacı

Gençliğin Mimarı

Derin çizgiler ve yaşlılık izleriyle savaşan güçlü bir silahınız var.

Güçlü formülü sayesinde Extreme Impact Cream, gergin, sıkı, canlı ve aydınlık bir cilt ortaya çıkarır.

20 FARKLI AKTİF MADDE İÇEREN EXTREME IMPACT CREAM:

* Stresli cildi güçlendirir, onarır, rahatlatır.

* Cildin derinlemesine nemlendirilmesini sağlar.

* Dermal cilt rejuvenasyonu ve rejenerasyonu sağlar.

* Sağlıklı ve genç cilt elde etmek için optimum hücresel beslenme sağlar.

* Zengin bitki ekstreleri sayesinde cildi besler.

* Cildi gerginleştirir, sıkılaştırır.

* Cildin elastikiyetini artırır.

* Güçlü anti-aging etkisi ise cildi pürüzsüzleştirir, ince kırışıklıkları açar ve kırışıklık oluşumunu engeller.

* Büyümüş gözenekler ve düzensiz cilt tonu gibi olumsuzlukları engeller.

* Cilt kızarıklığı ve matlığına karşı onarıcıdır.

Ürün ile ilgili detaylı bilgi için; www.renovasy.com

Ürünü satın almak için; bit.ly/1wzLFu5

Yaşlanma Karşıtı Yepyeni bir Teknoloji

Zamanın tüm olumsuzluklarına karşı elinizde güçlü bir silahınız olsun istemez misiniz?

20 Ana Element içeren NANO Teknoloji ile üretilmiş Extreme Impact Cream ile bu mümkün!

www.renovasy.com

Yaşlanma Karşıtı Ürünlerin Doğru Kullanımı

Kaçınılmaz olan yaşlanma süreci her bireye göre farklılık gösterir. Genleriniz, çevresel koşullar, yaşama tarzımız ve hatta yeme alışkanlığınızın bile bu süreci etkiler. Yaşlanmayı geciktirmek ve yaş aldıkça güzelleşmek ise aslında elimizde.

İlk kışıklıklıklar ve ince çizgiler görülmeye başlamadan önce anti-aging yani yaşlanma karşıtı ürünlerin kullanımı çok önemlidir. Genellikle yapılan en büyük yanlış ciltte değişim görülmeden bu ürünlerin kullanımına başlanmamasıdır. Tedbir alıp bu etkiler görülmeden ürünleri kullanmaya başladığınız takdirde yaşlanma sürecini yavaşlatmış ve cildi kuvvetlendirmiş olursunuz.

Doğru ürünleri doğru zamanda kullanmak cilt yaşlanmasının önüne geçer ve cilt yaşınızı geriye çeker. Aynı zamanda cildin zamanla daha da parlak ve canlı görünmesine, sağlığına kavuşmasına katkı sağlar.

Yaşlanma karşıtı ürünleri düzenli kullanmak gerekir. Bu ürünler düzenli kullanılmadığı sürece beklenen etkiyi göstermez. Disiplinli ve düzenli kullanım sayesinde cildinizdeki gelişmeyi kısa sürede fark etmeniz ise mümkündür. Cildin gelişmesiyle ve sağlıklı bir yapıya bürünmesiyle birlikte kremlerin kullanımını ihmal etmek, cildin yeniden bozulmasına neden olabilir.

Cilt esnekliğini korumak ve genç görünümünü devam ettirebilmek için bu ürünlerin en az 30 gün boyunca kullanımı gerekir. Cilt yapısına bağlı değişkenlik göstersede ciltteki farklar bu süreçte gözlemlenebilir. Kullanım talimatı da ürün etkinliğini artıran bir durumdur. Anti-aging etkili kremlerde son teknolojinin işaret ettiği en önemli içerik büyüme faktörleridir. Büyüme faktörü içeren kremlerin düzenli kullanımı cildin esnekliğini artırmasına, canlı ve sağlıklı görünmesine ve içten verilen destek sayesinde onarılıp güçlenmesine katkı sağlar.

İnce çizgi, kırışıklık, matlık ve geniş gözenek gibi sorunların giderilmesi bu sayede mümkün olur.

www.renovasy.com

ANTI-AGING ETKİNLİĞİ

Esnekliğini ve bütünlüğünü koruyan cildin sırrı nemdir.

Sağlıklı cilt, deri üzerinden gerçekleşen su kaybını dengeler.

Hem içsel hem de dışsal sebeplere bağlı olarak yaşlanma süreci başladığında ise cildimizdeki su miktarı azalır ve cilt nemini kaybeder. Cilt nemsiz kaldığında dayanıklılığı azalır ve çok çabuk yıpranır. Böylece ciltte ince çizgiler ve kırışıklıklar oluşur, yaşlanma süreci hızlanır.

Cildin sağlıklı ve genç kalabilmesi için, besleyici, onarıcı ve koruyucu özelliği bulunan dermokozmetik ürünlerle desteklenmesi gerekir. Cildinizdeki kırışıklıkları engellemek ve cildimizi zamana karşı daha dayanıklı bir yapıya hazırlamak için Renovasy dermokozmetik ürünleri deneyin.

Ayrıntılı bilgi için; www.renovasy.com

Yaşlanmaya Karşı Dermokozmetik

Hayatın dönüm noktalarından biri olan otuzlu yaşlarda; akıp giden yılların izleri de yüzümüzde belirmeye başlar Bu durumda panik yapmak yerine, bazı önlemler alarak ve doğru bakım yöntemleri uygulayarak, yaşlılık izlerine dur diyebilirsiniz!

Yaşlanmayı geciktirmek için anti-aging ürünlere başlayın, antioksidan içerikli kremler kullanın. Hem ruhsal hem de fiziksel açıdan önemli bir dönüm noktası olan otuzlu yaşlarda düzenli dermokozmetik ürün kullanımına başlayın.

RUHU DA ETKİLER CİLDİ DE: Hayatın sorumlulukları bu yaşlarda artar; yoğun iş temposu, evlilik düzeni ve çocuk yetiştirme arasındaki dengeyi düzene koymak için zorlu bir mücadele verilir. Dönüm noktasının olduğu otuzlu yaşlarda yaşlanma belirtileri de görülmeye başlar. Ciltte bir takım değişiklikler gözlenir. Ancak alınacak önlemlerle yaşlanma süreci geciktirilip,  kişinin kendisini daha iyi hissetmesi sağlanabilir.

Ergenlik dönemi boyunca devam eden yoğun yağlanma ve akne sorunu ilerleyen yıllarda azalmaya başlar, cildin yağ salgısı ve nem salgısında azalma görülür. Bu da otuzlu yaşlarda, kişilerin daha az yağlı ve daha nemsiz bir cilde sahip olmasına neden olur.

ERGENLİKTE GÜNEŞ OLGUNLUKTA LEKE DEMEK!

CİLT LEKELERİ KENDİNİ GÖSTERİR: Ergenlik döneminde bilinçsizce yoğun güneşe maruz kalınması bu yaşlarda ciltte etkisini göstermeye başlar. Kılcal damar genişlemeleri, cilt lekeleri belirmeye başlar. Ergenlik döneminde solaryuma girenlerde bu sorunlar daha belirgindir. Yaşa bağlı olarak ciltte kollajen ve elastin salgısında azalma başlar ki kırışıkların başlamasının ana nedeni bu maddelerin azalmasıdır.

DOĞRU ÜRÜNLERİ SEÇİN: Otuzlu yaşlara merhaba diyenler, öncelikle kullanmış oldukları günlük bakım ürünlerine dikkat etmelidirler. Cilt yapısına uygun olan bir temizleyiciyle cilt temizlendikten sonra, arkasından anti-aging formüle sahip dermokozmetik ürünler kullanılmalıdır.

KREMİNİZ KORUYUCU OLSUN: Kullanılacak olan dermokozmetik ürünün, içerdiği aktif maddeler önemlidir. Cildinizi besleyen ve onaran bir ürün kullanmak, hem cildin kısa sürede sağlığına kavuşmasına hem de yaşlanma etkilerine karşı direnç kazanmasına yardımcı olacaktır.

Ürünlerin özellikle dermokozmetik olmasına dikkat edilmelidir. Dermotolojik testlerden geçmiş, alerji riski bulunmayan ve paraben renklendirici ve koruyucu madde gibi cilde zararlı unsurlar içermeyen ürünlerin kullanımına özen gösterilmelidir.

Son dönemde anti-aging teknolojide öne çıkan en büyük yenilik olan büyüme faktörü yani biopeptid içermesine de dikkat edilmesi önerilir. Büyüme faktörleri ciltte yaşlanmaya bağlı azalan ve cildin yapıtaşı olan maddelerin yeniden üretilmesine yardımcı olur. Yeni hücre oluşumunu tetikleyen biopeptidler sayesinde cilt yenilenmesi sağlanır.

Bunun yanı sıra kullandığınız ürünün içerdiği aktif maddelerin anti-aging tedavisinde kanıtlanmış maddeler barındırması gerekir. Cildin nem dengesinin sağlanmasının yanı sıra onarılmaya ve korunmaya da ihtiyacı vardır.

Aktif maddeli ve biopeptidli dermokozmetik ürünlerini düzenli kullandığınızda cildinizin sıkılaştığını ince çizgilerden arındığını ve tüm olumsuz etkilere karşı direnç kazandığını farkedeceksiniz.

YAŞLANMAMAK İÇİN YAŞAM TARZINIZI DEĞİŞTİRİN!

Beslenmenize özen gösterin. 
Günde en az altı saat uyuyun. 
Su içilmesine önem verin; su, cildin nemlenmesi açısından faydalıdır. Sigara, cildin yaşlanmasını hızlandırır. Derinin oksijen temasını engelleyerek, yaşlanmayı hızlandırır. 
Sebze ve meyve tüketimine önem verin. Bunların içeriklerinde bulunan antioksidanların cildimiz içinde olumlu etkileri bulunmaktadır. Güneşten kaçınmak, yaşlanmanın geciktirilmesi açısından çok önemlidir; düzenli olarak güneş koruyucu kullanın.

www.renovasy.com

Anti-aging Mask i

Kış aylarında yıpranan ve kuruyan stresli cildinizi Anti-aging Mask ile besleyip rahatlatabilirsiniz.

Anti-Aging Mask:
– İçerdiği büyüme faktörleri, proteinler ve anti oksidanlar sayesinde cildin derinlemesine nemlenmesini ve onarılmasını sağlar.
– Cilde pürüzsüz bir görünüm kazandırır.
– Cilt esnekliğini artırır ve ince çizgilerin azaltır.

Ürün hakkında detaylı bilgi almak için > http://bit.ly/1G6PPOk

www.renovasy.com

Cilt Kuruluğunu Önlemek İçin İpuçları

Sıcak su kullanmayın: Banyo yaparken ılık suyu tercih edin. Sıcak su, cilde nemini veren cildin doğal yağlarını daha çabuk azaltır.

Kozmetik ürünlerine dikkat: Sabunlar ve alkol içeren hijyen ürünleri cildi kurutabilir. Daha çok parfümsüz, alkolsüz ve nemlendiricili ürünlere yönelmelisiniz. Hijyen bakımından oldukça rağbet gören antibakteriyel sabunlar da cildi kurutan ürünlerdir. Sabun yerine büyüme faktörlü yıkama jellerini tercih edin.

Duşta uzun kalmayın: Eğer her gün duş alıyorsanız, duşta kaldığınız süreyi 10 dakika ile sınırlamaya çalışın. Daha fazlası cildin susuz kalmasına yol açabilir. Cilt kuruluğu sorunu olanlar günde bir kereden fazla duş almasa daha iyi olur.

Nem cihazı kullanın: Evinizdeki havayı nemli tutmanız cildinizin kurumasını da önleyecektir.

Soğuk havaya dikkat: Soğuk ve kuru havalar cilt kuruluğu şikayetinin başlıca nedenleri arasındadır. Soğuk havada ellerinizi ve yüzünüzü örtmeye özen gösterin. Bu şekilde dudak ve el çatlamalarının önüne geçebilirsiniz.

Yüzünüze özen gösterin: Eğer cildiniz çok kuruysa mutlaka hyaluronik asit içeren nemlendiriciler tercih edin. Haftada bir yoğun nemlendirme için nem maskesi yapmayı da ihmal etmeyin.

Susuz kalmayın: Alkol alımı ya da fazla terleme gibi nedenlerden dolayı vücut su kaybettiğinde, mutlaka bol bol su içilerek vücudun susuz kalması engellenmelidir. Bunun dışında gündelik hayatta da yeteri kadar su içmeye özen gösterilmelidir.

Giysilerinize dikkat edin: Cildin nefes almasını sağlayacak pamuklu, ipekli kumaşlar cildin tahriş olmasını, kurumasını önler. Giysiden söz açılmışken kullandığınız deterjanın da boya veya parfüm içermemesi önerilir. Bu tür ürünler yine cildi tahriş edebilir.

Cilt Kuruluğunun Nedenleri

Hemen her yaşta ve herkeste cilt kuruluğu problemi görülebilir. Çoğu kez nemlendirici kullanmak kuruluk sorununu çözse de bazı durumlarda bu geçici bir çözüm olarak kalır ve cildin kuruma sorunu devam eder. Cilt kuruluğu aşırı diyebileceğimiz bir boyuta vardığında  ise bu kuruluk, egzama (dermatit) denilen diğer bir cilt problemine işaret ediyor olabilir. Kuru cilt ayrıca diyabet, tiroid sorunları veya kötü beslenme gibi başka problemlerle de ilişkili olabilir. Cildin kuruması ciddi bir boyutta ise mutlaka doktora görünmek gerekmektedir.

Egzama, ciltte iltihap oluştuğu anlamına gelir ve kaşıntı ile birlikte ciltte pullanma gibi belirtilere yol açar. Tedavi edilmediği sürece egzama giderek kötüleşecektir. Cilt kuruluğu probleminiz varsa cildiniz sertleşir, ayrıca ciltte pul pul olma, soyulma, ağrı, kaşınma, çatlama veya gri, kül rengi bir görünüm alma gibi belirtiler görülebilir. Kuru cilt çatladığında mikroplar da kolayca deriden içeri sızar. Bir kez cilde girdikten sonra bu mikroplar enfeksiyona yol açabilir. Cildinizde ağrı yapan kızarıklıklar oluşmuşsa bu bir enfeksiyon habercisi olabilir.

Cilt Kuruluğu Nedenleri

Cilt kuruluğu cilt çok fazla su veya yağ kaybettiğinde hemen herkeste görülebilir. Bazı kişilerinse cildi diğerlerine göre daha kurudur veya kurumaya meyillidir. Cilt kuruluğunun en çok rastlanan nedenleri;

Yaş: Yaşlandıkça cildimiz de incelmeye ve kurumaya başlar. Yaşla birlikte metabolizma değişir, ciltte yağ bezleri daha az çalışır. Bu gibi nedenlerle cilt esnekliğini ve nemini yitirmeye başlar. 40’lı yaşlardan itibaren günlük olarak iyi bir nemlendirici kullanmaya başlamak gerekir.

İklim: Kuru bir iklimde yaşayanlar cilt kuruluğu sorunu ile daha çok karşılaşırlar. Sadece sıcak ve kuru iklim değil aynı zamanda soğuk ve kuru havalar da cildi kurutur. Soğuk havada cilt kuruluğu şikayeti kötüleşir. Hem kuru hava hem de iç mekanlardaki havadaki nemi daha da azaltan ısıtıcılar buna neden olur. Yaz aylarında ise klimaların benzer bir etkisi vardır. Kısaca, havadaki veya bulunduğunuz ortamdaki nem azaldıkça cilt kuruluğu şikayeti de artar.

Güneş: Güneş cildi kurutur ve güneş ışınları cildin daha alt katmanlarına ulaşarak kırışıklık ve sarkma gibi başka zararlara da neden olabilir.

Cilt hastalıkları: Çocuklukta egzama benzeri bir cilt hastalığı ile tanışmış olan kişiler yetişkinlik döneminde cilt kuruluğu problemi yaşayabilirler. Sedef hastalığı da yine cildin çok kurumasına yol açar.

Hormonal değişimler: Kadınlarda menopoz döneminde ya da tiroid hastalıklarında hormon seviyelerindeki dengesizlikler, cildin nem oranını etkileyerek cilt kuruluğuna sebep olabilir.

Kullanılan ilaçlar: İdrar söktürücü ilaçlar veya harici olarak kullanılan çeşitli kremler cilt kuruluğuna yol açabilir. Tedavi tamamlandıktan sonra ilacın kullanımı bırakıldığında, cilt de düzelecektir.

Meslek: Hemşirelerde, kuaförlerde ve diğer gün içinde cildi suyla çok fazla temas eden kişilerde cilt kuruluğu görülebilir. Ciltte sertleşme, çatlama meydana gelir.

Yüzmek: Bazı havuzlarda klor miktarı çok fazladır ve bu da yüzen kişilerin cildini kurutabilir.

Cilt Kuruluğu Nasıl Teşhis Edilir?

Cildinizdeki kuruluğun bir cilt hastalığı habercisi olup olmadığını anlamak için bir cilt uzmanının muayenesi gerekir. Şikayetin ne zaman başladığı gibi bazı sorularla doktorunuz durumu netleştirecektir. Altta yatan başka bir sağlık sorunu nedeniyle cildinizin kuruduğundan şüphelenirse, doktor bazı testler yaptırmanızı isteyebilir.

Cildinizin kuruluğundan şikayetçiyseniz sorunun çözümü için uzmanlarımıza danışabilirsiniz.info@optimusmedikal.com